İSPANYA: EMEKÇİ HALK BARINMA HAKKI İÇİN AYAKTA!

İspanya’da emek hırsızlarının, emlak patronlarının ve uluslararası fonların halkı açlığa ve evsizliğe mahkum eden saldırıları, yüzbinlerin meydanlara çıktığı eylemlere yol açtı. Eylemler, 87 yaşındaki Marie del Carmen’in evinden kapı dışarı edilerek katledilmesinin ardından konut hakkı çerçevesinde gelişti.
Başbakan Pedro Sánchez, sokakları zapt eden yüz binlerin öfkesi karşısında parlamentoyu feshederek 29 Kasım 2026’da erken seçime gidileceğini duyurdu.

Sol koalisyon hükümetinin emekçilerin başını sokacağı bir konut için çıkardığı acil durum kararnameleri; halk düşmanı sağ muhalefet, faşist Vox ve sermaye iş birlikçisi düzen partileri tarafından mecliste reddedildi. Ancak İspanya işçi sınıfı, bu kirli pazarlıklara ve meclis oyunlarına boyun eğmeyeceğini 50’den fazla kentte meydanları zapt ederek gösterdi.

87 Yaşındaki Maricarmen’in Katili Vahşi Kapitalizmdir!

Tüm ülkeyi ayağa kaldıran fitil, kapitalizmin insanlık dışı yüzüyle ateşlendi. Madrid’de 70 yıldır kiracı olarak yaşadığı evinden, uluslararası bir emlak fonunun kâr hırsı uğruna polis zoruyla, sedye üstünde kapı dışarı edilen 87 yaşındaki María del Carmen Abascal, maruz kaldığı şiddet ve çaresizlik sonucu hastanede yaşamını yitirdi.

Marie carmen’in ölümü, bardağı taşıran son damla oldu. Başkent Madrid’in kalbi Puerta del Sol Meydanı’nı çadırlarla donatan halk, yerel yönetimlerin tüm baskılarına ve tehditlerine rağmen iki haftadır mevzilerini terk etmiyor. Maricarmen, şimdi milyonlarca kiracının barınma mücadelesinin ölümsüz sembolü ve rantiyelerden hesap sorma bayrağıdır.

Meclisiniz Bizim Değil, Sokaklar Bizim!

Sánchez hükümetinin sunduğu; tahliyelerin 2030’a kadar yasaklanması, uluslararası fonların yağmacılığına dur denilmesi ve turistik rant çetelerine sınır getirilmesi gibi adımlar, sermayenin meclisteki uşakları olan Halk Partisi (PP), Vox ve Junts tarafından blok oylarla gasp edildi.

Halkın barınma hakkını bir avuç vurguncuya kurban eden bu düzene karşı Başbakan Sánchez anayasal yetkiyle koruma tedbirlerini geçici olarak yeniden yürürlüğe sokarken, sokaklar “Lafa değil, eyleme!” diyor. Sosyalistlerin oy kaygısıyla attığı bu adımlar, halkın öfkesini dindirmeye yetmez; çünkü mesele bir seçim manevrası değil, sınıf mücadelesidir.

İspanya 11 Kasım’da Genel Greve Hazırlanıyor!

Kiracılar Sendikası (Sindicato de Inquilinas), öğrenci konfederasyonları ve sınıf sendikaları, barınma hakkı gaspına karşı tarihi bir eşiği aşıyor: 11 Kasım 2026’da ülke genelinde genel greve gidiliyor!

Grev komitelerinin talepleri şunlar:

  • Kiralar derhal %50 oranında düşürülsün!
  • Kira sözleşmeleri süresiz ve güvenceli hale getirilsin!
  • Airbnb ve benzeri kısa vadeli turistik rant çetelerine ait daireler kamulaştırılsın, spekülasyona son verilsin!

Rakamlar Sermayenin Vahşetini Haykırıyor

İspanya Merkez Bankası ve emekçi örgütlerinin verileri, bu düzenin halka ne reva gördüğünü gözler önüne seriyor:
Fiyat Vurgunu: Son 10 yılda kiralar %80, konut fiyatları %63 artarken; işçi maaşlarındaki artış yalnızca %30’da kaldı.
Gençliğe Evsizlik: 30 yaş altı bir gencin tek başına başını sokacak bir ev kiralayabilmesi için maaşının %98,7’sini rantiyelere vermesi gerekiyor. Gençler aile evlerine hapsediliyor.
Milyonlarca Ev Boş: Ülkede 700 bin acil sosyal konut açığı varken, sermayenin elinde spekülasyon için tutulan veya yasa dışı turistik ranta çevrilen 4 milyona yakın boş ev bulunuyor.

Düzen Partileri Korksun, Emekçiler Kazanacak!

Barınma, bir avuç patronun ve yatırım fonunun ticaret malı değil; insan onuruna yaraşır en temel haktır.
İspanya emekçileri de, 11 Kasım’da grev alanlarında, 29 Kasım’da sandıklarda ve her gün sokaklarda bu vahşi kapitalizmi yerle bir edene kadar durmayacak.