Beşli Çete: Ülkemizi Kemiren, Soyan Holdingler

Özel Haber

Türkiye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerini çalan ve AKP iktidarı ile aldıkları ihalelerle halkımızı sömüren “Beşli Çete” olarak bilinen iş adamları kimlerdir?
Hangi şirketlerdir?
Faşist AKP iktidarına yakınlar, bu holdingler dev ihaleler alıyorlar. “Beşli Çete”, iktidarın gözbebeği beş patron. AKP iktidarıyla katlanarak büyüyen servetleri… peki bu servetini kat kat büyüten şirketler Erdoğan rejimi için neden bu kadar önemli? Faşist AKP hükümeti, “Beşli Çete” ile işbirliği yaparak, ülkenin kaynaklarını bu şirketlere aktarıp, halktan topladıkları vergilerle finanse edilen projelerde olmayan şey şeffaflık ve hesap verebilirlik. Bu süreçte, ihaleler çoğunlukla , doğrudan temin yoluyla veya belirli şirketlerin avantaj sağlayacağı şartnamelerle gerçekleşmiş, yani kendi yandaşlarına aktarılmıştır.

Cengiz, Limak, Kalyon, Kolin ve MNG.
Ülkemizi sömüren ve faşist AKP ile birlikte servetlerine servet katan, halkımızın değerlerini çalan bu şirketler hem kendilerini hem AKP’lileri zengin ediyor. Devlet ihalelerini bir şekilde alan bu holdinglerin ortak noktaları faşist AKP ile ve Recep Tayyip Erdoğan ile yakınlıkları. Aynı zamanda 2010’lu yıllar boyunca Türkiye’nin en büyük ihalelerinin müdavimi olmaları ve yolsuzluk iddialarının merkezinde yer almaları. Beş şirket, İstanbul Havalimanı’ndan Çanakkale Köprüsü’ne, Kuzey Marmara Otoyolu’ndan elektrik dağıtım şirketlerine aldıkları çok sayıda yap-işlet-devret modelli dev ihaleler. Biri bana ikisi sana mantığıyla hem kendilerinin cepleri doluyor hem AKP ve Erdoğan Ailesi zenginleşiyor. 10 bin Türk lirasını emekliye çok gören AKP faşizmi bu beşli çeteye halkın trilyonlarını aktarıyor. Tabii ki bunu onları sevdikleri için yapmıyorlar, aynı zamanda havuza düşen paradan Erdoğan ailesi de nemalanıyor.

Holdingler çete gibi çalışıyor.

Mehmet Cengiz, Nihat Özdemir, Orhan Cemal Kalyoncu, Celal Koloğlu ve Adnan Çebi. Türkiye’nin en zengin 100 insanı arasında yer almalarının yanı sıra, 2013’te Fethullahçı polis ve yargı mensuplarınca organize edilen 17-25 Aralık operasyonda açığa çıkmıştı:Binali Yıldırım eli ile AKP’nin kurduğu havuz marifetiyle el konulan ATV-Sabah grubu ve Doğan Grubu AKP’ye hizmet edecek şekilde dizayn edildi. Bu havuza en fazla para aktaran bu 5’li çete olmuştu. Bu paraların mükafatını daha sonra alacakları ihalelerle alacaklardı. Bu mükafatı Mehmet Cengiz -yine ses kayıtlarında açığa çıkmıştı ki- “milletin …na koyacağız” diyerek dile getirmişti.

Beşli çetenin biri olan Mehmet Cengiz, 1980’de kardeşi Ekrem Cengiz ile birlikte kurduğu Cengiz İnşaat ile altyapı çalışmalarına başladı. 1990’larda turizm sektörüne atılarak devam etti. Anavatan Partisi’ne (ANAP) yakınlığı ile bilindiği bu dönemde Antalya’da açtığı La Jardin Resort ve Sungate Port Royal (2007’de 450 milyon dolara sattı) gibi lüks otellerin yanı sıra Çamlıhemşin-Ayder Ilıcası Yolu, İzmir şehiriçi telefon şebekesi gibi yerel projelere girdi. Cengiz’in şöhreti, AKP’nin iktidara gelişiyle devletten aldığı teşvikler ve servetiyle birlikte artmaya başladı, sahibi olduğu Cengiz Holding, 2010’lu yıllara gelindiğinde Türkiye’nin en büyük proje ve ihalelerinde görüneni oldu. Çünkü her şey ortaktı, iktidarı ayakta tutmanın tek yolu sıcak para akışını sağlayabilmekti.

