GÖKHAN YILDIRIM ASILSIZ VE UYDURMA İDDİALARLA, SOYUT GEREKÇELERLE TUTUKLATILMIŞTIR! ADİL YARGILANMA HAKKIMIZI VE GÖKHAN YILDIRIM’A ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ!

Ölüm Orucu Direnişçileri İleri Kızılaltun ve Sibel Balaç’ın tutuklanması ile ilgili acıklamasını yayımlıyoruz…

Gökhan Yıldırım, 22 Kasım 2022 tarihinde diş çekimi için gittiği hastane dönüşünde, kaldığı evin bulunduğu sokağın girişinde bir sivil polis ekibinin saldırısına uğramış ve bu ekip tarafından gözaltına alınmıştır. Aynı gün ve birkaç saat sonra da tutuklanmış, Silivri Kapalı Hapishanesi’ne götürülmüştür.

Gökhan için daha önce verilen ve hem tıbbi açıdan hem de hukuki açıdan geçerliliğini koruyan ATK kararı hiçe sayılmış ve yine daha önce verilen “infaz erteleme kararı” kaldırılmıştır. Bu karar kuşkusuz ki siyasidir. Karara imza atan Tekirdağ ilgili savcılığı bu siyasi kararın yasal kılıfını hazırlama işiyle görevlendirilmiştir. Esas olarak, karar ölüm orucu direnişi ve zafere karşı, adil yargılanma hakkı ve diğer haklarımız için verilen mücadeleye karşı ve en genelde halka karşı alınan faşizmin bir saldırı kararıdır.

Ölüm orucu direnişi, daha ilk günden adil yargılanma hakkı ve hapishanelerdeki sohbet hakkı,  kitap yayın hakkı gibi haklı talepleri; hasta tutsaklar sorununu nedenleriyle birlikte tartıştırmış, bu hak gaspları ve sorunlar nezdinde AKP faşizmini teşhir etmiş ve dahası direniş etrafında gelişen mücadele ile iktidarın dayattığı pasifizmi bir kez daha kırmış, direnilebilineceğini ve kazanılabilineceğini göstermiştir. Siyasi zafer kazanılmış ve siyasi zaferin somut-pratik karşılıkları da yaratılmaya başlanmıştır. AKP faşizminin saldırı nedeni esas olarak budur. Yenildiler ve zafer karşısında tahammülsüzler, hazımsızlar. Daha da önemlisi siyasi zaferin halkla daha fazla buluşmasını, halkın mücadelesine güç vermesini, ön açıcı olmasını engellemeye çalışıyorlar.

Gökhan Yıldırım’ın hukuksuzca ve de zorbaca tutuklatılması işte bu nedenledir. Her direnişimiz ve her zaferimiz, devrimcilerin ağzından çıkan tek bir cümle ve tek bir görüntümüz dahi yönetememe krizlerini büyütmektedir. Bu nedenle saldırganlıkları artmakta, bu nedenle çok kere yaptıkları gibi komplo davalara sarılmaktadırlar.

Gökhan Yıldırım’ı yeniden tutuklatmak, “infaz erteleme kararı”nı kaldırtmak için bir komplo hazırlamışlardır. Asılsız ve yalan iddialar, soyut ve uydurma gerekçeler dışında ellerinde hiçbir şey yoktur. Gökhan için “kaçma şüphesi”, “örgüt yönetimine bilgi verdiği”, bunlarla ilgili “polise istihbarat geldiği” yalanlarına sarılmışlardır.

O Halde Cevap Verelim…

Hangi Kaçma Şüphesi?

1-)Gökhan 255 gün ölüm orucu yaparak zafer kazanmış, bunun bir sonucu olarak tahliye edilmiş ve 256. günde direnişe ara vermiştir. O günden bu yana polis Gökhan’ı 7/24 izlemektedir. Gittiği her yere onunla birlikte gitmekte, kaldığı evin önünde en az bir zırhlı ve bir sivil araç ile polis beklemektedir. 

2-)Gökhan tahliye olduğu andan itibaren halkın içinde ve kamuoyu önünde biridir. Sürekli olarak sosyal medya ve yazılı-görsel ve internet basınında açıklamaları, röportajları yayınlanmaktadır. Sürekli olarak ailesi, arkadaşları, doktorları, avukatları, basın ile telefonla görüşmektedir.

