
1984’de, cuntaya karşı ölüm orucunda şehit düşen Abdullah Meral,
“biz bir tohumuz, binlerce çicek açacağız” demişti.
Direnişin “diyalektiği” bu.
Direnenler, direnişleriyle, zulme uğrayan, baskıya uğrayan, haksızlığa uğrayan, işten atılan, okuldan atılan herkese.. yol gösterirler.
Devrimci işçilerin açtığı direniş yolu da, bugün birçok direnişe kaynaklık ediyor.
“Tek başına direniş mi olur?” diyerek direnişlerden uzak duran uzlaşmacı, teslimiyetçi sendikal çizgilere ve reformist politikalara karşı, işçiler onyıllardır kişi olarak tek başlarına veya işyeri işyeri, fabrika fabrika direnişler örgütlüyorlar.
Beşiktaş belediyesinde işten atılan bir işçi, Turan Çil, geçtiğimiz hafta “işimi geri istiyorum” talebiyle açlık grevine başladı.
Turan Çil bugün -14 Temmuz- itibarıyla açlık grevinin 9. gününde.
Aslında Turan Çil’in direnişi yaklaşık 7 aydır sürüyor.
Çil, 7 ay önce, işten atıldıktan sonra Beşiktaş Belediyesi önünde direnişe başladı.
Bugün ise, direnişçi işçi Çil, direnişini açlık greviyle yeni bir aşamaya taşıyor.
Çil, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şöyle dedi:

“Biz yalnızca ekmek kavgası veriyoruz! Açlık grevimizin 8. günündeyiz, dayanışmanızı bekliyoruz…
Beşiktaş Belediyesi önünde 210 gündür yağmur, çamur, soğuk, sıcak demeden direniyorum. 210 gündür yapılan adaletsizliği anlatmak, bu, çözümü oldukça basit sorunu sonuçlandırmak için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Birçok emek dostu ve yurttaşların desteğini görüyorum. Başarmam içinse daha fazlasına ihtiyacımız var!”