Tüm ülkede emekçi direnişleri gündemde.
Halk düşmanı AKP faşizminin ipini kopardığı patron sınıfı emekçinin maaşlarını dahi vermeyecek kadar pervasızlaştı ülkemizde.
Maaş gibi en sıradan hakkı için dahi emekçiler canla dişle direnmek zorunda artık.
Maaşı için dahi direnen emekçinin karşısında polis ve jandarma yine!
Emekçi grev yapar karşısına polis çıkar,
Hakkını ister jandarma saldırır,
“Açım” diye bağırır işkenceyle gözaltına alınır,
Birikmiş maaş gibi haklarını istemek için yürümek ister polis jandarma önün keser…
AKP faşizmi patronları korumak için tüm polisini jandarmasını seferber eder, emekçilere saldırttırır.
Edirne’de ücret, mesai ve tazminat hakları için açlık grevinde olan Özşen Madencilik işçilerinin eyleminin önüne çıkan halk düşmanı polis jandarmaya seslenen işçinin sorduğu sorunun cevabı ülkemizde devlet gerçeğini gözler önüne seriyor.
Sesleniyor madenci:
6 Şubat’ı yaşayan yok mu burada? Biz oradaydık… o gün niye böyle yapmadınız, niye bütün Türkiye bizim ellerimize baktı? 4 gün sonra gittiniz oraya!!!
Evet ülkemiz faşist devleti halk için değil halka karşı örgütlenmiştir. Varlık sebebi patronlara karşı halkı korumaktır. Halkın hiçbir sorununu çözmez, bunun için örgütlenmemiştir. Bunun içindir ki afet olur devlet olmaz, deprem olur devlet gecikir, sel olur evler harab olur halk kendi yarasını kendi sarmak zorunda kalır… devlet asla yoktur. 6 Şubat gibi yüzbinlerin yıkılan binaların altında kalmasına rağmen devlet müdahale etmez. Depremin yarattığı yıkımın, katliamın sorumlusu devlet yıkımı kaldırmak, yıkım altında kalan halkı kurtarmak için dahi olsa orada olmaz, geç gelir. Onbinlerce halk bu yüzden ölür.
Ama emekçi direnişe geçerse bir bakarsınız polis jandarma önünüzde. Dersiniz ki “bunların nereden haberi oldu?”. Joplar çıkar, biber gazları çıkar… gözaltı, tutuklama…
Faşizmin tanımını yapmak gerekirse bu durum en sade ve en yalın şekilde anlatmak için yeterlidir.
Faşizme karşı yapılması gerekeni emekçiler yapıyor. DİRENİYOR!
Faşizme karşı örgütlü direniş onların en büyük korkusudur.