3-)Gideceği yerleri dahi, kaldığı zafer evine ziyarete gelenler mağdur olmasın diye önden duyurmuştur.

4-)Tedavisi devam etmektedir. Düzenli olarak doktor randevularına gitmektedir.

5-)Sağlık sorunları devam etmekte, gittiği her yere en az 2 kişi gitmektedir. Ağrıları sürmektedir. Kas oluşumu tamamlanmamış, yürüme bozukluğu sürmektedir.

6-)Devam eden mahkemelerini takip etmektedir.

7-) Sabit ikametgâhı mevcuttur…

Hangi Örgütün Yönetimine Hangi Bilgileri Vermiş ve de Nasıl?

1-)Bu asılsız ve yalan iddia doğal olarak soyuttur. Kanıttan yoksundur, çünkü uydurmadır. Açıklanmalıdır: Ne bilgisi?  Kime?  Ve nasıl? Bunlara cevap veremezler, veremiyorlar. Çünkü yoktur böyle bir şey. Gökhan yoldaşlarıyla, devrimci-demokrat kurum ve kuruluşlarla, ailesiyle, halkıyla iç içe tedavisini, yaşamını ve mücadelesini sürdürmüştür.

2-)İstihbarattan bahsedilmektedir. Söz konusu olan teknik anlamda da bir istihbarat değil, siyasi bir komplo tutuklaması için siyasi polisin ürettiği yalan ve asılsız bilgidir. Klasik terör demagojisine de devam edilmektedir.

Bu kadar kısa ve özet cevaplarla dahi bu tutuklamaya “gerekçe” olarak üretilenlerin asılsızlığı, yalan oluşu görülmektedir.

Gökhan’ın 6 Şubat’ta ATK muayene randevusu vardı. Tekirdağ ilgili savcılığı yeni bir ATK muayenesi ve dolayısıyla yeni bir sağlık raporu olmadan mevcut “infaz erteleme kararı”nı kaldırarak hukuksuz bir karara imza atmıştır. ATK’nın raporu dikkate alınarak verilen bir “infaz durdurma kararı” siyasi olarak ve de asılsız polis iddiaları ile kaldırılmıştır. Bunun yasal bir izahı dahi yoktur. Söz konusu olan yaptık-oldu zorbalığıdır.

6 ay bir devrimcinin, zafer kazanmış bir devrimci iradenin, halkın içinde olmasına dayanamayacak kadar güçsüzler. Bu devrimci iradenin ağzından çıkan tek bir cümle, bu devrimci iradenin dışarıda aldığı tek bir nefes dahi onlar için sorundur.

Çünkü konuşan, nefes alan, halkla buluşan zaferdir. Ve zafer halkla buluştuğu oranda büyümekte, halkın mücadelesine güç vermektedir. Ne yaparlarsa yapsınlar bunu engelleyemeyecekler. Çünkü direnişi zafere taşıyan kolektif devrimci irade ve halk dışarıdadır ve Gökhan da bir Özgür Tutsak olarak, hala ve daima, mücadelesi ile dışarıdadır.

Gökhan Yıldırım’ın tutuklanması adil yargılanma hakkımıza yönelik yeni bir saldırıdır. Yukarıda somut olarak da madde madde anlatmaya çalıştığımız gibi, hukuksuzca tutuklanmıştır. Delilsiz, kanıtsız, polis iddiasına dayanarak gerçekleştirilen sayısız tutuklama kararından biri de bu olmuştur.

Sonuç olarak;

-Gökhan Yıldırım’ın tutuklanması, ADİL YARGILANMA TALEBİMİZİN VE MÜCADELEMİZİN HAKLILIĞINI, ZORUNLULUĞUNU VE DE ACİLİYETİNİ BİR KEZ DAHA GÖSTERMİŞTİR.

-Bu talep ve mücadele tüm halkımızındır. Ve hep birlikte mücadele ile kazanımlar yaratmaya devam edeceğiz.

-ATK raporu ve verilen “infaz erteleme kararı” yeniden esas alınmalıdır. Bu kararı kaldıran son hukuksuz karar iptal edilmelidir.

GÖKHAN YILDIRIM’A ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ!

24.11.2022

Ölüm Orucu Direnişçileri

İleri Kızılaltun

Sibel Balaç

Sosyal ağlarda paylaşın