53 Alevi aydının Öcalan’ın “Yavuz Sultan Selim – İdris-i Bitlisi’ ittifakı”nı bugün için örnek vermesini eleştiren açıklaması, işbirlikçi Kürt milliyetçi çevreleri rahatsız etti.
İşbirlikçi Kürt milliyetçi çevrenin her zaman yaptığı gibi, eleştiriye hakaretle, saldırıyla cevap verdiler.
DEM Parti eş genel başkanı Tuncer Bakırhan, açıklamaya dair yaptığı açıklamada,
açıklamaya imza atan alevi milletvekillerini hedef alarak “Sokaktan alıp getirip milletvekili yaptığımız isimler, hangi aydın kimliği var bilmiyorum” dedi.
DEM Parti’nin “Öcalan’ın bu bağlamda bir değerlendirmesi bulunmamaktadır” dediği ve “Alevilerin sürecin karşısında gösterilmeye çalışılması kabul edilemez” ifadeleriyle rahatsızlığını dile getirdiği açıklamanın ardından partinin eş genel başkanı Tuncer Bakırhan da konuk olduğu bir televizyon programında bildirgeye imza atanları yerden yere vurdu.
“Sokaktan alıp getirip milletvekili yaptığımız isimler hangi aydın kimliği var bilmiyorum” diyen Bakırhan, “Kürt Hareketi’ni ve Sayın Öcalan’ı eleştirmek ‘aydın’ olmaksa valla kusura bakma o dündü” ifadelerini kullandı.
Bakırhan, bir televizyon kanalında, Alevi aydınların açıklamasına karşı şunları söyledi:
“İçinde temiz, çok dürüst, tanıdığım bazı aydın arkadaşlarımız da var. Bir de sokaktan alıp getirip milletvekili yaptığımız, hangi aydın kimliği var onu da bilmiyorum. Yani Kürt Hareketi’ni eleştirmek, Öcalan’ı eleştirmek, tırnak içerisinde aydın olmaksa bana kusura bakmayın o dündü. Bugün artık onun alıcısı yok.
İdris-i Bitlis tarihte birisidir. İyiliklerini, kötülüklerini ortadadır. Yavuz Selim de Osmanlı’nın bir sultanıdır, padişahıdır. Yani ikisinin aynı kelime içerisinde geçiyor olması ve Alevi karşıtı bir şey yorumlamayı da ben birbirine bağını kuramıyorum. Velhasılı bunu eleştiriyorum.

BAKIRHAN’IN GERİ ADIMI!
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın Alevi aydınların açıklamasına yönelik aşağılayıcı sözleri, bir çok kesimde tepkiyle karşılandı.
Bu tepkiler üzerine Bakırhan geri adım atıp hakaret ve aşağılamasını düzeltmeye çalıştı. Bakırhan düzeltmesinde şöyle demiş:
“Kendimi ifade ederken maksadımı tam karşılamayan bir ifade kullandım. ‘Sokaktan getirdiklerimiz’ derken de kimseyi siyasetin dışında, aşağıda ya da bizim dışımızda bir yerde tarif etmiyorum. … ‘sokaktan getirmek’ bir yerden alıp bir yere koymak değil, siyasette alan açmak anlamındaydı. Söylemek istediğim buydu; kullandığım ifade bunu tam karşılamadı”.
GHA YORUM:
Tabii Bakırkan “oportünist” bir manevrayla, o anlamda değil, bu bağlamda söyledim deyip işin içinden çıkıyor. Ama aslında işbirlikçi Kürt milliyetçi hareketin klasik mantığını dile getirmiştir ilk sözlerinde.
Onlar ittifak yaptıkları her siyaseti, gazetelerine yazar diye getirdikleri her aydını, milletvekili yaptıkları her kişiyi, hep “lütfen” yapmışlardır ve kendilerine tabii oldukları sürece onların bir değeri vardır.
Partide, kürt milliyetçilerinin basın yayın organlarında bunun yüzlerce örneği vardır. Eleştirdikleri an, kapı önüne konulurlar. Kürt milliyetçi hareket için “İTTİFAK” diye, “MÜTTEFİK” diye bir şey yoktur. Sadece KULLANMA vardır.