Halkın Hukuk Bürosu Avukatlarının 23 Mart Konuşmaları:
“HHB 33 yıllık bürodur. Neler gördü, biz hala ayaktayız. Çünkü biz adaletin doğru tarafındayız!”

Halkın Hukuk Bürosu avukatlarının yargılandığı davanın 23 Mart’taki duruşmasında, avukat Barkın Timtik, avukat Selcuk Kozağaçlı ve avukat Özgür Yılmaz’ın yaptığı YARGILAYAN konuşmaları aşağıda yayınlıyoruz.

Barkın Timtik: “İstanbul Barosu 141 yıllık tarihimizdeki en hukuk dışı dosya dedi.”

Meslektaşlarımız, ailelerimiz, milletvekilleri hoşgeldiniz. Ben size karşı da yargı sistemine karşı da bir inanç taşımıyorum. Mesleğimizi çok seviyorum, meslektaşlarımızın bizim hakkımızda söyledikleri bize bir sorumluluk yüklüyor.

Ülkemizin bir açık hava hapishanesine döndüğünü biliyorum, buna rağmen dışarıda olmak istiyorum. Çünkü devrimci avukatın yapabilecekleri var dışarıda.

Benimle ilgili bir dosya birleşti. Kıraç Davası. İnsanlar cenazelerini kaldıramıyordu, polis 7 yemeklerine saldırıyordu. Ben de acaba konuşabilir miyim diyerek gittim ve 6 gün gözaltında kaldım.

O dosyanın içerisindeki CD’yi izleyin benim nasıl gözaltına alındığımı benim neler söylediğimi görün. Biz siyasi baskı altında devrimci avukatlık yapıyoruz ve bunu söylerken tereddüt duymuyorum ve sizden tahliye istemiyorum. Siz beni tahliye etmek zorundasınız.

Bu dosya çok teşhir oldu. İstanbul Barosu 141 yıllık tarihimizdeki en hukuk dışı dosya dedi. Bu teşhir nedeniyle mahzene inmeye dijital delil dediğiniz bazı şeyler bulmaya mecbur oldunuz.

Bize diyorsunuz ki talepleriniz bu dosyayı sürüncemede bırakır. Şimdiye kadar kim niye bulmamışsa dosyanın sürüncemede kalmasına sebep olanlar hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istemiştim ben önceki celse ama bir şey yapmadınız.

Dosya sürüncemede kalır demişsiniz, bizim ne yararımız var bundan? Sürüncemede kalmaması mı sizin derdiniz maddi gerçeğe ulaşmak mı? Siz zabıta mısınız hakim mi?

÷

Özgür Yılmaz: “Neden AÇLAR? Çünkü adalet istiyorlar, teslim olmuyorlar, UMUT oluyorlar!”

Gözaltındayken babasını kaybeden avukat Özgür Yılmaz, cenazeye katılacak

Ramazan Akyürek’in ismi geçiyor, ben kendisine yargılanacaksın demiştim yüzüne. O zaman 2005’te çok tanınmıyordu. Bugün yargılanıyor, ben müneccim değilim ama tarih gösteriyor ve Akın Gürlek yargılanacak diyorum. Bu tavrınızı devam ettirirseniz siz de yargılanırsınız.

Sibel 19 Aralık’tan, Gökhan 25 Aralık’tan beri aç. Neden? Çünkü adalet istiyorlar, teslim olmuyorlar, umut oluyorlar. Aynı Ebru, Helin, İbrahim, Mustafa gibi. Sibel ve Gökhan için herkesin yapabileceği bir şey var. Biz tutsaklar dönüşümlü açlık grevi içindeyiz.

Biz faşizm ile halk arasında barikat olunması gerektiğini biliyorduk, teslim olmadık teslim olmayacağız. Ebrumuz adalete çok inanırdı Ebrumuzun yarattığı zafer umut oldu. Bugünlerin zalimleri tarihte yerini alacak Ebrumuz ise tarihte adalet olarak yerini alacak.

Size de tavsiyem geçmiş yıllardaki hakimlerin savcıların yaptıklarına bakın istiklal mahkemelerindekileri kim biliyor? Seyit Rıza’yı herkes biliyor, yargılayanlar değil yargılananlar tarihin ak sayfasında yerini alıyor.

