Kendi iradeleriyle direnen, kendi iradeleriyle açlığın koynunda en haklı ve meşru taleplerini dile getiren tutsaklara zorla müdahale etmek, tıp açısından da yanlıştır, gayri-meşrudur. Doktorların zulüm düzeninin aracı olmasıdır.
Türkiye’de bugüne kadar -Ankara Numune Hastahanesi’nin belli doktorları gibi- bu zorla müdahalenin aleti olan doktorlor da çıktı, zorla müdahalede bulunmayı reddeden doktorlar da.
Biliniyor ki, “zorla müdahale”, tutsakları kurtarmak değildir. Tersine, tutsakları bile bile sakat bırakmaktır. Onları yaşayan ölüler haline çevirmektir. Bunun yüzlerce örneği yaşandı direnişlerde.
Tutsak yakınları, halkın avukatları, üç direnişçinin sevkedildiği Antalya Şehir Hastahanesi doktorlarına seslenerek, zorla müdahaleye alet olmamalarını istediler. Açıklamalarda şöyle denildi:
“TUTSAKLARIN KAÇIRILDIĞI HASTANE ANTALYA ŞEHİR HASTANESİ DOKTORLARINI DA UYARIYORUZ.
HİPOKRAT YEMİNİNİZE UYUN.
KENDİ İRADELERİ İLE DİRENEN TUTSAKLARA ZORLA MÜDAHALE ETMEYİN, İŞKENCECİ OLMAYIN. FAŞİZMİN KULLANDIĞI
APARATLARI OLMAYIN.
ZORLA MÜDAHALE İŞKENCESİNE SON VERİN.
ZORLA MÜDAHALE İŞKENCEDİR, KATLİAMDIR.”
