Halkın Avukatlarının 3 Ocak Duruşması’nda TARİH YAZILIYOR…

Söz Ayşegül Çağatay’da:
“Bizim yargılamamızı bir kan davasına dönüştürdüler.”

 
Ayşegül Çağatay: Meslektaşlarımız, müvekkillerimiz hoşgeldiniz. 1 yıl önce de buradaydık, 17 avukattık. Bugün 4 avukat 1 sekreter buradayız.


 
Çağatay: Büroda bulunan herkesi gözaltına aldılar, terastaki çiçeklerimiz hariç. Onları da alabilirlerdi.Ben Yüksel Caddesi’nde gözaltına alınan çiçekleri serbest bıraktırmaya çok gittim. Bu sefer büro çalışanlarını gözaltına almakla yetindiler. 


Çağatay: İddianamede büromuzun bizi sahiplenmesini yazmışlar. Rahatsızlık duyulan bizim sahiplenilmemiz. Onların başına bir şey geldiğinde kapılarını çalan bir meslektaşları olması. Bizim meslektaşlarımız burada.


Cagatay: Siirt Şirvan’a maden katliamı ertesinde gittim. Gerekirse kazma kürek alıp çalışmalara katılalım dedim. Fakat oraya gelip vekalet ücreti tazminat toplamıyorsa kesin örgüttendir diye gözaltına alındım.


Çağatay: Bir talimat aranıyorsa ben dünyadaki tüm sosyalistlerin birbirlerinden haberi olmadan susma hakkını kullandıklarını söyleyebilirim. Dimitrov hiçbir polis evrakının altına imzasını atmadı.Babeuf idam edileceğini biliyordu tek kelime söylemedi.


Çagatay: Bizim bir önceki dosyada tutuklanmamizin sebebi iktidarın istihdam politikasına karşı çıkmamızdı. Nitekim bugün Eyt sorunu, kıdem tazminatlarinin fona devredilmesi ve işten çıkarmalar meydana geldi.


Çağatay: Bizim yargılamamizi bir kan davasına dönüstürdüler.Tutuklanan bir meslektaşımızın kızı hakkında da dava açıldı. Hatta ne hikmetse aynı mahkemede yargılama sürdürüldü. Hakim de Merve’ye, annen nerede biliyor musun, diye sordu. Bu kan davasıdır.

Sosyal ağlarda paylaşın

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht.