
ÖZEL HABER
Türkiye (GHA)
Ülkemizde çarpık kapitalist sistemin yarattığı yoksulluk ve insanların kısa yoldan zenginleşme hayalleri ve iten tüketim çılgınlığı, emperyalizmin ve faşizmin güdümündeki yasa dışı bahis çetelerine devasa bir sömürü alanı açıyor. Halkımızın, yoksulluğunu, ekonomik çaresizliğini fırsata çeviren ve emeğin gaspı üzerine kurulu bu vahşi çark, yaklaşık 30 yıl içinde yerel bir suç faaliyeti olmaktan çıkıp trilyon dolarlık uluslararası bir organize suç endüstrisine dönüştü. Akıllı telefonların yaygınlaşması ve son yıllarda kripto para birimlerinin yükselişi, emperyalist finans şirketlerinin takibini zorlaştırırken, sömürünün sınırlarını uluslararası boyuta taşıdı.
Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası polis raporlarına göre, dünya genelinde yasa dışı bahis pazarının yıllık hacminin 1 trilyon doları aştığı dile getiriliyor. Geleneksel mafya yöntemlerini siber teknolojiyle birleştiren suç şebekeleri; artık yazılımcılar, finans uzmanları ve veri analistleriyle adeta birer çok uluslu holding yapısında faaliyet gösteriyor.
Operasyon Merkezleri Güneydoğu Asya’da Yoğunlaşıyor
Uluslararası yasa dışı bahis çetelerinin ana üssü konumunda Güneydoğu Asya ülkeleri yer alıyor. Filipinler, Kamboçya ve Myanmar gibi ülkelerde kurulan siber merkezler, özellikle Çin menşeyli organize suç örgütleri tarafından yönetiliyor. Bu bölgelerde inşa edilen devasa kamplarda, yasa dışı sitelerin işletilmesi için insan kaçakçılığı yöntemiyle zorla çalıştırılan binlerce kişinin barındırıldığı belirtiliyor.
Avrupa’da ise İtalya’daki ‘Ndrangheta ve Camorra gibi tanınmış mafya yapılanmaları kumarı dijital ortama taşırken; Malta ve Kıbrıs gibi Akdeniz adaları uzun süre denetim boşlukları nedeniyle operasyonel geçiş noktaları olarak kullanılıyor. Latin Amerika’da ise Meksika ve Kolombiya merkezli uyuşturucu kartelleri, milyarlarca dolarlık kara parayı aklamak amacıyla yasadışı bahis sektörünü kullanıyor.
Türkiye Bu Bataklıkta Birinci Sıraya Yükseldi
Uluslararası raporlar ve operasyonlar, Türkiye’deki yasa dışı bahis çetelerinin iç yüzünü ve milyarlarca liralık kara para trafiğini gözler önüne seriyor. Türkiye’nin yasadışı kumar ve bahiste üst sıralara tırmandığı süreçte, futbolda da sürekli olarak bahis skandalları patlak veriyor. Ortaya çıkan yozlaşma öylesine büyük ki konuşulan rakamlar emekçi halkımızın yüzlerce yıl çalışsa dahi yanına yanaşamayacağı miktarda paralar. Aralarında TV yorumcuları, sanatçılar ile sosyal medya fenomenlerinin de bulunduğu bu çürümede onlarca ünlü isim, bu illegal ağın bir parçası veya reklam yüzü oldular.
Çok Sayıda Futbolcu ve Kulüpler de Çetelerle Birlikte Çalışıyor
Türkiye’deki yasa dışı bahis pazarı uluslararası suç örgütlerinin ya direk AKP’li bürokratlar üzerinden veya AKP bağlantılı yerel ortakları ve taşeron çeteler üzerinden yürütülüyor. Geçmişte İngiltere ve Kıbrıs merkezli ağlar üzerinden gerçekleştirilen faaliyetler, günümüzde kabuk değiştirerek geleneksel silahlı organize suç örgütlerinin de bu alana kaymasıyla derinleşiyor. İstanbul merkezli son operasyonlarda, sokak çetelerinin illegal bahis sitelerini haraç ve finans aracı olarak kullandığı polis raporlarına yansıdı.
Dijital Tuzak ve Kiralık Hesap Mekanizması
Çetelerin kurduğu sistem, ekonomik zaafiyetler ve teknolojik imkanlar ile ekonomik zafiyetlerin birleşiminden oluşuyor. Yazılım şebekelerinden kiralanan hazır bahis siteleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından kapatıldığı an saniyeler içinde yeni bir alan adına (domain) taşınarak faaliyetini sürdürüyor.
