UMUDUN SİMGESİ YILDIZ

Sarı yıldızım, seni alnımda taşırım
En sağır kulaklara adını fısıldarım
Göklerde dalgalanacağın günler gelecek
Adın andımda, yüreğime kazıdım
Kahramanlardan bana mirastır yıldızım
Adını hücremde duvarıma kazıdım
Umudun rengiyle yan yana gelince
Yolumu kaybetmem pusulamdır yıldızım
Halkımın bağrına basıp gururla göğsünde taşıyacağı
Yarasına merhem, derdine çare olacağı
Düşmana öfkemin, halkıma sevgimin nişanı
Karanlığa meşale benim sarı yıldızım

Yıldızın kelime anlamı “geceleri gökte çıplak gözle ışıklı bir nokta olarak görülen gök cismi”dir. Bir noktasından çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı vardır, köşelidir.

Evrensel olarak BİRLİK ve SONSUZLUK anlamına gelir.

Yıldızlar gecenin kör karanlığında parıldar. Karanlığı aydınlatan, mutlak geleceği simgeleyen ışıktır yıldız. Mutlak gelecek; yani tarihsel ve siyasal olarak mutlaka gelecek olanın simgesidir.

Sosyalistler bu yüzden sarı yıldızı bir sembol haline getirmişlerdir. Çünkü gelecek sosyalizmdir. Emperyalizmin, geleceğimizi karanlığa gömmek istediği yerde, yıldız olmuşuzdur.

5 köşeli yıldızın her köşesinden güç alacağız. Ateş, hava, su ve toprak; yani yaşama dair ne varsa hepsini sarı yıldız simgeliyor.

Umut, zafer, inanç, kolektivizm ve en önemlisi GELECEK. Sarı yıldız, emperyalizme karşı sonsuz cüretin ve mutlak geleceğin simgesidir. Sarı yıldız dünya halklarının umududur.

BİZİ YALNIZLAŞTIRIP GÜÇSÜZ BIRAKTIKLARI YERDE KOLEKTİVİZM,

ÇARESİZ BIRAKTIKLARI YERDE UMUT’tur.

Emperyalizm en başta bizden, kendimize olan güvenimizi çalıyor. Bizi hücrelerimize kadar parçalayarak yalnızlaştırıyor, umutsuzlaştırıyor.

Sarı yıldız ise bize emperyalizmin saldırıları karşısında yol gösteriyor, birleşmeye ve direnmeye çağırıyor. Emperyalizmin önüne kocaman bir duvar örüyor ve binbir emekle örülen bu duvarın temeli o kadar güçlü ki; öyle kolayından yıkılması mümkün değildir artık….

Beş köşeli yıldız, sosyalizmin simgesidir. Beş köşe, emekçilerin beş parmağını ve aynı zamanda geleneksel olarak sayılan beş kıtayı temsil eder.

Aynı zamanda yıldızın beş köşesinin, evrensel olarak kabul edilen şöyle bir anlamı da vardır. Toplumu sosyalizme taşıyacak ve onu koruyacak beş farklı sosyal grubu temsil ettiği söylenir. Gençlik (gelecek nesiller), ordu (sosyalizmi korumak ve savunmak), sanayi işçileri, tarım işçileri (çiftçiler) ve entelijansiya (komünizme ulaşmak için fikir üretmesi gereken sınıf).

Kızıl yıldız, Kızıl Ordu’nun bayrağıdır ve Sovyetler Birliği bayrağında da orak ile çekicin üstünde yer almaktadır.

SEMBOLLER NEDEN ÖNEMLİ?

Semboller ve simgeler kişilerin ve toplumların davranışlarına yön verebilecek kadar güçlü bir silahtır. Bir tavır belirlemekten, bir konuşmada kim olduğunu söylemeye kadar birçok şeyi belirler. Bir tek sembol, bunların toplamını anlatabilecek kadar güçlü olabilmektedir.

Örneğin Zülfikar Kılıcı, kişinin kim olduğundan, nasıl bir inanca sahip olduğuna kadar birçok şey anlatır. Anarşistlerin sembolü olan “yuvarlağın dışına taşan A harfi” gibi.

Bu sembol ‘bireyin özgürlüğü’nü simgeler ve bunu toplumun yani halkın özgürlüğünden bağımsız tutar. Sosyalistlerle anarşistleri birbirinden ayıran en temel ilke, anarşistlerin sembollerinin içinde gizlidir.

İlke ve kuralları olmayan, her şeyin bireyler üzerine kurulu olduğu bir ideolojidir anarşizm. Tek bir sembol bunların hepsini anlatır ve bir düşünce ve yaşam biçimini ifade eder.

Semboller; öyle bir duvar yazısında, bir bildiride veya bir reklamda durdukları gibi durmazlar. Okuyan veya izleyen kişiyle direk iletişime girerler ve yönlendirirler. Bir duygu yaratırlar.

