AVUKAT AYTAÇ ÜNSAL’dan SELDA BAĞCAN’A AÇIK MEKTUP

“Devrimcilerin bir sözü vardır; dışarda olmak, içerde olmaktan iyidir.” demişsiniz Birgün Gazetesindeki röportajınızda. Bu sözü kıstas aldığınız için, bugün kendinize oto sansür uyguladığınızı söylüyorsunuz. Selda hanım, devrimcilerin böyle bir sözü yoktur, Bu olsa olsa bedel ödememek için taklalar atan akıllı solcuların sözüdür. Bu slogan, ancak zarar görmemek için onurunu yitirmeyi göze alabilenlerin sloganı olabilir. Devrimciler, dünyanın bütün gerçeklerinin bedellerle ortaya çıktığını bilirler. Dünyanın döndüğünü söylediği için diri diri yakılan Bruno’ya “Aman kendini koru.” demezler. Alev topu olan bedenine pırıl pırıl gözlerle bakarken mücadele yeminleri ederler, gerçeğe sahip çıkarlar. Yıllarca birçok türküyü söylediniz. Okuduğunuz halk türkülerini dinleyerek solla, devrimcilikle tanıştık. Devrimcilerin avukatı “Senin şarkılarınla solcu olduk.” diyorsa, “Acaba beni de yardım yataklıktan içeri alırlar mı?” diye kaygılanmayınız; oradaki türkülerin gücüydü bizi etkileyen. Öncelikle Selda hanım, halkımız sizi seviyor. Pek çok halk türküsünü yorumladığınız için seviyor. Kızıldere türküsünü söylediğiniz için seviyor. Ve en çok da sizin röportajınızda dediğiniz gibi “hapse girmek sizi ünlü yapar.” Neden? Çünkü halkımız onun için mücadele eden, bedel ödeyen sanatçılarını bağrına basar, sahiplenir. Tüm yozlaştırma politikalarına rağmen halkımız güzellikleri, değerleri görür. Size yazdığım bu mektubun da temel amacı eleştiridir. Malum günümüzde eleştiri “linç, saldırı, trollemek” gibi algılanıyor. Bu tamamen çağımızda bireyciliğin yayılması ile ilgilidir. “Sen bana nasıl bu lafları edersin!” bencilliğine dayanır özü. Ama eleştirinin değerli olduğuna inanırız. Halkımızın da söylediği gibi, dost acı söyler. “Konser yapamamaktan daha kötü ne olabilir?” demişsiniz röportajınızda. Ama gözünüzün önünde, tüm dünyanın duyduğu Grup YORUM’a yönelik konser yasaklarına karşı sizin bir şeyler yaptığınızı göremedik, görmek isterdik. Siz Grup YORUM üyeleri Helin BÖLEK ve İBRAHİM GÖKÇEK ölürken hiçbir şey yapmadınız. Halkın sanatçılarına karşı yapılan sansüre sessiz kaldınız. Sokak sanatçılarına saldırı yapıldığında herkesin gençlerle dayanıştığını biliyoruz. Siz ise albüm yapmaya koyuldunuz onlar için. Oysa konser yaptırmamak için provaları dahi polis baskınına uğrayan, gözaltına alınan Grup Yorum üyeleriyle içine girmediniz. Bilirsiniz, eleştiri yardım veya mücadele temelinde yapılır. Hatalarını, eksiklerini ısrarla savunan, sahiplenenle mücadele edilir. Vatanımızda Grup YORUM’a sansür açılmasın, tutuklanmasın. Fakat neden AKP sizden uygulanıyor, üyeleri hapis cezalarıyla cezalandırılmaya çalışılıyor. Genco ERKAL’dan, Levent ÜZÜMCÜ’ye kadar onlarca sanatçının etkinlikleri yasaklanıyor. İlyas SALMAN’a, Erdal BAYRAKOĞLU’na davalar açılıyor. Ya size? Neden size tek bir dava bile açılmaz Selda hanım? Elbette ne size ne de hiçbir sanatçıya dava rahatsızlık duymaz? Neden oligarşi sizin önünüzü “solcu şarkıcı” olarak açar? Çünkü “Aman Grup YORUM halkın gözü önünde olmasın da Selda BAĞCAN gibiler olsun” derler. Temel nedeni budur. Bakınız, siz de bu ilgiye şaşırıyorsunuz; “Başıma ödül kondu.” diyorsunuz. Bugün içinde bulunduğunuz imkan ve olanaklara güvenmeyin. Burjuvazinin ihtiyacı kalmadığında bu talih kuşu hızla tersine döner. Söylediğiniz türkülerin sözleri belki bugün sizin için, size para kazandıran kelimelerden ibarettir. Helin ve İbo için öyle değildi, canlarıyla savunacakları kadar değerliydi; o türküler, o sözler için öldüler. Tarih bu gerçekleri yazacaktır. Haklıya, gerçeğe, doğruya sırt çevirenlere türküde dediğiniz gibi “yuh yuh” çekecektir halkımız. Sizden, söylediğiniz türkülerin hakkı adına sansüre karşı Grup YORUM’un yanında yer almanızı bekliyoruz. Grup YORUM’u evinizde ağırlayın, birlikte şarkı söyleyin, konserlerinizde bir türkü okuyun. Sansürü kırmak için yapabileceğiniz çok şey var.

Selamlar.

Avukat Aytaç ÜNSAL

Edirne F Tipi Hapishanesi

Sosyal ağlarda paylaşın