Düsseldorf 129ab davası görüldü

20 aydır tutuklu bulunan İhsan Cibelik, Özgül Emre ve Serkan Küpeli’nin mahkemesi görüldü.
Tutukluluklarına son verilmesi ile ilgili tüm başvuruların red edildiği mahkemede bugün Özgül Emre’nin
avukatının dijital materyallerin delil olarak kullanılamayacağı konusunda bilimsel dayanakları ile bir dilekçe okudu.


Bu davada kullanılmak istenen dijital materyallerin neden kullanılamayacağı, kullanılması için yerine getirilmesi gerekenlerin detaylıca örneklendirilerek anlatıldığı dilekçede Almanya’da bu konuda bir protokolün olmadığına vurgu yapıldı.
Dijital materyallerin ele geçirilmesinden muhafaza edilmesi ve mahkemeye sunulmasına kadar geçen süreçte yerine getirilmesi gereke protokole değinilen dilekçede Almanya’da bunların hiç birinin gerçekleştirilmediğine vurgu yapıldı.
Kesinlikle delillerin güvenilirliğini tartışılır hale getiren bu durumdan dolayı bu davada kullanılmak istenen dijitallerin delil olamayacağını savunuldu.
Savcının bu anlatılan bilimsel ve hukuki gerekçelere verebildiği tek cevap, “biz devletiz, bizim dediğimiz kabul edilecek. Sizin istediğiniz değil bizim istediğimiz olacak. Yani bu dijitaller delil olarak kullanılacak. Ne demek istiyorsunuz biz deliller üzerinde mi oynuyoruz” mealinde oldu.

Öğlen arasından sonra Özgül Emre, daha önce mahkeme heyetinin işbirliği teklifine verdiği cevap içerikli bir dilekçe okudu. Yaklaşık 2 saat süren dilekçede hiçbir işbirliğini kabul etmeyeceğinin sebeplerini anlattı. Katil faşizme ve emperyalizme karış mücadele edenlerin yaptıklarından utanacak bir şeyi olmadığını, Asıl utanması gerekenin, emperyalizm adına kendileri yargılayan Alman yargısı olduğunu faşizmin ve emperyalizmin suçlarını örneklendirerek anlattı. Devrimciliğin meşruluğunu, anti emperyalist, anti faşist mücadelenin tarihsel olarak zorunluluk olduğuna vurgu yapan Özgül Emre, asıl olarak suçlu olanın emperyalizm olduğunu örneklendirerek anlattı. Siyasi davalarda yaşananın asıl olarak komplo olduğunun altını çizdikten sonra dünya tarihinde komplo ile tutuklanan devrimcilerin davalarından örnekler verdi. Saco-Vanzetti, Dimitrov, Rosenberg’lerin davalarını anlattıktan sonra Rosenberg’in son sözleri ile dilekçesini bitirdi.

Daha sonra mahkemede bilirkişi konusu tartışıldı. Mahkeme heyetinin Türkiye’de rejimin niteliğini anlatacak, soruları yanıtlayacak bir bilirkişi getirme konusu üzerine yapılan tartışmalarda; mahkeme heyeti getirilecek bilirkişinin tarafsız hatta Türkiye’deki rejime muhalif olduğunu söyledi. Ancak avukatlar bahse konu bilirkişinin güvenilirliğinin tartışılır olmasına rağmen öneri üzerine avukatlar olarak kafa yorduklarını, öneriyi önemsediklerini ve araştırdıklarını anlattı. Buna karşılık mahkeme heyeti avukatların önerdiği bilirkişiyi hiç dikkate almamasını eleştiren avukatlara hakimin yanıtı şöyle oldu: biz sizin önerdiğiniz bilirkişiye ulaşamadık. Mezun olduğunda kullandığı mailine yazdıklarını ancak cevap alamadıklarını söylemesi üzerine avukatlar kendilerinde güncel mail adresleri olduğunu söyledi. Bunun cevaba hakimin sizde maili varsa şimdi güvenilirliği tartışılır demesi üzerine avukat; bizde maili var diye mi güvenilir değil! cevabı verdi. Haftaya kadar hangi bilirkişi olacağı üzerine görüşlerini bildireceğini söyleyerek konunun kapanmasından sonra son olarak İhsan Cibelik’in tedavisi ile ilgili bir tartışma başladı.

Hakim “BGH (eyalet yüksek mahkemesi)’nden İhsan Cibelik’in tedavi hakkının verilmemesine yapılan itiraza olumsuz cevap gelirse bir öngörünüz var mı?” diye bir soru yöneltti. Hapishane idaresinin bu konuyla ilgili bazı girişimleri olduğunu söyledikten sonra avukatların “olumsuz cevap gelirse” ne demek diye soru yöneltti. Yoksa bir öngörünüz mü var? Sizin bilip de savunmadan gizlenen bir gelişme mi var? gibi sorular yönelten savunma ile hakim heyeti arasında yaşanan tartışma duruşmanın sonuna kadar sürdü.

Ertesi gün görülmesi gereken duruşma iptal edildi ve haftaya, 23 Ocak Salı gününe ertelenen duruşma akşam 16’ya kadar sürdü.
Mahkeme çıkışında 129ab komitesi adına kısa bir açıklama yapan Lena Açıkgöz Özgül Emre’nin yaptığı konuşmaya değindi. Kısaca mahkemede yaşananlara değinen Lena Açıkgöz “direnmeye devam ediyoruz. Direne direne kazanacağız” dedi.

Sosyal ağlarda paylaşın