Almanya Halk Cephesi: Kızıldere’den Çağlayan’a Devrime Yürüyoruz!

Almanya Halk Cephesi, 30 Mart’a dair bir açıklama yayınladı.
30 Mart 16-17 Nisan etkinliklerinin yapılacağı Avrupa’da konuyla ilgili Almanya Halk Cephesi’nin yayınladığı açıklamada”Yeni yollar bularak, yeni yollar inşa ederek, daha da ustalaşarak düşmanı yaptıklarına pişman edeceğiz. Halkımıza söz olsun adaleti öbür dünyaya bırakmayacağız!” ifadelerine yer verildi.
Açıklamanın tam metnini yayınlıyoruz.

Kızıldere’ye ağıtlarımızla başlıyoruz,

“Oy dere Kızıldere Böyle akışın nere” diye başlar.

Bu akış, başladığı günden bu güne DEVRİM’E doğru ilerler.

İhtilalin yolunda Kızıldere hep kıpkırmızı aktı. Kanla yıkandı umutlarımız, geleceğimiz, türkülerimiz. Halkın, şehitlerimizin kanı yeniden aynı nehirde buluştu. Bu nehir 30 Mart 1972’den 30 Mart 1995’e, kimi zaman Çağlayanlar’da, 12 Temmuz 1991’de Niyazilerimiz, 17 Nisan 1992’de Çiftehavuzlar’da dalgalanan bayraklarımız, Sabolar gibi…

Dersim, Malatya, Ege, Karadeniz, Toros Dağları’nda silah çeken Şahanlar gibi…

Adını kanla duvarlara yazan şehitlerimiz gibi…

Hapishanelerde üçer beşer, yüzer ölüme yürüyen tutsaklarımız gibi…

On binlerce kişi sokaklara akıp isyan eden, ayağa kalkan halklarımız gibi…

Çağlayanlar’da Şafak, Bahtiyar, Emrah, Pınar gibi…

Zulmün kalesine tek başına giren Elif Sultan, Alişanlar gibi…

Meriç’ten Anadolu’ya kavuşurken düşen Harika, Burak, Erdoğan, Özkan gibi…

Gözlerini kapattığı güne kadar görevlerini başında olan yüreği sadece devrim için atan dayımız gibi…

Bin kere tekrarlasak eksik kalacak kahramanlarımızın emeği, canı, kanı var bu kavgada.

Düşmanımız ezeli, hesabımız evveli ama mutlak sorulacak, asla eskimeyecek davamız her yeni düşen can da daha büyük bir öfke ve çelikleşen iradeyle yürüyoruz. Bazen yavaş, bazen hızlı, bazen sessiz, bazen bağıra çağıra.

Her “Yok ettik” markaları hüsrana dönüştürdük. Parçalara ayırıp un ufak ettikleri kemiklerimizin arasından, yerin yedi kat altından çıkıp Leyla olduk, yeniden Mahir olduk… Çünkü biz bu kavgada vura öle MAHİRLEŞTİK.

30 yıldır ustaca savaşıyoruz. Kulaklarımızı tıkayıp tüm solcu geçinenlere, gözümüzü geleceğe, kurtuluşa dikip bütün dünyanın yükünü alıp yürüyoruz. Tek umut, tek kurtuluşun taşıyıcısı olma onuru ve yükü bizimdir. Yükün ağırlığı kadar hesabımız var emperyalizm ve oligarşiyle…

Kan davamız var…

Mahir’lerden bugüne binlerce şehidimizin, yüzbinlerce halkımızın kanı aktı sadece bu 54 yılda. O yüzden kanımızla bir derya olur. Maden halkımız, şehitlerimiz bu kan denizinde yıkandı.

Biz düşmanın her türlü yüzünü, her ahlaksızlığını gördük, yaşadık, yaşıyoruz. Baskınlı sabahlara uyanıyor, katliamla günlerden geçiyor, işkenceli gecelere uyuyoruz. Biz düşmanı tanıyoruz. Bizi dünyadan yok etmek için yemin eden her yöntemi deneyen düşman kanımızla beslenen düşman her seferinde karşısında bir Mahir görüyor “Biz Buraya Dönmeye Değil, Ölmeye Geldik” diyen. Çünkü Kızıldere Son Değil bir başlangıçtı. Başladık, öldük, yenilmedik… Öldük, çoğaldık… Öldük, çelikleştik, öldük, ustalaştık. Yenilmezliğimizin sırrı, hedefimizde bir milim sapmadan yürümek. O yüzden şimdiden Muzafferiz bu yolda. Aklımızı düşmana kaptırmadan, hedefimizi büyüterek, umudumuzu ulaşılabilir kılarak, halkımızla birlikte getireceğiz kurtuluşu Anadolu’ya. Hadi engelleyen engellesin.

Biz yenilgilerimizden, zaferler inşa ederken, dövüşe dövüşe öğrendik. Biz zaferin belki onlarca yenilgiden geldiğini biliyoruz artık, tecrübe ettik. Yeni yollar bularak, yeni yollar inşa ederek, daha da ustalaşarak düşmanı yaptıklarına pişman edeceğiz. Halkımıza söz olsun adaleti öbür dünyaya bırakmayacağız!

Bu inanç ve kararlılıkla 30 Mart-17 Nisan günlerinde başta Mahir Çayan ve dokuz yoldaşı olmak üzere şehitlerimizi saygıyla anıyor, umudun kuruluşunu selamlıyoruz.

MAHİR HÜSEYİN ULAŞ KURTULUŞA KADAR SAVAŞ!

KIZILDERE SON DEĞİL İHTİLALİN YOLUDUR!

DEVRİM ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR!

Sosyal ağlarda paylaşın