NSU BİTTİ Mİ?

Almanya’da geçtiğimiz aylarda, bazı sanatçılara, gazetecilere, siyasetçilere, avukatlara, mahkeme ve adliyeye “NSU 2.0” imzalı tehdit mektupları gönderildi.

Bu gelişme Alman basınında “YENİ NSU” olarak adlandırıldı.

“NSU 2.0” imzalı tehdit mektuplarıyla ilgili bir süre önce soruşturma başlatıldı.

Baş şüpheli kim peki?

Bu sorunun cevabına belki şaşıracaksınız; ama “eski NSU” hakkında asgari bir bilginiz varsa, şaşırmanıza da gerek yok.

Bizzat resmi makamların açıklamalarına göre, tehdit mektuplarının Frankfurt Polis Teşkilatından gönderildiğinden şüpheleniliyor.

Önce 5 polis hakkında soruşturma açıldı. Sonra bu ağın daha geniş olduğunun anlaşıldığı açıklandı.

Fakat gerçek şu ki, bugüne kadar yeni NSU ile ilgili, polis hiçbir şeyi açığa çıkarabilmiş değil. VEYA ÇIKARMIYOR!

Sizce hangisi?

Neden bu soruyu soruyoruz… 

Soruyoruz çünkü, hatırlayalım:

NSU (Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü), 2000’lerin başından itibaren ırkçı saldırılar gerçekleştiren, halktan on yabancıyı katleden bir ırkçı faşist örgüttür.

NSU, peş peşe insanları katlederken, saldırının ırkçı niteliği aleniyken, Alman polisi, her saldırıya başka bir gerekçe uydurup, asıl nedeni ve failleri gizlemeye çalıştı.

Bir cinayeti aile içi kavgaya, bir bombalamayı, Türk-Yunan gerginliğine bağlayarak, bir diğerini “mafya  hesaplaşması” diye açıklayarak, GERÇEKLERİ KARARTTI.

Oysa daha sonra açığa çıktı kı; polis başından itibaren saldırganları biliyordu. Elinde saldırılar sırasında çekilmiş görüntüler vardı.

Bugün de tehdit mektuplarıyla ilgili aynı durumun sözkonusu olması, kesinlikle uzak bir ihtimal değil.

IRKÇI ÇETE NSU 2.0’UN İLK TEHDİT MEKTUBU

NSU 2.0” imzası ilk kez, Münih’teki NSU davasında NSU tarafından katledrilen ailelerin avukatlarından Seda Başay Yıldız’a gönderilen tehdit mektubunda kullanıldı.

21 Ocak tarihine kadar NSU tarafından gönderilen tehdit mektubu sayısı 78. Bunların 22’si Berlin’deki adreslere gönderilmiş.

Tehdit mektuplarıyla ilgili yapılan tesbitlere göre, mektuplar kişiye hitaben ve farklı e-posta adreslerinden gönderiliyor. Tehdit mesajlarının altında NSU dışında da imzalar kullanılıyor. Kullanılan imzalar şunlar: “Nasyonal Sosyalist Hücum”, “NSU 2.0” veya “Wehrmacht” (Wehrmacht, Nazi iktidarı döneminde Alman ordusu için kullanılan isimdir.)

Irkçı çete, şu ana kadar 15 yere de bomba tehdidi yollamış durumda. Bomba koymakla tehdit edilen kurumlar arasında Beate Schape’nin yargılandığı NSU davasının görüldüğü Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi, Bamberg Yüksek Eyalet Mahkemesi, Frankfurt Savcılığı, Lübeck Tren Garı ve Hamburg Havaalanı yer alıyor.

Ä°lgili resim

IRKÇI ÇETENİN SİLAHLARI

Sol Parti milletvekili Martina Renner’e gönderilen tehdit mektubunda, ırkçı katiller, ellerinde ağır silahlar ve biyolojik silahlar olduğunu iddia ediyorlar.

Var mıdır?

Elbette olabilir.

Çünkü…

Çünkü, bugüne kadarki tüm gelişmeler gösterdi ki, NSU, devlet tarafından örgütlenen, teşvik edilen, himaye edilen ve silahlandırılan bir örgüttür.

NSU’nun silah ve bomba temini Alman Gizli Servisi’nin bilgisi dahilinde olmuştur. NSU içindeki “ajanlar” bizzat silah alımı için para ve bilgi desteği vermişlerdir.

Ve bu noktada “yeni NSU” veya “NSU 2.0” olayına bakarken, şu soruyu sormak gerekir:

NSU BİTMİŞ MİYDİ GERÇEKTEN?

2018’İN IRKÇI SALDIRI BİLANÇOSU:

9 AYDA 20 BİN IRKÇI SALDIRI

2018 yılına ait ırkçı saldırı rakamları bile tek başına, NSU’nun, NSU’ların bitmediğini göstermeye yeter.

