CHP’li Çeviköz: “Bizim Kampımız Amerika’nın Kampıdır” CHP’NİN NATO-ABD SADAKATI

Cuntaların ilk açıklamalarının klasik cümlelerinden biri de şudur:
“Nato’ya, Cento’ya, ikili anlaşmalara sadığız”.
Yönetime el koyan cuntalar açısından bu cümle, emperyalizme sadakatlarını açıklama cümlesidir. Bu açıklamayla “Aman -derler-, bir yanlış anlama olmasın; emperyalizmin kulu kölesi olmaya devam edeceğiz.”
CHP de bunu çok sık yapan bir partidir. Hakkında “solcu” oldukları doğrultusunda rivayetler çoğaldığında, veya parti içinden biri
eskaza emperyalizmi rahatsız edecek bir açıklama yaptığında, CHP yönetimi hemen emperyalizme, emperyalizmin kurumlarına, Avrupa ve Amerika’ya sadakatını açıklar. İktidar olmanın yolunun “emperyalizme sadakat” olduğunu bildiğinden, her vesileyle ABD’ye, AB’ye, NATO’ya güvence verecek açıklamalar yapar.

S-400 füzelerinin alınmasıyla ilgili CHP açıklaması, CHP’nin niteliği konusunda kafasında karışıklık olanlara, CHP’nin ne olduğunu ve ne olmadığını gösteren bir açıklama oldu.
CHP Dış Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, bugün S-400 ve Patriotlara ilişkin yaptığı açıklamada şöyle dedi:
“NATO Türkiye’nin güvenliği için olmazsa olmaz. S-400 alınmamalıydı…
Türkiye’nin ulusal güvenliği, kendi ulusal güvenlik stratejisine ve NATO üyeliğine dayalıdır… Dolayısıyla bunlar Türkiye’nin güvenliği ile ilgili olmazsa olmazlar ve önemli unsurlardır. … Türkiye’nin bir NATO üyesi ülke olduğunu unutmamak gerekir. Eğer Türkiye NATO yükümlülükleriyle uyumlu olmayan bir takım silah tercihleri yapmaya devam
ederse bunun Türkiye’nin güvenliği açısından fevkalade ciddi ve çok olumsuz yansımaları olacağından endişe duyuyoruz.”
Görüldüğü gibi, çok derin endişeler içinde CHP.
NATO dışından bir yerden silah aldık diye panik halindeler.
CHP’ye göre “NATO, TÜRKİYE’NİN GÜVENLİĞİ İÇİN OLMAZSA OLMAZ”… Peki CHP’ye soralım; bugüne kadar NATO, bu ülkeyi, bu halkı hangi tehlikeden kurtardı? Neye karşı güvenliğimizi aldı?


CHP: “Bizim kampımız Amerikanın kampıdır”


CHP’nin Patriotların alınıp alınamaması konusundaki yaklaşımı da çok çarpıcıdır.
Şöyle diyor Ünal Çeviköz:
“Türkiye’nin Patriotları almak isteyip de  ABD’nin Patriotları Türkiye’ye vermediği doğru değil. Türkiye’nin Patriotları alımla ilgili öne sürdüğü şartlar ABD tarafından kabul edilmemiştir. Bu şartlar kabul edilmedi diye patriotları almaktan vazgeçmek yerine bu şartları tekrardan gözden geçirmek … gerekirdi.”
Çeviköz diyor ki, biz bir yeni-sömürgeyiz, ABD şartlarımızı kabul etmediyse, hemen gözden geçirip emperyalist efendimizin kabul edebileceği hale getirmeliydik.
Çok açık ve net.
Ancak, emperyalizmin kulu kölesi olmayı içselleştirmiş bir politikacı böyle konuşur. Sonra devam ediyor Çeviköz ve soruna hangi açıdan baktığını çok daha net olarak ortaya koyuyor:
“Türkiye bunu başaramadıysa bunun karşılığı karşı kamptan olan bir ülkenin üretmiş olduğu silahı almak olmamalıdır. Bizim dile getirdiğimiz buydu”.
Çeviköz diyor ki, bizim kampımız Amerika!


CHP Amerikancı. Peki AKP Rusyacı Mı?

Çeviköz’ün açıklamasının değerlendirmesine devam edeceğiz. Ama araya girip meselenin bir başka yönüne ilişkin de bir not düşelim.
S-400’lere ilişkin egemen sınıf kesimindeki tartışma, Amerikancılar ve Anti-Amerikancılar tartışması değildir. En başta, Rusya’dan S-400 alma kararının sahibi olan AKP ve Tayyip Erdoğan’ın, anti-Amerikancılıkla uzaktan yakından ilgileri yoktur. AKP-Tayyip Erdoğan, emperyalistlerle ilişkilerinde bazı özgül koşulları değerlendirip pazarlıklar yaparak kendi
iktidarını sağlamlaştırma peşindedir. Pazarlık kızıştırıp kendi manevra alanını genişletmeye çalışmaktadır. Bu silah alımının bunun ötesinde bir ideolojik, politik içeriği yoktur. Buna böyle bir içerik yüklemeye çalışanlar, emperyalizm, işbirlikçilik, yeni-sömürgecilik, Türkiye’nin emperyalizme bağımlılığı ve buna bağlı tüm konularda tam bir
bilgisizlik veya siyasi körlük içindedirler.
Şimdi tekrar konumuza, CHP’ye dönelim:
Soralım:
Bu CHP Solcu, İlerici Olabilir Mi?
Solculuğun, ilericiliğin en temel iki kıstası vardır:
Faşizme ve emperyalizme karşı olmak.
Başka deyişle, anti-faşist, anti-emperyalist olmak.
CHP’de bu ikisi de yoktur.
Birincisi:
CHP, hiçbir dönem faşist politikaları, faşizmin kurumlaşmasını sorgulayan, eleştiren bir parti olmamıştır.
Örneğin,ülkemizdeki faşizmin en temel göstergelerinden biri olan “Terör yasaları”, CHP’nin de her zaman canı gönülden desteklediği yasalar olmuştur. 19 Aralık Katliamı, F Tipi hapishaneler gibi, faşizmin en belirleyici uygulamaları, CHP tarafından desteklenmiştir.
İkincisi: CHP, hiçbir dönem, emperyalize karşı çıkmamış, emperyalizme bağımlılığı, yeni-sömürgeciliği sorgulamamıştır. CHP’nin “kemalizminde”, “Atatürkçülüğünde” anti-emperyalizm yoktur. ABD’ye karşı değildir. Dünyanın emperyalistler tarafından paylaşılması ve yönetilmesine karşı değildir.
CHP Dış Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, net açıklamalarla
bunu bizlere bir kez daha göstermiştir.

Sosyal ağlarda paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.