ANADOLU TARİHİNİN ONURLU AYDIN KÖŞESİNDE BİR AYDIN: BİLGESU ERENUS(Bölüm 1)

5 Ağustos’ta aramızdan ayrılan Bilgesu Erenus hakkında bir çok yazı yazıldı, cenazesinde sanatçılar anılarını anlattılar.
Ama Bilgesu Erenus’a dair hiçbir yazıda, hiçbir anlatıda aşağıdaki bilgiler, anılar yoktu.

Çünkü bu bilgiler ve anılar, ONUN DEVRİMCİLERLE ORTAK ANILARIYDI.
Halk Okulu Dergisi’nin 354’ncü sayısında yayınlanan Bilgesu Erenus yazısı, karşımıza başka bir Bilgesu’yu, gerçek Bilgesuyu getiriyor. Aşağıdaki yazı, Halk Okulu’ndan yararlanılarak hazırlanmıştır.

İşte Bilgesu Erenus:

  • 2000 Büyük Ölüm Orucu direnişinde, dışarıdaki ölüm orucunun mevzisi olan Küçükarmutluya insanları çağırırken şöyle dedi:
    “Armutlu’daki eve gelin. Orada insan denen mucizeyi göreceksiniz”
  • Büyük Ölüm Orucu Direnişi’nde Başından Sonuna Armutlu’da Saygı Nöbeti Tuttu.
  • 1985’de, cunta terörünün sürdüğü yıllarda öğrenci gençliğin açlık grevine evlerini açtılar.
  • Eşinin Ölümünden Sonra eşinin cenazesinin Armutlu’dan Kalkmasını İstedi ve
    Bunu Gerçekleştirdi.
  • 8 Nisan’da Kurulan ve 12 Temmuz Katliamı’nda Kapatılan ÖZGÜR-DER’in
    Yönetim Kurulunda yer aldı.
  • “Koça Mezin” adıyla anılan 1991 Körfez Savaşı’ndan Sonra 400 Bin Kürt Halkı Çukurcaya Sığındığında ÖZGÜR-DER ile Birlikte Çadırlarda, Sınırda Kürt Halkı ile Birlikte Yaşadı.

EN KRİTİK ANLARDA, DOĞRU YERDE DURAN BİR AYDIN!

  • Faşizmin 1 Mayıs 1977 katliamıyla halkta korkuyu egemen kılmaya çalıştığı ortamda yazdığı ve sergilediği oyunlarla işçinin, emekçinin yanında faşizmin karşısında bir aydın;
  • 12 Eylül faşist cuntasının yarattığı korku, yılgınlık, apolitikleşme ortamında devrimci gençliğin direnişlerinin yanında faşizmin karşısında bir aydın;
  • F Tipi tecrit hücreleri, 19-22 Aralık Hapishaneler Katliamı ile NATO’nun Anadolu topraklarında devrimciliği bitirme, halkı ve Cephe’yi
    teslim alma, kafatasçı sol yaratma projesine karşı Büyük Ölüm Orucu direnişinin yanında, emperyalizmin, NATO’nun ve faşizmin karşısında tereddütsüz duran bir aydın.

UNUTMAYACAĞIZ!

Anısını kurtuluş mücadelemizde yaşatacağız.
Bilgesu Erenus’u unutmayacak, Anadolu halkı olarak tarihimizin onurlu aydın köşesinde yaşatacağız.
Emperyalizm ve faşizmin karşısında, devrimcilerin halkın yanında bir aydın Bilgesu Erenus’u 5 Ağustos’ta,
83 yaşında ölümsüzlüğe uğurladık. Halkımıza ve ailesine başsağlığı diliyoruz.

Bilgesu Erenus için senarist, yazar, şair, müzisyen dendi. Bu özellikleri vardı Bilgesu Erenus’un ama bu özellikler Bilgesu’nun politik kişiliğini anlatmaz.
Bilgesu Erenus’u bu nedenle emperyalizm ve faşizm karşısında
halkın ve devrimcilerin yanında bir aydın diye tanımlıyoruz.
Bilgesu Erenus’u böylece yaşamı boyunca sapmadan aldığı politik tavrıyla tanımlıyoruz.

YÖK’ÜN KARŞISINDA, DEVRİMCİ GENÇLİĞİN YANINDA!

12 Eylül faşizminin gençliğe karşı kurumlaşmasının adı YÖK oldu.
1985 yılına gelindiğinde üniversite kapılarına okullardan atılanların listeleri asıldı. Final puanı, vize barajı, devamsızlık gibi gerekçelerle 5 bin öğrenci okullardan atıldı.
Atılma kararları YÖK’ün 44. Maddesine dayandırılıyordu.
DEV-GENÇ’in önderliğinde 27 Ekim günü, 500 öğrenci Marmara Üniversitesi Rektörlüğü önünde toplandı. Rektörlüğün önüne “Kıyımlara Son” yazılı çelenk
bırakıldı. Polis eyleme saldırıp iki öğrenciyi gözaltına aldı.
Kıyımlar devam ederken okuldan atılan öğrenciler DEV-GENÇ yönetimindeki MÜBYÖD’de açlık grevine başladı.
Direnmeden, icazetle, rica minnetle hiçbir hak kazanılamazdı. Gençlik DEV-GENÇ önderliğinde adım adım 12 Eylül’ün dejenerasyonunu üzerinden atıyor, bilinçleniyor, hakları için mücadele ediyordu.
Direniş çizgisinin gelişmesi hem oligarşiyi hem de reformist ve revizyonistleri korkutuyordu.

Polis açlık grevini engellemeye çalıştı, gece saat 23.00’da valilikten MÜBYÖD’ü kapatma kararı çıktı.
Açlık grevindekiler şiddetli yağmur altında kahvehaneden kahvehaneye koştular. Fakat her yerde karşılarına polis çıkıyordu. Sabaha kadar yağmur altında sokaklarda kovalamaca yaşandı. Sonra açlık grevi kampüs önüne taşındı.
SHP başta olmak üzere çoklarının kapısı çalındı, fakat bütün kapılar kapandı yüzlerine. Sol olduğunu söyleyenler, öğrencilerin mücadelesini desteklediklerini söyleyenler, kapılarını öğrencilere açma cesaretini
gösteremediler.
Öğrencilerin aradığı destek Bilgesu ve Müştak Erenus’tan geldi.
Açlık grevi gündüzleri okulda, geceleri Erenusların evinde devam etti ve ülkenin baş gündemi oldu.
Açlık grevi eylemi 10 Kasım günü kitlesel bir katılımla bitirildi.
Şöyle diyordu Bilgesu Erenus; “Bütün kültür ve sanat insanları adına evimi
açtım. Kültür ve sanat çevresinden başka bir arkadaşa gitseler de aynı şeyi yapardı. Çünkü bizlerin aydınlık ve genç insanlara ihtiyacımız var. Meslek olarak bizim okuyucularımız, izleyicilerimiz onlar.
Kültürsüzleştirme politikası güden, boyutsuz insanlar yaratmak isteyen YÖK’e karşı giriştikleri bu eylemlerini destekliyorum.”

  • devam edecek –