Türkiye’nin En Uzun Süreli Siyasi Tutsaklarından Biri: Ali Osman Köse..

TAYAD’lı Aileler, bugün bir açıklama yayınlayarak Türkiye’nin en uzun süreli siyasi tutsaklarından olan Ali Osman Köse’nin akciğer kanseri olduğunu belirttiler.
TAYAD’lı Aileler, İnfaz Kanunu’nun 16. Maddesinin uygulanmasını ve Köse’nin tahliye edilmesini talep ettiler.

*

Ali Osman Köse kim?
“Ömrünü halkının özgürlüğü, vatanın bağımsızlığı için” adamış tanımını en fazla hak edenlerdendir.
Türkiye’nin en uzun süreli siyasi tutsaklarından biridir.
Üç yıllık bir arayla 43 yıldır tutsaktır.
1980 faşist cuntası döneminde 10 yıl tutsak kaldı.
1991’de tahliyesinin ardından mücadelesine kaldığı yerden devam etti.
1994’de halkın adaleti için gerçekleştirilen bir eylemden dolayı yeniden tutsak düştü ve DHKP-C davasından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. O günden bu yana da tutsak.

*

ÖZGÜR TUTSAK!

Yıllar süren tutsaklığı boyunca, bir çok hapishanede kaldı.
E Tiplerinden F Tiplerine, koğuşlardan hücrelere kadar her tür hapishaneyi tanıdı. İşkenceler gördü, 19 Aralıkları yaşadı. Ve her ne olursa olsun, nerede olursa olsun, hep direniş çizgisinde oldu. Barikat direnişlerinden açlık grevlerine, her direnişin içinde, önündeydi.
Özgür tutsaklık geleneğinin oluşmasında kanıyla teriyle yer aldı.

*

HASTA TUTSAK!

Baskı ve zulüm altında, olanaksızlıklar altında geçen uzun tutsaklık yılları, Ali Osman Köse’nin sağlığında bir çok tahribat yarattı, bir çok hastalık gelişti.
Bunların ön önemlisi, 2020 başlarında böbrek kanseri teşhisi konuldu ve bir böbreği ameliyatla alındı.
Yine uzun yıllara yayılan tecritin ve açlık grevlerinin sonucunda hafıza kaybı, denge bozukluğu yaşamaktadır. Yine uzun yılla süren tecritin bir sonucu olarak işitme kaybı, yüksek tansiyon ve dolaşım sistemi hastalıkları bulunmaktadır. Zaman zaman görüşe ancak tekerlekli sandalye ile gelip gidebilmektedir.

*

ATK

Halkın Hukuk Bürosu avukatları, mevcut sağlık durumu nedeniyle daha önce “infaz erteleme” başvuruları yaptılar. Ancak Adli Tıp Kurumu (ATK), bütün bu rahatsızlıkları ortadayken “cezaevinde kalabilir” raporu verdi. Bu raporu veren kurullarda ne bir onkolog vardı, ne de tutsağı ve avukatlarını dinlemek sözkonusuydu.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de, faşizmin Adalet Bakanlığı’nın ve Adli Tıp Kurumu’nun gerekçelerini kabul ederek yapılan başvuruyu geri çevirdi.

*

  1. MADDE!

Türkiye’de yürürlükte olan İnfaz Yasası’nın 16. Maddesi, “hapishanede tedavisi mümkün olmayan… veya hapishanede hayatını tek başına idame ettiremeyen… veya ağır kanser hastası olan tutsaklar için..”
“Ceza Tehirinin (İnfaz Ertelemesi)” uygulanmasını mümkün kılmaktadır.
Ancak Adalet Bakanlığı, hapishane idareleri ve Adli Tıp Kurumu, ortaklaşa bu hakkı ortadan kaldırmakta ve yüzlerce ağır hasta tutsağı hücrelerde, tecrit işkencesi altında tutmaya devam etmektedirler.

*

KİTAPLAR

Bir Özgür Tutsak olarak, tutsaklık yaşamı boyunca okudu, yazıp çizdi. Mektuplarıyla dışarıya umut taşıdı, bilinç taşıdı.
Bu yıllar boyunca bir çok kitap onun tarafından yazıldı, derlendi, onun imzasıyla yayınlandı.
Hatırlatmak açısından, Ali Osman Köse imzasıyla yayınlanan kitaplardan bazıları şunlardır:

  • Sol’un Tarihinde Kara Bir Leke: Sol İçi Şiddet (4 Cilt)
  • Burası Çayan & Nurtepe – Çayan:
  • Bütün Yoksul Mahalleler Bizim Olacak (Küçük Armutlu)
  • Hapishanelerde Katliam (19 – 22 Aralık 2000 Belgeler ve Tanıklar)
  • Tarihçesi ve Yaşayanların Anlatımlarıyla İşkence
  • Onbeşinde Bir Fidan: Umudun Çocuğu Berkin Elvan

*

TAYAD’lı Ailelerin hasta Özgür tutsak Ali Osman Köse için yaptıkları “tahliye” çağrısı, haklı, meşru, demokratik, insani, hukuki bir çağrıdır.
Bu hastalıklara rağmen, Ali Osman Köse’nin halen tecrit hücrelerinde tutulması, haksız, gayri-meşru, hukuksuz, keyfi, düşmanca ve faşist bir politikadır.