Faşist AKP hükümeti bir olan şirketi beşleyerek sıcak para akışını daha da büyüttü ve Cengiz Holding, 2010’lu yıllarda Limak Holding, Kalyon Holding, Kolin Holding ve Makyol Holding ile birlikte oluşturduğu ortak havuz ile aldıkları ihalelerle, Türkiye’nin en büyük ve en tartışmalı şirketlerinden biri haline geldi. Şirket, yap-işlet-devret modeli ile aldığı projeler, sözleşmelerle hazine garantisi altına aldığı gelirler, inşaatlardaki iş güvenliği ve çalışma koşullarının yetersizliği, projelerle çevreye verdiği zararlar gibi konularla sık sık gündeme gelmesine rağmen ceplerini doldurmaya ve Erdoğan rejimi sayesinde dokunulmazlık zırhı ile ülkemizi sömürmeye devam ediyorlar.

Sistem nasıl çalışıyor?

Dünya Bankası’nın yayınladığı listede Türkiye ve dünya genelinde en fazla ihale alan holdingler arasında gösterilen bu beşli çete, dünyada ilk 10 sıralamasına giriyor. Peki, bu şirketler nasıl böyle dünya çapında ‘başarılı’ olabiliyor? İşte bütün mesele burada başlıyor. Bu çete holdingleri AKP sayesinde garantili ihaleler alıyor. Eskiden yap-işlet-devret modeli zenginliklerine zenginlik katan bu beşli çete, AKP faşizmi sayesinde hazine garantili ihaleleri almaya başladı ve bu durumla birlikte önlenemez bir yükselişe geçtiler. Peki, sistem nasıl çalışıyor?

Örneğin, İstanbul Havalimanı. Bu havalimanını yapan firmalara yolcu garantili sözleşmeler veriliyor. Ve bu garantiler her yıl artarken, 10 yıl içinde 130 milyon yolcu garantisi veriliyor. Devlet ise eğer bu yolcular gelmezse, eksikleri tamamlama sözü veriyor. Dolayısıyla, bu kadar yolcu gelmediği için devlet, abone olmuş gibi bu çetelere halkımızın parasını aktarıyor. Bu durum hastane ve köprüler için de geçerli; hastanelere garanti verilen sayıda hasta gelmediğinde veya köprüden garanti verilen sayıda araç geçmediğinde oluşan açığı devlet karşılıyor. Tabii ki halkı çok gördükleri halkın parasından. Ayrıca garanti verilen rakamları bilerek yüksek tutuyorlar.
Burada önemli nokta: Ödenen paralar daha sonra şirketler tarafından AKP’ye yakın dernek ve kuruluşlara bağış adı altında geri dönüyor. Buna en bariz örneklerden birisi ise Erdoğan’ın oğlu olan Bilal Erdoğan’ın yöneticisi olduğu okçuluk vakfıdır. Bu iş adamları bu derneğe trilyonlar aktararak sözde ülkemizde okçuluğu sevdirmek adı altında AKP’ye sıcak para aktarıyorlar. Aynı zamanda paralar cemaatlere ve tarikatlara yönlendirilerek, tarikat ve cemaatlerin birer şirket/ holding olma özelliği kazandırılıyor. Yani tanrıya giden yol, kuranda değilde paradan geçmiş oluyor. İhalelerde dönen para milyar dolarlarla ifade ediliyor. Devlet hastane ve köprüler için hem giriş içinde ödeme yapıyor hem de gelmeyenler için ödeme yapıyor. Böylelikle, AKP iktidarda düşse bile yapılan 20-30 yıllık sözleşmeler dolayısıyla AKP’nin kasasına yıllarca halkımızın paraları onların kazançlarına akacak. Bu işin kilit isim ise Mehmet Cengiz’dir. Mehmet Cengiz aynı zamanda Erdoğan’ın gelecek dönem gizli kasalarından da birisidir. Yani, devlet kendi eliyle holdingler ve cemaatler sayesinde para aklamış oluyor.

Bu holding çetelerin mal varlıkları ne kadar dır ?

“Beşli çeteler” olarak bilinen şirketler grubu, Türkiye’de kamu ihalelerinin büyük bir kısmını alan Cengiz Holding, Limak, Kalyon, Kolin ve Makyol’dan oluşmaktadır. Bu şirketler, Faşist AKP hükümeti döneminde özellikle büyük altyapı projelerinde alarak, servetlerini büyütmüştür işte aldıkları ihaleler.

Cengiz Holding:

İstanbul Havalimanı: 58 milyar 890 milyon TL
İstanbul Avrupa Yakası Boğaziçi Elektrik Dağıtım: 3 milyar 626 milyon TL
Kuzey Marmara Otoyolu: 13 milyar 600 milyon TL
Gayrettepe–İstanbul Metrosu: 4 milyar 845 milyon TL
Ankara–İstanbul Hızlı Tren 2. Etap: 1 milyar TL
Limak:

İstanbul Havalimanı: 58 milyar 890 milyon TL
Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu: 10 milyar 354 milyon 576 bin TL
Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı: 37,5 milyon dolar
Çetin Barajı ve HES: 2 milyar 100 milyon TL
Sabiha Gökçen Havalimanı: 2 milyar 962 milyon TL
Kalyon:

İstanbul Havalimanı: 58 milyar 890 milyon TL
KKTC Deniz Geçişi İsale Hattı: 483 milyon TL
Kuzey Marmara Otoyolu: 13 milyar 600 milyon TL
Gayrettepe 3. Havalimanı Metrosu: 4 milyar 845 milyon TL
Kirazlı-Halkalı Metrosu: 2 milyar 414 milyon TL
Başakşehir Stadyumu: 134 milyon 949 bin TL
Taksim Meydanı Düzenleme İnşaatı: 51 milyon 555 bin TL
Makyol:

Osmangazi Köprüsü: 1,2 milyar dolar (konsorsiyum)
Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu: 10 milyar 51 milyon TL
Ovit Tüneli: 1,5 milyar TL
Sabiha Gökçen Havalimanı Gelişim Projesi: 1,3 milyar TL
Kolin:

Yeni Havalimanı–Halkalı Metro Hattı: 4,3 milyar TL
Soma Kolin Termik Santrali: 1 milyar 780 milyon TL
Kuzey Marmara Otoyolu: 13 milyar 600 milyon TL (konsorsiyum)
Ankara Hızlı Tren Garı: 280 milyon 875 bin TL

Bu adaletsizliğe karşı halkın adaleti er ya da geç tecelli edecektir. Ülkemizde halkımızın özellikle son yıllarda yaşadığı açlığın ve yoksulluğun temelinde, bu ve benzeri çeteleren ülke kaynakların peşkeş çekilmesi vardır. Bu gözü doymak bilmez çetelerin ortağı faşist AKP iktidarıdır. Her istediklerini yapan bu şirketler işledikleri suçlar da cezasız kalıyor. Ama tarih hiç bir suçu unutmaz, halk çocukları bir şekilde hesap sormuştur ve soracaktır. Sabancılar da ülke kaynaklarını talan eden tekellerin başında gelir ve benzer mekanizmanın içerisindedir. Ulaşılmaz sanılanlara ve kendilerine büyük bir şok yaratarak ve kendilerini en güvende hissettikleri yerde halkın adaleti ulaşmıştır.
Bu halk adaletsiz kalmaz, kendi adaletini yapar.
GHA

Sosyal ağlarda paylaşın