BURJUVAZİNİN BİTMEYEN KOMÜNİZM KORKUSU

Emperyalist Burjuvazi

ALDATIYOR,

ÇARPITIYOR!

ÇÜNKÜ HALA KOMÜNİZMDEN KORKUYOR

Marks ve Engels’in Komünist Manifesto’nun başına yazdığı bir söz var:

“Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor; komünizm hayaleti.”

Belki farkında değiliz, belki kimileri, burjuvazinin “sosyalizm-komünizm öldü” sözlerini fazlasıyla ciddiye aldığı için buna ihtimal vermiyor. Ama gerçeği görmek için, burjuvazinin politikalarına, gündemlerine bakmakta yarar var.

Emperyalist burjuvazinin geçen eylül ayında Avrupa Parlamentosu’ndan çıkarttığı karara baktığımızda, komünizm hayaletinin hala Avrupa’nın üstünde dolaştığından emin olabiliriz.

Burjuvazinin hala en büyük korkusu komünizm.

Burjuvazi hala, dünya halklarının Nazileri alteden Sovyetler’e, Stalin’e duyduğu hayranlığın yokedilemediğini görüyor.

Bunun için komünizme karşı politikalar yöntemler geliştirmeye devam ediyor. 

Eylül ayında Avrupa Parlamentosu’nda bir karar alındı.

 Ülkemizdeki bir grup aydının karara karşı başlattığı imza kampanyasıyla tekrar gündeme gelen bu kararı, izleyicilerimize tekrar hatırlatmak istiyoruz:

Bu karar, tam bir çarpıtma.

Karar metni boyunca yalanlar resmi geçit yapyor.

Amaç:

Kararda komünizmin suçlarına dair farkındalığın artırılması gerektiği söyleniyor.

Korkuyorlar. “Sosyalizm öldü” diye yazdılar yüzbinlerce kez. Ama öyle “yalan kırk kez söylenince doğru olur” hükmü geçmedi komünizm karşısında.

Sosyalizm kazanımlarıyla, halklara kazandırdığı değerlerle, yarattığı tarihsel direnişler ve destanlarla yaşıyor.

Burjuvazi biliyor ki, sosyalizm, tarihsel bir zorunluluktur.

Kapitalizmin tek alternatifi sosyalizmdir ve o alternatif er geç gerçekleşecektir. Komünizmi ne kadar kötüler, ne kadar zararlı gösterirse, ömrü o kadar uzayacaktır.

Kararın anlamı budur. 

ÇARPITMA 1:

nazizmle komünizm birbirinin ideolojik ikizidir.

Bırakın ikizliği, herhangi bir benzerlikleri bile yoktur.

Fakat, Nazizm; bu kararı alan burjuvazinin ve Avrupa parlamentosunun savunduğu kapitalist sistemin ürünü ve tercihidir.

Faşizm (nazizm) kapitalizme özgü bir yönetim biçimidir. 

ÇARPITMA 2:

SSCB, II. Dünya Savaşını başlatmak konusunda en az    Almanya    kadar suçludur.”

Kararda, tekrar tekrar savaşın “dünya egemenliği amaçlayan iki totaliter rejimin Avrupa’yı iki ayrı nüfuz alanına bölmesiyle başladığı” iddia ediliyor.

Bu aleni bir yalandır.

Tüm tarihsel gerçeklerin inkarıdır.

2. emperyalist paylaşım savaşı Nazilerin yenilgiye uğratılmsından sonra kurulan ve Avrupa burjuvazisinin de onayının olduğu Nürnberg mahkemelerinde, SAVAŞ SUÇU’ndan Nazi yönetimleri yargılandı, SSCB yöneticileri değil!

ÇARPITMA 3:

STALİN DE HİTLER KADAR KÖTÜ, SUÇLUDUR.

Tarih tanıktır ki, Hitler’in önünü bizzat Avrupa ve Amerikan emperyalistleri açmıştır.  

İngiltere ve Fransa, daha 1938’de faşist İtalya ve Almanya’yla pazarlık yaptılar ve Hitler’in Çekoslovakya’yı parçalamasına onay verdiler. Hitler bu onaydan aldğı güçle 1939’da ilk işgalleri gerçekleştirdi.

Hitler faşizmi saldırırken, ülkeleri bir bir işgal ederken, Amerika, İngiltere, Fransa yönetimleri seyrediyor, Hitler’in sadeec SSCB’ye yönelik Sovyetler’i yıkmasını bekliyorlardı.

Tarihsel gerçek şudur: Nazi saldırısını Stalin’in yönettiği, önderlik ettiği bir direnişle sovyet halkları durdurmuş ve faşistleri inlerine kadar kovalayarak onları yenilgiye uğratmıştır.

EN BÜYÜK TARİH ÇARPITICISI BURJUVAZİDİR

Burjuvazi, 2. emperyalist savaşın gerçeklerini gizlemek için onyıllardır olağanüstü bir çaba içinde. Bunun sonucu belli bir bilinç çarpıklığı da yaratabiliyorlar elbette.  

Aşağıdaik alıntıda aktarılan anket bunu gösteriyor:

Mayıs 1945’te, Adolf Hitler’in imparatorluğnun yıkıntılarının dumanı hala tüterken, Fransız kamuoyu araştırmacısı IFOP, yurttaşlara hangisinin Nazi Almanya’sının mağlup edilmesinde kimin baş rolü oynadığını sormuştu. Sovyetler Birliği ezici bir yüzde 57’yle en belirleyici konumda gelirken, Amerika Birleşik Devletleri diye cevaplayanların oranı yüzde 20, Britanya’nın oranı ise yüzde 12’ydi. Ama IFOP, SSCB’nin çöküşünden sonra 1994’te aynı anketi tekrarladığında, algıların değiştiğini keşfetti. Elli yıl sonra, katılımcıların yalnızca yüzde 25’i SSCB’nin mütefiklerin basına en büyük katkıyı sağladığını düşünüyordu; buna karşılık Amerika Birleşik Devletleri’nin oranı yüzde 49, Britanya’nın oranıysa yüzde 16 olmuştu.(David Broder   )

YALANLARIN NEDENİ KORKUDUR

Fakat bu anket sonucu da burjuvaziyi rahatlatmaya yetmiyor. Çünkü elde ettikleri bu sonuç GEÇİCİ dir. Sosyalizm ve komünizm bir gerçektir ve tarihsel bir zorunluluktur.

Burjuvazi o hayaletin eninde sonunda başının üstünde dolaşıp yere ineceği bilimsel bilgisine sahiptir. Korkusu da, yalanları ve çarpıtması da bundandır.

O kadar adice ve pervasızca yalanlar söyleniyor ki kararda, örneğin; “Rusya‘nın “komünist suçları örtmeye ve Sovyetlerin totaliter rejimini yüceltmeye devam ettiği” belirtiliyor. Komünizm zaten düşman. Rusya’yla da emperyalist rekabet var; ikisine birden vurmak istiyor yalancı Avrupa burjuvazisi.

Sonuç olarak Avrupa burjuvazisi korkusunda haklıdır. Sosyalizm geri gelecektir.

Sosyal ağlarda paylaşın

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht.