Zulüm…

Suriyeli sığınmacıları, siyasi amaçlarına ulaşmak için pazarlık malzemesi yapan AKP faşizmi hiç bir insani ölçüye uyma gereği duymuyor. İnsanları nehirlerden sınırın öbür tarafındaki Yunanistan’a yollayarak göçün sebep olduğu yükten kurtulmanın hesabını yapıyor. Aynı zamanda “göçmen kartı” diye adlandırdığı “kartı” kullanarak Avrupa birliği ülkelerinden dilenerek aldığı sözün karşılığı olan euroları alamamasının intikamını alıyor.

Suriye’den ülkemize yaşanan göçün baş sorumlularından olan emperyalizmin sadık işbirlikçisi AKP-Erdoğan iktidarı bugün Suriye’de yaşadığı yenilgi sonrası ilk iş Suriyelileri ülkeden kovmaya çalışıyor. Ve bunu hiç bir ahlak ve hukuk kurallarına uymadan yapıyor.

Zor ve işkence ile insanları kışın ortasında nehre bırakılan Suriyeliler karşı tarafa yani Yunanistan’a geçtiklerinde de zulüm bitmiyor. Emperyalist ve işbirlikçi ülkelerin kendi aralarındaki çatışmadan halka, çatışmanın ceremesini çekmek kalıyor. Karşı tarafta bekleyen diğer işbirlikçi Yunan devletinin askeri polisi çoğunluğunu Suriyelilerih oluşturduğu göçmenlere işkence yapmakta Türkiye asker-polisinden geri kalmıyor. Yakaladıkları göçmenlere vahşice işkence yapıyorlar.
Suriyelilere yaptıkları işkenceyi gizleme ihtiyacı bile duymuyor; ne Türkiye devleti ne Yunanistan devleti. İşte Yunanistan sınır güvenlik kuvvetlerinin Suriyelilere yaptığı işkence fotoğrafları:

Yunanistan, avrupa emperyalist devletlerin çıkarlarını koruma görevi gereği, göçmenlerin Avrupa sınırlarından içeri girmesine engel olmaya çalışıyor. O yüzden oralarda yaşanan insanlık dışı uygulamalar görmezden geliniyor. AKP faşizminin ise kendince Suriye politikasında yalnız bırakıldığından dert yanıyor ve kendini öyle meşru gösteriyor. Hem dilendiği parayı da alamadığından, daha önceleri kullandığı “sınırları açarım” tehdidini hayata geçiriyor.

Yunanistan ve Türkiye devletlerinin zulmünün son bulması için emperyalist devletlerin bir şey yapmasını beklemek boşunadır. Bu zulmün bitmesi için göçe zorlanan halkların birleşerek mücadele etmesinden başkaca bir çare yok gibi görünüyor…

Sosyal ağlarda paylaşın

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht.