Moda Endüstrisinde İsraf ve Soygun! Avrupa’nın Sözde “Çözüm”ü Bu Sorunu Çözmez!

Milyonlarca insan dünyada hâlâ temiz bir tişört bulamazken, çocuklar soğuktan titrerken, moda devleri kasalarını doldurmak için tonlarca yepyeni kıyafeti kasten yakıyor, parçalıyor, çöpe gömüyor. Bu, basit bir israf değil; açıkça insanlığa ve gezegene karşı işlenen bir suçtur.

Avrupa Birliği güya bu israfa “dur” demeye kalktı. Ama göstermelik. 
AB kararına göre, Temmuz 2026’dan itibaren büyük şirketler satılmayan kullanılmamış kıyafet ve ayakkabıları yok edemeyecek. Yani yakmak, parçalamak, imha etmek yasaklanıyor. Peki bu gerçekten bir çözüm mü? Yoksa sadece göstermelik bir tiyatro mu?

Fast Fashion’ın Kanlı Gerçeği

Her yıl 100 milyar parçadan fazla giysi üretiliyor. Bunların büyük kısmı birkaç kez giyildikten sonra atılıyor. Yılda 92 milyon ton tekstil atığı ortaya çıkıyor. Her saniye bir çöp kamyonu dolusu kıyafet ya yakılıyor ya da toprağa gömülüyor. 
Bu sektör tek başına küresel karbon emisyonlarının % 8-10’unu kirletiyor, inanılmaz miktarda su ve kaynak talan ediyor.

Bir tarafta Bangladeş’te, Vietnam’da, Kamboçya’da çocuk işçiler açlık ücretiyle, 40 derece sıcakta 14 saat köle gibi çalıştırılıyor. Diğer tarafta Paris’te, Milano’da, New York’ta lüks mağazalarda sezon bitmeden indirim furyası başlıyor, markalar sezon bitmeden satılmayan malları imha etmek için özel ekipler kuruyor. Bu düpedüz insan sömürüsü ve kaynak katliamıdır.

Yeni AB Düzenlemesi Ne Getiriyor?

Avrupa Komisyonu’nun Ecodesign for Sustainable Products Regulation (ESPR), (Sürdürülebilir Ürünler İçin Ekodizayn Yönetmeliği) kapsamında aldığı karara göre 19 Temmuz 2026’dan itibaren büyük şirketler satılmayan giyim, aksesuar ve ayakkabıları yok edemeyecek. Hasarlı ürünler, hijyen gerekçeleri gibi özel durumlar hariç. Orta ölçekli şirketler için tarih 2030. Küçük işletmeler muaf tutuluyor.

Güzel laflar(!) Ama asıl mesele hâlâ ortada: Aşırı üretim devam edecek. Markalar daha az üretmek yerine fiyatları daha da şişirecek, kaliteyi düşürecek ve zararı tüketiciye yansıtacak. Fast fashion canavarı “üret, sat, at” modelini biraz yavaşlatabilir ama kökünü kazımıyor. Bu, göstermelik bir önlem olmaktan öteye geçmeyecektir.

Dünyada hâlâ yüz milyonlarca insan giyecek bulamazken, bir markanın deposunda 50 bin yeni ürünü yakması kapitalizmin alçaklığıdır, ahlaki bir rezilliktir. Avrupa emperyalizmi, emperyalist-kapitalizmin sorunlarını tabii ki çözemez, böyle bir niyete de yok. Bu soygun, yağma, israf düzeni, zaten onların düzenidir. Gerçek çözüm; kapitalizmin bu çılgın üretim çarkını durdurmak, daha doğrusu bu çarkı kırıp atmaktır. Kapitalizmin sorunlarının başka türlü çözümü yoktur.
  
Sosyal ağlarda paylaşın