ÇHD Davası’nda “Adaletsizliğe Devam” Kararı!

ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, Halkın Hukuk Bürosu’ndan Barkın Timtik ile birlikte 22 avukatın yargılandığı davanın dördüncü duruşması 17 Kasım’da yapıldı.

Duruşma sonucunda, Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik’in tutukluluğunun devamına karar verilirken, duruşma 5-6-7 Ocak 2022 tarihine ertelendi.

Duruşma, Silivri Kapalı Hapishanesi Kampüsü’nde yapıldı. Önceki duruşmadaki büyük sahiplenmeden korkan mahkeme ve iktidar, duruşmayı daha küçük ve uzak bir salona almışlardı.

İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, hukuksuzluğun, adaletsizliğin her türü yeniden boy gösterdi.

Tüm karar yetkileri elinden alınmış hakimler, polisin dikte ettirdiğinden başka bir şey bilmeyen savcılar, boy gösterdiler yine.

Hukuksuzluk ve adaletsizlik o kadar aleniydi ki, 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nin hakim ve savcıları, Halkın avukatlarının ve diğer avukatların sözleri altında ezildikçe ezildiler. Un ufak oldular. Hukuk adına, adalet adına söyleyebilecek bir sözleri yoktu.

Ama AKP FAŞİZMİ ADINA TUTUKLULUĞUN DEVAMINA KARAR VERDİLER.

TİMTİK: “Adalete Dair Tüm Sözler Ebru’nun Hakkıdır”

Duruşmada Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik söz alarak, bu davanın hiçbir tutar yönünün olmadığını vurguladılar:

Kozağaçlı “9 yıldır süren davanın hiçbir aşamasında tahliye talebinde bulunmadığını” belirterek şunu ekledi: “Bugün de etmeyeceğim. Bütün duruşmalara eksiksiz katıldım. Bu süreçte avukatlık yapmaya devam ettim. Onlarca kez yurtdışına çıktım ve döndüm. Bu durumda kaçma şüphesi nasıl olabilir? Dosyadaki her şey çökmüştü. Ceza verebilecekleri hiçbir şey olmadığını anlayınca yeni bir dava açıldı. Yıllar geçtikten sonra bu dosyalar birleştirildi. Beni tahliye eden 6 yargıcın 6’sı da sürüldü. Dolayısıyla ben size ne diyeyim? Çocuğunuz vardır… Ebru’nun bize bir vasiyet var. O da adalet”.

Ebru Timtik’in kardeşi tutsak halkın avukatı Barkın Timtik ise “Adalete dair edilmesi gereken tüm sözler Ebru’nun hakkıdır” diyerek, Ebru’nun ölüm orucuna girdikten sonra yazdığı mektubu okudu.

Kozağaçlı: “Mütalaa Kopyalamadır”

Kozağaçlı, şu an yargılandığı davanın iddianamesini, MİT Müsteşarı ifadeye çağıran FETÖ hükümlüsü olan eski savcı Adem Özcan tarafından yazıldığını, 15 Kasım’da verilen mütalaanın ise o iddianameden kopyalandığını ifade etti.

Halkın avukatlarının vekilleri “kovuşturmanın genişletilmesi” talebinde bulundular. Bu talep de reddedildi.

Oysa, 8 yıllık yargılama sürecinde, gizli tanıklar ve tanıkların hiçbiri, karar aşamasına gelen davanın duruşmalarında dinlenmedi.

TUTUKLULUĞUN DEVAMINA…

Perşembenin gelişi, çarşambadan belliydi. Savcılık mütaalası, duruşmadan bir gün önce açıklanmıştı ve savcı, yine onlarca yıl hapis cezası istiyordu.

Bir gün önce mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, Barkın Timtik hakkında 53,5 yıla, Selçuk Kozağaçlı hakkında ise 30 yıla kadar hapis cezası istedi.

Ortada bir suç yoktu ama 30 yıllık, 50 yıllık cezalar havada uçuşuyor.

Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, Selçuk Kozağaçlı, Barkın Timtik, Oya Aslan ve Özgür Yılmaz’ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Mahkeme ayrıca, halkın avukatlarına vekalet eden avukatların kovuşturmayı genişletmeye yönelik bazı taleplerini de kabul etti.