Benim başıma bu gelmez sanılıyorsa Nuh Mete Yükselê bakın. Dönemin en ünlü savcısıydı kendisi avukat oldu baro genel kurulunda gencecik avukatlar kıçına tekmeyi basarak kovdular onu.

Günübirlik, dönemsel düşünmeyin. Halkın Hukuk Bürosu 33 yıllık bürodur. Neler gördü, biz hala ayaktayız. Çünkü biz adaletin doğru tarafındayız, halkın avukatıyız arkadaşlarımızı tahliye ediniz.

Barış Yarkadaş on Twitter: "Çağdaş Hukukçular Derneği Bşk. Selçuk Kozağaçlı,  mahkeme salonunda çıkan tartışma sırasında kelepçeleniyor. Belli ki  etrafına etten duvar örülen Kozağaçlı ve arkadaşlarının SEGBİS direnişine  misilleme yapılıyor! Jandarmanın ...

÷

Selçuk KOZAĞAÇLI: “Biz hapisle, jandarma dayağıyla, polis dayağıyla terbiye olmayız.”

Bizi bu celse yalnız bırakmayan meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Avukatken ben de kelimeleri seçmeye çalışırdım, şimdi sanığım.
Ben açık anlatacağım şimdi size.
Dijitalleri siz yazmasanız ben Hollanda’ya yazar getiririm onları, bundan kaçış yok. Bu dijital belge bu dosyadaki delilleri barındırmıyor, ben biliyorum. Siz o kadar emin olmayın bu buldum dediğiniz şeyden.
Bu olayların kumpas olduğunu gösterir bir soruşturma-kovuşturma gösteremezseniz bu davadaki işini kabul ederim demişsiniz. Ramazan Akyürek’in el attığı her işi reddedemez durumdasınız. Savcı Ramazan’ın hangi işini sevmiyorsa onu kabul etmeyeceksiniz. Savcının Ramazan’ın bizimle ilgili işiyle bir derdi yok. Savcı kendisi de olsa aynı işi yapar. Şimdi emniyette tırnaklarına basmıyorlar mı insanların avukatlar hakkında ifade ver diye.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde benim soruşturmamın açılma biçimini kumpas olarak ortaya çıkaran bir dava var. Biz daha ne anlatalım size? İtirafçı olan ve TEM’in kadrolu avukatı olan Süleyman Taşbaş TEM’de kişilerin ifadesine girmeden imza attığını ve para aldığını açıkça beyan etti. Süleyman hükümlü ve avukatlıktan atıldı. Adem Özcan zaten bildiğiniz gibi.
Tüm tanıklar birçok dosyada eğitilip tanık oldular. Ramazanın sevdiğiniz işleri aynen devam ama sevmediğiniz işlerine dava açıyorsunuz. Hrant DİNK davasında da Ramazan var, çok seviliyor o zaman. Ben size şunu demiyorum, bir dönemin Fethullahçı polisleri vardı aman bunların yaptıklarını ciddiye almayın. Şunu diyorum, benim hakkımda dava açıldığı zamanın kumpasını anlatıyorum 33 ACM dosyası büromuz hakkındaki kumpası anlatıyor. Emniyete naylon avukat çağırıyor, Süleyman gibilerini. Ben olduğumda yalan söyletemeyecek, işkence yapamayacak. Bize diyorsunuz ki siz de müşteki olun soruşturma açtırın. Adem Özcanın yaptığı işi söyleyin savcılığa bakalım sizi ciddiye alacaklar mı?
Ben çok verdim beni ciddiye almadılar. Siz şikayet edin açtırın soruşturma. Ben tutuklulukta babamı kaybettim, eşimin annesi bir rahatsızlık geçiriyor. Kuyruğu dik tuttuğumuz için acımız yok sanmayın.
Biz şunu söylüyoruz; biz hapisle, jandarma dayağıyla, polis dayağıyla terbiye olmayız. Biz açlıkla terbiye olmayız, Ebrumuzu kaybettik bu dosyada. Derseniz ki seni 2 tane heyet tahliye etmiş. Onlar da sulh hukuk hakimliğine sürülmüş, ben nasıl edeyim?

Sosyal ağlarda paylaşın