2021 Türkiye’sinde 394 Hapishane (1)

Anadolu toprakları üzerinde şu anda 355 adet hapishane var. 2021’den itibaren 39 yeni hapishane daha yapılacak. Rakam, 394’e ulaşacak. 394 adet, işkence, baskı, zulüm merkezi. Halklarımız için yalnızca kan ve gözyaşı demek olan 394 merkez.

Faşizm, daha fazla baskıya, daha fazla zulme, daha fazla gözaltı ve tutuklamaya ihtiyaç duydukça, hapishane sayısını artırıyor. AKP iktidarı, işbaşına geldiğinden bu yana, durmaksızın hapishane inşa etti. Son altı yılda ise hapishaneler AKP iktidarı için daha da acil bir “ihtiyaç” haline geldi; AKP, 2014’den bu yana 141 hapishane açtı. AKP faşizmi, 2019’da 26 adet hapishane yaptı, bu sayı 2020’de 29’a çıktı. 2021 için yapılması öngörülen hapishane sayısı ise 39… Hem bu kadar kısa sürede yapılan hapishane sayısı bakımından, hem toplam hapishane sayısı bakımından bu rakamlar, dünya ölçeğinde büyük rakamlardır.

Faşizmin baskı, zulüm, işkence dolu hapishaneleri, Anadolu’nun dört bir yanını kaplamış durumda. Faşist Terörün Hapishane Rekoru! Türkiye ile aynı veya yakın nüfusa sahip olan bazı ülkelerle yapılacak olan kıyaslama, faşizmin ülkemizi nasıl bir “hapishaneler ülkesi” haline dönüştürdüğünü daha net gösteriyor:

Türkiye: Nüfusu 83 milyon – 355 hapishane

Mısır: Nüfusu 95 milyon – 184 hapishane

İran: Nüfusu 83 milyon – 253 hapishane

Almanya: Nüfusu 83 milyon – 179 hapishane

Fransa: Nüfusu 67 milyon – 188 hapishane

İspanya: Nüfusu 47 milyon – 82 hapishane

İngiltere: Nüfusu 56 milyon – 118 hapishane

Malezya: Nüfusu 32 milyon – 52 hapishane

Türkiye’de 355 hapishane! Bu yıl içinde 394’e ulaşacak

Bu rakam, AKP faşizminin KORKUSUNUN rakamlarıdır.

Bu rakam, faşist terörün rakamıdır.

Bu rakam, AKP iktidarının ülkemizi açlığa, yoksulluğa, işsizliğe boğmasının kaçınılmaz sonucudur. AKP, 17 yıllık iktidarı boyunca o kadar çok soydu, yağmaladı, talan etti, o kadar çok işçiye kıydı, o kadar çok cana kıydı, o kadar çok işkence yaptı ki… artık halkın her eyleminde, her direnişinde, daha büyük ayaklanmaları görüyor. Her direniş onun için “ayaklanma provası” olarak görünüyor.

AKP bunca zulmün karşılığı olarak halkın adaletinin tecelli etmesinden korkuyor. Korktukça “operasyonlar” yapıyor! Korktukça hapishane yapıyor. Hakkında gözaltı ve tutuklama kararı çıkarılanların sayısı, her operasyonda biraz daha artıyor. Bu faşizmin kısır döngüsüdür. Devrimciler tutuklaya tutuklaya bitmiyor! Fabrikasında, okulunda, köyünde direnenler için hapishaneler yetmiyor. Açlığa, yoksulluğa, işsizliğe, adaletsizliğe, aşağılanmaya karşı tepkisini, çalarak, gasp yaparak, başka “suç”lar işleyerek gösterenlere, hapishaneler yetmiyor. Yetmeyecek!

Zulüm İçin “Bütçe” Her Zaman Var! Adalet Bakanlığı için 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’nden toplam 23 milyar 973 milyon 52 bin TL ayrılması öngörülüyor. Hapishanelere, yani zulüm çarkını güçlendirmeye ayrılan bütçe, 6 bakanlığın bütçesinden daha fazladır. AKP’li Amasya milletvekili Hasan Çilez, mecliste, geçtiğimiz günlerde hapishanelerle ilgili yapılan tartışmada, bu tablodan –yaptıkları hapishanelerden- adeta gurur duyarak, “para var, bütçe var, yapıyoruz” dedi. Oysa, asgari ücret belirlenirken, para yok, bütçe yok! Hastaneler yapılması, emeklilere daha fazla maaş verilmesi söz konusu olduğunda para yok, bütçe yok! Yokluk, o kadar ki, koronaya karşı mücadele için AKP iktidarı halktan para istiyor. O kadar ki, AKP iktidarının Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yokluktan dolayı, halka “acı reçete” içirmekten söz ediyor.

Söz konusu olan halk ve halkın ihtiyaçları olduğunda, para yok, bütçe kısıtlı. Fakat, halkı zorbalıkla bastırmak ve susturmak için gereken araç ve gereçler için bütçe çok. Yeni dronlar için, yeni İHA’lar-SİHA’lar için, yeni hapishaneler için bütçe çok. Faşizm, kendi geleceğini, baskı zulüm düzenini PEKİŞTİRMEKTE gördüğü için, elbette bu harcamaları yapmakta tereddüt etmeyecektir.

Tekellerin sınıf çıkarları, daha fazla hapishaneyi, daha fazla polisi, daha büyük orduyu, daha teknolojik zulüm mekanizmasını gerektiriyor. Faşizm, yıkılmamak için bunları yapmak zorundadır ve yapmaya devam edecektir. Fakat, bu zulme yapılan bu “yatırımlar”, faşizmi yıkılmaktan kurtarır mı? Kurtarmaz! Daha fazla hapishane, daha fazla işkencehane, daha fazla polis… bugüne kadar hiçbir zulüm iktidarını son tahlilde korumaya ve kurtarmaya yetmemiştir.

Sürecek…

Sosyal ağlarda paylaşın