Vurulan ABD Üsleri… Emperyalizmin Gücünün “Kadri Mutlak” Olmadığının Resmidir..

Üslende görevli ABD askerleri tarafından sızdırılan resimler, Orta Doğu’da vurulan ABD üslerindeki tahribat ve yıkımı çok net olarak ortaya koyuyor.
Fakat hurda haline gelen uçaklardan, yerle bir olmuş binalardan daha önemli olan, emperyalizmin gücünün “kadri mutlak” olmadığının yeniden görülmesidir.

CBS News tarafından yayınlanan fotoğraflar, İran’ın füze ve dron saldırıları sonucunda ABD üslerinin ne hale geldiğini gösteriyor.
ABD başından beri, üslere darbeler vuran bir saldırıları “önemsiz, hedefine ulaşmayan saldırılar” olarak gösterme çabasında.
Ancak resimler öyle demiyor.

ABD üslerine yönelik saldırılarla ilgili açıklamalarda bulunan bir ABD askerinin şöyle dediği aktarılıyor: “Bu, üslerimizde meydana gelen ve Amerikan kamuoyuna aktarılmayan büyük çaplı bir hasar. Gözlerimiz kapalı şekilde durup yüzümüze yumruk yemeyi bekliyoruz”.

Hurdaya dönmüş uçaklar, işlevini kaybetmiş radar üsleri, durdurulamayan füzeler ve dronlar, 2000’lerde daha da revaçta hale gelen “ABD hakimdir, biat etmek gerekir”, “ABD’siz çözüm olmaz” teorilerinin de iflasıdır.
Halkların gücünden daha büyük bir güç yoktur.
Dünya halkları bunu en somut, en görkemli biçimde Vietnam’da gördü. Önce Fransız emperyalizminin, sonra ABD emperyalizminin yüzbinlerce asker yığmalarına, uçaklardan gemilere tüm askeri güçlerini bölgeye yığmalarına rağmen, Vietnam halkının kurtuluş savaşını bitiremedi ve defolup gitmek zorunda kaldı.

“Yanki Go Home!” sloganı bugün de geçerlidir ve asla baş bir söz değildir; gerçekleşebilir olma özelliğini korumaktadır.
Bağımsızlık hala geçerlidir ve gerçekleşebilir olma özelliğini korumaktadır.
Esasında bugün gözlerimiz önündeki dünya tablosu, “Küreselleşme” savunucularının “dünya artık global bir köydür”, “artık ülkelerin içişleri diye bir şey yoktur!”, “bağımsızlık savaşlarının modası geçmiş, devrimler dönemi kapanmıştır” teorilerinin iflasından başka bir şey değildir.
Emperyalizm saldırıyor, halklar direniyor.
Emperyalizmin gücü kadri mutlak değildir; emperyalizmin Irak, Libya, Suriye gibi ülkelerde elde ettiği “başarılar”, emperyalizmin gücünün değil, bu ülkelerin halk ve ülke direnişini örgütlemekteki yetersizliklerinin sonucudur.
Emperyalizm, Irak’ı işgal etmesine rağmen, yıllarda içerideki direnişi yokedememiştir. Suriye’ye ilk saldırısında sonuç alamamıştır. Afganistan’dan kuyruğunu bacaklarının arasına kıstırıp çıkmak zorunda kalmıştır. İran’ da savaşı sürdürmeye bile cesaret edememiştir.

Resimlerin bir kısmı, ABD Kara Kuvvetleri’ne bağlı askerler, zırhlı araçlar ve uçaklar için önemli bir konuşlanma alanı olan Kuveyt’teki Camp Buehring’de de çekilmiş.
Savunma Bakanlığı hazırladığı raporda İran saldırılarında 3,7 milyar dolarlık ekipman kaybı bildirmiş. Raporda, ekipman kayıplarının arasında yaklaşık 60 uçağın da bulunduğu belirtiliyor.
Raporda müfettişlik, ABD Merkez Komutanlığı’nın Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün’deki ABD üslerine İran tarafından saldırılar düzenlendiğini bildirdiği aktarılıyor.

Emperyalizm yenilecek.
Kesin ve mutlak olan bu.
Buna bir tarih biçemeyiz. Bunu dünya devrimcilerinin, ulusal ve sosyal kurtuluş hareketlerinin önderliği ve halkların direniş ve savaş gücü belirleyecek. Ama kesin olan, dünya halkları yeniden emperyalizme karşı zaferler kazanacak.
Tüm dünya halkları, bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm hedefiyle, emperyalizme karşı birleşip savaştığında, savaş ne kadar zor ve uzun olursa olsun, kazanılacağı kesindir.