İtalya…

Yılmaz Özdil, Gözcü, 17 Mart

(Yılmaz Özdil’in 17 Mart tarihli yazısını güncelliği nedeniyle paylaşıyoruz.)

İtalya… Hepimiz için ibret dolu.
Neleri yanlış yaptılar, neleri eksik yaptılar, şu anda ne yapıyorlar?
Derslerle dolu.

Virüsün salgına dönüştüğü Lombardiya bölgesi, İtalya’nın en zengin bölgesi… Dünyanın en ünlü moda markalarının merkezi Milano, Ferrari’nin üretildiği Modena, Fiat’ın üretildiği Torino, parmesanın başkenti Parma, hepsi kuzey İtalya’da yeralıyor.
Halbuki, virüs salgınının, güney İtalya’da, nispeten garibanların yaşadığı, nispeten hijyen sorununun yaşandığı Sicilya’da çıkması beklenirdi, Napoli’nin kırılması beklenirdi. Ama öyle olmadı.
Tam tersi oldu.
En zengin bölgede patladı.
Çünkü…
Bu bölgede, 20 bin euroluk çantayı, 10 bin euroluk ayakkabıyı ucuza maletmek için, Çinli işçi çalıştırılıyor, Çin kasabaları var, aileleriyle birlikte onbinlerce Çinli işçi yaşıyor. Bunlar yılbaşı tatili için ülkelerine gittiler, geri döndüler, gelirken virüs taşıdılar.
İşte bu yüzden, İtalya’nın ve hatta Avrupa’nın en zengin bölgelerinden biri olan Lombardiya’da salgın patladı.

(Türkiye’de sansürleniyor, haber yapılması engelleniyor ama, Türkiye’de maden, inşaat ve tekstil sektörlerinde 20 binden fazla Çinli işçi çalışıyor. Bunların kaçı yılbaşında Çin’e gidip geldi?)

Marcello Ugolini… İtalya’nın en tecrübeli, en güvenilir gazetecilerinden biri.
… Başlarda tıpkı Türkiye’de şu anda olduğu gibi “sokağa çıkmayın” laflarına inanmadıklarını belirterek, anlatıyor…
“Sosyal medyaya bakıyorsunuz, balkonda şarkı söyleyen İtalyanları görüyorsunuz, bomboş yolları filan görüyorsunuz, hastaneleri görmüyorsunuz!
Perde arkasında yaşananlar, yani hastanelerde yaşananlar yayınlanmadığı için, görmüyorsunuz!
Ben size gerçeği söyleyeyim…
İnsanlar komaya girerek ölmüyor, insanlar bilinci açıkken boğularak ölüyor.
Yeterli solunum cihazı yok.
Burada doktorlar mecburen insan seçiyor, yaşlılar yerine gençleri seçmek durumunda kalıyorlar, bu çok zor bir durum, doktorların psikolojisi darmadağın oluyor.
İnsanlar, tek başlarına ölüyor.
Yakınlarını son kez göremeden ölüyor.
İnsanlar cep telefonlarından görüntülü bağlanıp vedalaşıyor.
… 60 milyonluk İtalya, uyarılara kulak asmadığı için böyle oldu.”

Corona hastaneleri kuruluyor.
Roma’da sırf virüs için 1.500 yataklı hastane yaptılar, dün açıldı.
Meşhur Milano fuarı… 1.600 yataklı hastane haline getirildi.
Milano’da San Rafaele hastanesinin bahçesine iki dev çadır kuruldu, kapalı tenis kortları gibi, Corona19 hastanesi adı verildi.

Bu işin ilacı yok, aşısı yok.
Solunum cihazı gerekiyor.
İtalya’nın en büyük eksiği, işte bu cihaz.
İstersen 100.000 yatak hazırla, solunum cihazı yoksa, hikaye.
Solunum cihazı yoksa, yoğun bakım ünitelerinin, karantinaların hiçbir manası yok.

İtalya, Avrupa Birliği’nden yardım istedi.
Kimse vermedi.
Almanya, Fransa, solunum cihazını boşver, maske bile vermedi.
Güya ortaklar.
Herkes kendi derdine düştü, anlı şanlı ortaklığın maskesi düştü!
… ABD’den yardım istediler. Gelmedi.

Çin’den yardım istediler.
Wuhan’dan kalkan uçak, önceki gece Roma Havalimanı’na indi.
Çinli doktorlar, hemşireler, sağlık personeli geldi.
Hemen peşinden, yine Çin’den gelen bir kargo uçağı indi.
Bir kargo uçağı dolusu solunum cihazı ve tıbbi malzeme getirdiler.
Gözyaşlarıyla ve alkışlarla karşılandılar… Virüs Çin’den çıktı ama, şu anda İtalyan halkının en sevdiği, en saygı duyduğu millet, Çinliler.

(Türkiye’de kaç adet solunum cihazı var? Üç aydır virüs alarmı yaşanıyor, bu konuda çaba harcandı mı? İğneden ipliğe ithalat yapan, saman bile ithal eden Türkiye, solunum cihazı ithalatı yaptı mı?)

İtalya’da, sadece Lombardiya bölgesinde şu anda günlük 300 bin maske gerekiyor. Eczaneden aldığımız eften püften maskelerden değil, doktorların hemşirelerin taktığı maskelerden, her gün 300 bin adet gerekiyor. Ve, yok.

Virüsün tespit edilmesi için test yapılması gerekiyor.
Yeterli sayıda test kiti yok.
Kaç kişiye bulaştığını tespit edemezsen, karantina önlemi alabilmen de imkansızlaşıyor.

(Türkiye, dünyada en az virüs testi yapan ülkelerden biri… Neden? Türkiye’de neden parmakla gösterilecek kadar az test yapılıyor? Test kiti mi yok? Fiyatları makyajla, enflasyonu düşük göster, işsizleri makyajla, işsizliği düşük göster, test yapma, virüs az çıksın, öyle mi?)

İtalya’daki trajedi nedeniyle sadece Avrupa Birliği kavramı değil, “süper güç” algısı da değişti.
Uçak gemim var, nükleer denizaltım var, tanklarım var, bu savaşta hiçbir işe yaramıyor!
“Süper güç” olmak, çok iyi hastanelere, çok işi sağlık ekipmanlarına, yeterli sağlık personeline sahip olman anlamına geliyor.
Kendisini “süper güç” zanneden G8 üyesi İtalya, şu anda zavallılığı yaşıyor.

….

İtalya’nın bu fotoğrafı, maalesef on gün sonraki vesikalığımız olabilir.

Sosyal ağlarda paylaşın

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht.