
Tayad’lı Ailelerin, devrimci memur hareketi önderliğindeki kamu emekçilerinin ve işçilerin yarattığı Ankara’ya yürüyüş geleneği, devam ediyor.
Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik’te çalışan işçiler, aylarca ödenmeyen ücretleri, kıdem ve ihbar tazminatları için 13 Nisan’da Ankara’ya yürümeye başladı.
Doruk Madencilik işçileri, bu yürüyüşle birlikte hakları için beşinci kez Ankara’ya yürüyor. Yürüyüş bugün 6’ncı gününde.
İşçiler günde ortalama 20-25 kilometre yürüyerek, direnişlerini, taleplerini en geniş kesimlere duyurmaya çalışıyor.
Doruk Madencilik işçileri son yıllarda aynı taleplerle defalarca eylem yaptı. İşçiler 2023’te yeraltında açlık grevine başladı, 2025’te de aylarca ödenmeyen ücretler nedeniyle Ankara’da eylem düzenledi. Buna rağmen sorun çözülmedi. İşçiler bu yürüyüşle, “oyalamaya” karşı direnişi büyütmeyi hedefliyor.
“MİLLETVEKİLLERİ ORTADA YOK!”
Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır yürüyüşte yaptığı konuşmada milletvekillerini eleştirerek şöyle dedi: “Orada 600 milletvekilinin ne işi var? Bu işçileri savunmayacaksanız, bu çiftçileri savunmayacaksanız, bu emekçileri savunmayacaksanız, yedi kat yerin altına giden madencileri savunmayacaksanız ne işiniz var sizin orada?”
Evet, oligarşinin meclisindekmi milletvekilleri ortada yoklar.
Bugüne kadar işçilerin sorunlarını çözdükleri de görülmedi zaten.
Onlar, Doruk Madencilik direnişinde olduğu gibi, “eyleme gerek yok, çözeceğiz” demekle, işçileri oyalamakla meşguller.
İşçiler ise, defalarca yaşadıkları bu oyalamalar karşısında “haklarımızı almadan bu yoldan dönmeyeceğiz.” diyorlar.
“madenci Ankara’ya varacak, kendini dosta da, düşmana da gösterecektir” diyorlar.
*

DORUK MADENCİLİK İŞÇİLERİNİN TALEPLERİ NELER?
2016’da kayyum, arkasından TMSF, 2022’de de Yıldızlar SSS Holding’e devredilen şirkette işçilerin sosyal hakları, tazminatları, ihbar süreleri ödenmedi.
Bütün hakları güya devredildi, ama devamında gasp edildi.
Şirket işçileri defalarca ücretsiz izne çıkardı.
Bazı işçiler işten çıkartıldı.
Bazı işçilerin 5 maaşı, bazılarının 6 hatta 8 maaşı verilmedi.
Çalışma koşulları ise işçilerin deyimiyle “rezalet” durumda.
*
İŞÇİLER KONUŞUYOR:
“Eski malzemelerle, dökük malzemelerle çalıştırılmaya çalışıyoruz. Evimize ekmek paramızı götüremiyoruz. Çoluğumuz çocuğumuz aç. Daha ne zamana kadar devam edeceksiniz böyle? Bu ülkeyi böyle mi yönetiyorsunuz? Bakanlıklara sesleniyorum. Böyle mi yönetiyorsunuz? Böyle mi veriyorsunuz işçinin hakkını?”
“Maaşlarımız ödenmiyor. Bu bakanlıklara, sesleniyorum. Evimize ekmek paramızı götüremiyoruz. Çoluğumuz çocuğumuz aç! Böyle mi yönetiyorsunuz? Böyle mi…”
“Burası kayyımdaydı. Önce TMSF’ye geçti. Sonra Sebahattin Yıldızlar’a satıldı. Sarı sendikalar önümüze geçtiler. 300 tane arkadaşımızı kışın ortasında kapının önüne koydular. Sen neredesin Nurettin Akçul? Arkamızdaysan gel buraya!”