Almanya’da 2018’in ilk 9 ayında 20 bine yakın “ırkçılık suçu” işlendi. Tam rakamı verecek olursak: 19 bin 105 ırkçı saldırı.

Bunlardan mültecilere yönelik saldırı sayısı 1775. Saldırıların 578’i ise, camilere ve doğrudan insanların dini kimliğini hedef alan saldırılar biçiminde gerçekleşti.

19 bin 105 ırkçı saldırının 1072’sinde ŞİDDET kullanıldı. Saldırılarda 40 kişi yaralandı.

Irkçıların doğrudan ŞİDDETE BAŞVURARAK sadeve 9 ay içinde 1072 SALDIRI DÜZENLEDİĞİ BİR ÜLKEDE, hapishanelerde yüzlerce ırkçı olması gerek değil mi?

FAKAT ALMANYA HAPİSHANELERİNDE BÖYLE BİR ŞEY YOK!

“SAĞ GÖZÜ KAPALI” DEVLET

Yukarıdaki rakamlar ve olgular bize neyi gösteriyor?

Dün olduğu gibi, bugün de ırkçı saldırılar ve ırkçı çeteler, devletin, gizli servisin denetim ve himayesi altındadırlar.

Devletin onlarca tehdit mektubunu gönderenleri, 1075 şiddet saldırısı gerçekleştirenleri, 19 bin 105 saldırının faillerinin BİLEMEMESİ ve BULAMAMASI sözkonusu değildir.

Biliyor, elinin altında tutuyor, besliyor ve kullanıyor.

NSU katliamları ve çetesi açığa çıktığında, bir burjuva politikacısı, “bizim devletimizin sağ gözü könrdük” demişti.

Kördür demeyelim; doğrusu şudur, emperyalist Alman devleti, sağ gözünü kapatmıştır.

Devrimcilerin derneklerini kameralar koyup izleyen, devrimcilere ait telefonları, arabaları dinleyen,  devrimcilere karşı konser düzenlemekten, dergi dağıtmaktan dolayı baskınlar yapan Alman polisi ve yargısı, ırkçı, şeriatçı örgütlenmeleri ise, onyıllardır görmezden gelmektedir.  DAEŞ’den Nusracılara, Fethullahçılara kadar her türlü dinci şeriatçı örgütlenmenin, NSU’dan AFD’ye, her türlü IRKÇI örgütlenmenin önünü sonuna kadar açmıştır.  

İşte bu nedenle, NSU zaten hiç bitmemiştir ve bitmeyecektir de.

NSU’ları emperyalist devlet bitirmez ve bitiremez!

NSU Kimdir?

NSU’nun açılımı şöyle: Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü.

Elbette bu örgütün sosyalistlikle bir ilgisi yok. Fakat tıpkı faşizmin şefi Hitler gibi onlar da kitleleri aldatmak için bu tanımlamayı kullanıyorlar.

– NSU, Almanya’da kurulan bir ırkçı faşist örgütlenmedir.

2000-2007 yılları arasında on bir cinayet, onlarca bombalama ve soygun gerçekleştirdiler.

Irkçı faşist örgütün elemanları, bu tarihler arasında halktan sekiz Türkiyeli, bir Yunan’ı katlettiler. Bir de Alman polisini öldürdüler.

On beş banka soygunu gerçekleştirdiler.

– Resmi açıklamalara göre, 2011’deki son banka soygunu sonrası, faşist cetenin üyeleri Uwe Benhardt ve Uwe Mundlos, “yakalanacaklarını anlayınca intihar ettiler”.

Örgütün diğer üyesi Beate Zschäpe, örgütün kullandığı evi yaktıktan sonra teslim oldu.

– Beate Zschäpe, göstermelik bir yargılama sonucunda ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Dava sürecince gerçeklerin açığa çıkarılması için hiçbir ciddi çaba gösterilmedi.

Tersine, AÇIĞA ÇIKAN GERÇEKLER ÖRT BAS EDİLDİ.

Bütün bu örtbas etme çabalarına karşın net olarak anlaşıldı ki, NSU; başından itibaren  Almanya gizli servislerinin denetimi altındadır.

Dava, bu yanıyla  derinleştirilmemiştir.

Dava süresince bir çok tanık, muhbir öldürülmüştür ve bu da örtbas edilmiştir.

– Alman devletine göre, bütün bu cinayetler, soygunlar, sadece üç kişinin işidir; ikisi öldüğüne, biri de tutuklu olduğuna göre, NSU bitmiştir.

Alman devleti bu büyük yalana inanmamızı istiyor.

Ama hayatın gösterdiği bu değildir.

Hayatın gösterdiği şudur ki; NSU devam ediyor.

Sosyal ağlarda paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.