SÖZ KONUSU HALKIN MÜCADELESİ İÇİN VAR OLAN DİJİTAL PLATFORMLAR SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA NEFES ALDIRMAYAN BTK YASADIŞI BAHİS- KUMAR ÇETELERİ SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA FELÇ OLUYOR.
Sistemin en kritik ayağını oluşturan para toplama aşamasında ise “kiralık hesap” yöntemi kullanılıyor. Çeteler; ev hanımları, öğrenciler veya işsiz vatandaşların banka hesaplarını aylık belirli ücretlerle kiralayarak sisteme dahil ediyor. Bahis oynayan kişilerin yatırdığı paralar hiçbir zaman doğrudan çetenin ana hesabına gitmiyor; bu paravan “kasa hesaplarda” toplanıyor.
Ekranların ve Sosyal Medyanın Tanınan İsimleri de İşin İçinde

Yasa dışı bahis çeteleri, sistemlerine güvenilirlik kazandırmak ve özellikle gençliği ağlarına düşürmek için popüler figürleri “reklam yüzü” olarak kullanıyor. Düzenlenen sözde büyük operasyonlarda çok sayıda tanınmış isim gözaltına alındı, tutuklandı ya da haklarında adli kontrol kararları verildi. Ancak kumar pazarının, yasadışı bahisin başındaki AKP’li bürokratlara, patronlara, mafyacılara dokunulmadı. İşin başındakilerin kapıları çalınmadı. Televizyonların soytarısı Mehmet Ali Erbil ve şarkıcı Serdar Ortaç, yasa dışı bahse teşvik suçlamasıyla gözaltına alındı, tüm pisliklerine rağmen haklarında ev hapsi ile adli kontrol kararları uygulandı. Milyonlarca takipçisi olan ve lüks yaşantılarıyla dikkat çeken İbrahim Yılmaz, Kerimcan Durmaz, Aleyna Göreci, Sefa Caner Sarıçam, Muzaffer Zorbey Erkoçkar ve Esma Sözen gibi fenomen denen kumar reklamı yapanlar gözaltına alınarak tutuklandı. Yasin Obuz ve Mesut Can Eray gibi firari fenomenler hakkında ise yakalama kararları çıkarıldı.
AKP ve Bİlal Erdoğan bu işin tam ortasında
AKP iktidarının sık sık çıkardığı “Varlık Barışı” yasaları veya kararnameleri ile her türlü gayrı meşrudan elde edilen milyarlarca doların ülkemize gelmesi hesaplandı. Bu paralarla birlikte uluslararası mafyacı çetelerin ülkemize doluşmasını beraberinde getirdi. Yurt dışından getirilen paraların kaynağının sorgulanmamasının; Kıbrıs ve Balkanlar merkezli yasa dışı bahis baronlarının, mafyacıların paralarını Türkiye’de yasal sisteme sokması için imkan sunuyor. Bu hafta tutuklanan ve AKP’nin tetikçilerinden biri olarak nitelendirilen sözde gazeteci ve spor yorumcusu Rasim Ozan Kütahyalı’nın, AKP içinde bu işleri yürüten isimlerden sadece biri.
Yasa dışı bahis çetelerinin siyasi ayaklarına yönelik tartışmalar, son dönemin en büyük finansal operasyonlarından biri olan Erkan Kork davasıyla yeni bir boyut kazandı. Doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın adının geçtiği bir adli soruşturma ya da bahis dosyası bulunmasa da; muhalefet ve yargı muhabirleri, tutuklanan bahis baronlarının iktidar elitleriyle olan bağlarına dikkat çekiyor. AKP iktidarı belli aralıklarla her şeylerini bildiği bu çetelere göstermelik operasyonlar çekerek kendini aklamaya, suçlarını çetelerin omuzlarına yüklemeye çalışıyor. Ancak şu bilinen bir gerçektir ki; Yasa dışı bahis çeteleri ve bu çetelerin kara paralarını aklayan finans kurumları, iktidara özellikle Erdoğan ailesine bağlı Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) gibi vakıf ve gençlik yapılanmalarıyla ilişkili bazı isimler veya yerel siyasetçiler üzerinden varlığını koruyor.
GHA