
AKP faşizmi Suriye’de emperyalizmin çıkarları için can hıraş çaba içerisindeyken siyonizmin hava saldırısı gerçekleşti.
8 Aralık 2024’te yönetime getirilen besleme HTŞ çetesi ile Suriye’de yeni bir döneme geçildi. Buradaki yeni olumluluk içermiyor, tam tersine her dakika dünü aratacak gelişmelere tanıklık edecek bir değişiklik süreciydi başlayan. Epsteinci sapık Trump’ın yaptığı açıklamada 2000 yıllık işgal sona ermişti. 2000 yıllık işgal tanımını her fırsatta dile getirmişti. Ve bu konuda “başarının” Erdoğan’a ait olduğunu dile getirmişti. Evet ABD adına, ABD’nin Ortadoğu’da sorunsuz talanı için Suriye’ye karşı her türlü aşağılık yöntemi kullanarak Suriye’de yönetime HTŞ’nin getirilmesinde Erdoğan’ın rolü çok “önemli” olmuştu. Suriye artık Siyonizm’indi. 2000 yıllık işgal sona ermişti. Suriye sahiplerine teslim edilecekti.

8 Aralık’ın hemen ardından siyonizmin uçakları Suriye’ye saldırı başlattı. Suriye’de siyonizmin çıkarlarına ters bir yönetim kalmamıştı ve yönetime gelen de onların hizmetindeydi ancak buna rağmen tek bir askeri varlığı kalmayacak şekilde günlerce Suriye’nin askeri noktalarını bombaladı. Ne bir askeri istasyonu, ne bir mühimmat deposu, ne tank, ne uçak, ne de füze savunma gücü… Kelimenin tam anlamıyla Suriye’nin askeri altyapısı yok edilmişti. Artık Suriye yönetiminin silah envanterinde sadece HTŞ’li çetelerin elindeki hafif silahlar kalmıştı. Herhangi bir şekilde Suriye’nin yeniden bir güç haline gelmesini istemiyordu. Hiçbir şekilde. Bu güç bugün siyonizmin hizmetinde dahi olsa yeniden silahlanmasına, askeri üslerin, mühimmat depolarının yeniden oluşmasına asla izin verilmeyecekti. ÇÜNKÜ ARTIK SURİYE SİYONİZMİNDİ!
El Zuhur saldırısı 18 Ağustos’ta gerçekleşti.
Tüm medyada bu saldırının Türkiye’ye karşı yapıldığı işlendi. Evet bu saldırı tabii ki Türkiye ordusuna, AKP’nin Suriye hesaplarına karşı yapıldı. Ancak buradan AKP faşizminin Suriye hesapları ile Siyonizm’in çıkarları arasında bir çelişki olduğu sonucu çıkmasın. AKP’nin tek derdi Suriye devletini ABD’nin Ortadoğu’daki en sadık işbirlikçi yönetimi olarak konumlanmasını kalıcı hale getirmektir. El Zuhur’a yapılan saldırıya ABD cephesinden gösterilen tepki bu gerçek sebebiyledir. ABD sözcüsü “neden El Zuhur’u vurdun ki, orada zaten senin çıkarına uygun bir askeri yapılanmaya gidiliyor” dedi mealen. Ama Siyonizm’in Suriye devletinin bir ordusu olmasını, ordusunun bir askeri donanımının olmasını istemiyor ve istemeyecek. Siyonizm’e göre Suriye artık kendilerinindir. AKP’nin de Siyonizm’in bu hassasiyetine anlam veremeyen “kınama” açıklamasından başka bir yapamayacağı açıktır.
Siyonizm, en sadık işbirlikçisi olmasına rağmen Türkiye Devleti’nin Suriye’nin askerî altyapısını yeniden şekillendirebilecek kalıcı bir kapasite oluşturmasını da kendi güvenlik hesapları açısından tehdit olarak görüyor. Siyonizm stratejik olarak güvenliğini asla askeri güce sahip bir Suriye devleti oluşmasına izin vermemek olarak formüle ediyor ve bu formüle uygun olarak saldırılar gerçekleştiriliyor. Benzer bir şekilde Nisan 2025’te de benzer bir saldırı gerçekleştirmişti. Siyonizme göre Suriye artık kendi babasının çiftliğidir, istediği gibi işgal edebileceği, askeri olarak konuşlanabileceği, mallarına el koyabileceği bir mecradır. “Vad edilmiş toprakların” en önemli parçasıdır.
Suriye halkı henüz son sözünü söylemedi. Bugün HTŞ’ye karşı direnişler cılız olabilir ancak direnişin oluşu bile emperyalizmi ve siyonizmi rahatsız etmeye yetmektedir. Emperyalizm ve Siyonizm, AKP faşizmi ve HTŞ asla Suriye’de rahata eremeyecektir…