Kabul edilen taleplerden bazıları şunlar:

– Hollanda/Belçika belgelerinin orijinalleri Emniyet Genel Müdürlüğü’nden istenmesi.

– Tanık Berk Ercan’ın diğer mahkemelerde verdiği bütün ifadelerin, tutarlılığının kontrolü için istenmesi.

– Tanık İsmet Özdemir’in istihbarat elemanı olduğuna yönelik İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki evrakların istenmesi.

Davada Enternasyonal Dayanışma:

Avrupa Baroları’nın 16 Kasım’da eylem kararı almasının bir diğer ayağı da, 17 Kasım’daki duruşmaya uluslararası katılım sağlamaktı. Avukatlar bu kararı hayata geçirerek çeşitli ülkelerden katılım sağladılar. Fransa, İsviçre, İspanya ve İtalya’dan gelen 12 avukat davaya cüppeleriyle katıldılar.

Eski Savcı Cihaner: “Bu davada, savunma mesleği sanık sandalyesine oturtulmuştur”

Duruşmaya katılanlardan biri de eski Cumhuriyet Başsavcısı ve eski CHP Milletvekili İlhan Cihaner idi. Cihaner davada yaptığı konuşmada, davanın özünü şu sözleriyle ortaya koydu:

“Bu davanın en önemli tarafı, sanıklar kadar savunma mesleğinin de sanık sandalyesine oturtulmuş olması. İddianamede sanıkların hangi hukuk bürosuna bağlı, kaç avukat tarafından savunulduğu bile iddianamede söz konusu ediliyor, mütalaada değiniliyor. Bu davada söz konusu edilen ‘susma hakkı’nın bile ‘örgütsel bir tavır’ olarak söz konusu edilmesi kabul edilemez”.

Cihaner, konuşmasının devamında hakların suç olarak gösterildiğini, bu davalarda nasıl komplolar kurulduğunu ortaya koydu:

“Burada yargılanan sanıklar, kamuoyu gözünde de Fethullahçı savcılar döneminde olduğu gibi, suçlu olarak algılatılmaya çalışılıyor… “Anayasal hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü insani bir tavır olan cenaze katılımları bile suç olarak öne sürülüyor. Ben de bir ‘terör örgütü’ mensubu olarak yargılandım bir dönem. Fethullahçı terör örgütünün ‘gizli tanıklığı’ nasıl kullandığını, dijital verilerin nasıl ürettiğini gördük. Kumpas davalarının tüm defoları bu davada söz konusu. Oysa AHİM, gizli tanıkların dinlenmesine çok sıkı koşulara bağlıyor.”

BİLGİ NOTU:

Davanın Seyri:

ÇHD’li 18 avukata 2013 yılında İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “örgüt üyeliği” suçlamasıyla açılan davada, 14 sanığa verilen hapis cezaları onanmış, 4 avukat hakkındaki ceza ise bozulmuştu. Ölüm orucunda hayatını kaybeden avukat Ebru Timtik’e verilen ceza ise ölüm nedeniyle düştü. Yargıtay’ın bozma kararının ardından dosya 18. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ÇHD davası ile birleştirildi.

Savcılığın mütalaasında cezalandırılması istenen avukatların isimleri şöyle:

Selçuk Kozağaçlı, Barkın Timtik, Oya Aslan, Günay Dağ, Betül Vangölü Kozağaçlı, Güçlü Sevimli, Taylan Tanay, Gülvin Aydın, Güray Dağ, Efkan Bolaç, Serhan Arıkanoğlu, Mümin Özgür Gider, Metin Narin, Sevgi (Özer) Sönmez, Alper Tunga Saral, Rahim Yılmaz ve Selda (Kaya) Yılmaz, Naciye Demir, Özgür Yılmaz, Şükriye Erden.

Mütalaada, adı geçen tüm avukatların, “örgüt yöneticiliği ve üyeliği” ya da “propagandası” suçlarından cezalandırılması talep edildi.

Sosyal ağlarda paylaşın