MURAT DAĞI’NDA HALK MADEN YAĞMASINA KARŞI SOKAĞA ÇIKTI: “TOPRAĞIMIZI, SUYUMUZU, GELECEĞİMİZİ VERMEYECEĞİZ!”

Uşak’ın Murat Dağı çevresinde bulunan 6 köyün halkı, maden şirketlerinin bölgedeki faaliyetlerine ve yeni ruhsatlandırma girişimlerine karşı Dağdemirler Köyü yakınlarında bir araya geldi. Köylüler, tarım ve hayvancılık alanlarının, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının maden faaliyetlerine açılmasına tepki gösterdi.

UŞAK – Murat Dağı çevresinde yaşayan 6 köyün halkı, bölgede yürütülen ve planlanan madencilik faaliyetlerine karşı kitlesel bir protesto gerçekleştirdi.

Dağdemirler Köyü yakınlarında bir araya gelen köylüler, maden şirketlerinin bölgedeki yaşam alanları üzerindeki faaliyetlerine tepki göstererek topraklarını, su kaynaklarını ve geçim alanlarını savunacaklarını belirtti.

Eylemde yapılan konuşmalarda, madencilik faaliyetlerinin Murat Dağı’nın doğal yapısı, su kaynakları, tarım ve hayvancılık üzerinde yaratabileceği risklere dikkat çekildi. Köylüler, bölgede bulunan arazilerin maden şirketlerine açılmasına karşı olduklarını ifade etti.

“Atamızın, dedemizin toprağını bırakıp nereye gideriz?”

Protestoda köylüler, topraklarının çeşitli gerekçelerle ellerinden alınmak istenmesine tepki gösterdi.

Köylüler, “Atamızın, dedemizin toprağını bırakıp nereye gideriz?” diyerek yaşadıkları topraklardan koparılmak istemediklerini dile getirdi.

Eylemciler, yüksek bedeller karşılığında arazi satın alma girişimlerinin de bölgedeki köylülerin topraklarından uzaklaştırılmasının önünü açabileceğini savundu.

“Mesele yalnızca doğayı korumak değil”

Eylemde yapılan değerlendirmelerde, Murat Dağı’nda yaşananların yalnızca bir çevre sorunu olarak ele alınamayacağı vurgulandı.

Köylüler ve eyleme destek verenler, maden faaliyetlerinin toprağın ve suyun kullanımını doğrudan etkilediğini, tarım ve hayvancılıkla geçinen halkın yaşam koşullarını tehdit ettiğini belirtti.

Maden şirketlerinin kâr amacıyla hareket ettiği ifade edilen açıklamalarda, doğal varlıkların sermayenin kullanımına açılmasına karşı halkın örgütlü mücadelesinin önemine dikkat çekildi.

“Su, toprak ve hava halkındır”

Protestoda Murat Dağı’nın bölge açısından taşıdığı su ve tarım kaynaklarının korunması gerektiği vurgulandı.

Eylemciler, maden faaliyetlerinin su kaynakları ve tarım alanları üzerinde yaratabileceği olası etkilerin halk açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, karar süreçlerinde bölge halkının iradesinin dikkate alınmasını istedi.

Yapılan konuşmalarda, “Su, toprak ve hava halkındır” vurgusu öne çıktı.

Eylemciler: “Yaşam alanlarımızı savunacağız”

Eylemde, maden şirketlerinin faaliyetlerine karşı mücadelenin yalnızca hukuki süreçlerle sınırlı kalmaması, halkın örgütlü ve fiili mücadelesinin büyütülmesi gerektiği savunuldu.

Eylemciler tarafından yapılan değerlendirmelerde, Murat Dağı’ndaki mücadelenin toprağını, suyunu ve yaşam alanlarını savunan köylülerin mücadelesi olduğu belirtildi. Madencilik faaliyetlerinin yarattığı tehdide karşı halkın birlikte hareket etmesi çağrısı yapıldı.

Eylemciler, bölgedeki maden ruhsatlandırma ve faaliyet süreçlerinin durdurulmasını, tarım ve hayvancılık alanlarının korunmasını ve su kaynaklarının güvence altına alınmasını talep etti.

Murat Dağı çevresindeki köylüler, mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek eylemi “Toprağımızı, suyumuzu ve geleceğimizi vermeyeceğiz!” sloganıyla sonlandırdı.