Bu duygu ya devrimcidir ya da düzen içidir. Örneğin bir yazılamada sarı yıldız gördüğümüzde coşku duyarız, geleceğimizi görürüz ve harekete geçeriz. Aynı şekilde düzen içi bir sembolde ise içeriğine göre yine bir davranış biçimi belirleriz.

Bu; giyimden söze, sözden bir yazıya kadar böyledir. Örneğin; Birleşmiş Milletler Kongresi’ne katılan Che Guevara’ya neden askeri üniforma ile geldiğini sorarlar. “Sen Maliye Bakanı değil misin?” derler.

CHE GUEVARA’NIN CEVABI ÇOK NETTİR:

“EMPERYALİST KUŞATMANIZ SÜRDÜĞÜ MÜDDETÇE, BEN ÖNCE SAVAŞÇI, SONRA MALİYE BAKANIYIM.”

Che Guevara asker üniformasını hiç çıkartmamıştır üzerinden ve emperyalizme karşı savaşanların sembolü haline gelmiştir.

Onun giydiği tarz, gerillayı sembolize eder. Devrimi sembolize eder. Mutlak geleceği sembolize eder. Sarı yıldızı, yani mutlak geleceği yakınlaştıracak olan halk kurtuluş savaşçılarını sembolize eder. Gece ve gündüz gibi ayırır düzenle devrimi birbirinden.

BM veya NATO toplantılarında görmeye alışık olduğumuz gibi takım elbise giyenler ise düzenin temsilcileridir. Burjuvazinin ilke ve kurallarıdır onların düşünce ve davranışlarına yön veren. Onların giyim tarzı da halklar üzerinde üstünlük kurmaya yarar, asalak burjuvaziyi sembolize eder.

Askeri, gerilla tarzı giyinenlerse bu sömürü düzenine karşı mücadele etmeyi ve devrimi sembolize ederler tıpkı Che Guevara gibi…

Semboller, psikolojik güçlendirme araçlarıdır ve sınıfsaldır. Her sınıf kendi sembollerini ve kendi simgelerini yaratır. Bunları yaygınlaştırmak ister; çünkü sembollerle düşünce ve davranış biçimlerini yerleştirir.

EMPERYALİZMİN SEMBOLLERİMİZE SALDIRISI

Emperyalizmin ve faşizmin ilk yaptığı sembollerimize saldırmak oluyor. Devrim şehitlerinin mezarlarından, heykellerine kadar halkın iktidarını simgeleyen her şeyi tamamen yok etmek istiyor. Çünkü bu sembollerin halkın bilincinde nasıl yer ettiğini ve umut aşıladığını biliyorlar. Sarı yıldıza açılan savaş da bu yüzdendir.

Sarı yıldız, sosyalizmin ve komünizmin simgesidir. Mutlak geleceği gökyüzünde neredeyse her gece görebiliriz.

Halkların hafızasından silemediği, saldırılar- la yok edemediği değerlerimizi ise kullanıyor, tersine çeviriyor. Bu yüzden Hollywood sarı yıldıza saldırıyor ve onları gökten indiriyor. Tek tek kendi belirlediği ve kendisinin istediği şekilde davranan burjuva sanatçılarına ‘yıldız’ ünvanını veriyor.

Bu tamamen bizi o mutlak gelecekten koparıp bütün umutlarımızı kendi yarattığı yıldızlara bağlamamızı istemesindendir.

Ama kendi yıldızlarına bile bir saygısı yoktur. Onları yerlerde simgeleştirip üzerinde yürütebilecek kadar da değersizleştirmektedir. Hollywood, bizden çalıp bizim değerlerimiz üzerinde tepiniyor. Kendisi hiçbir değer yaratamadığı gibi bizim yarat- tığımız değerleri de yozlaştırıp kendine pay çıkartıyor.

Ama bu masum bir pay çıkartma değildir. Amaç, dünya halklarının umudunu yok etmektir. Yıldızların bizim yarınımız ve geleceğimiz olduğunu bildiğinden, yeryüzünde sosyalizmi ve komünizmi simgeleyecek, halklara güç verecek sembollerin hepsini silmek istiyor. Buna asla izin vermeyeceğiz!

“Umudu yenilmez kılacağız” derken de “tek yol devrim tek kurtuluş sosyalizm” derken de iddiamızı ve kararlılığımızı haykırıyoruz.

YA ZAFER YA ÖLÜM şiarıyla emperyalizmin küçük büyük bütün saldırılarını göreceğiz ve onu yok edeceğiz. Kendimizi tanıyoruz, düşmanı tanıyoruz ve yenilmez olacağız.

Sarı yıldızın bize verdiği tarihsel ve siyasal güçle yarınlarımızı onun üzerine kuracağız! Sarı yıldızın ışığında, halkımızı iktidara taşıyacağız!

Sosyal ağlarda paylaşın