Erdoğan’ın “çözümü”; fon soygununu yapanlara değil, soygunu teşhir edenlere operasyon!

Faşist AKP iktidarının şefi Erdoğan gündemdeki « fon » yağması ile ilgili “17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık. Tıpkı cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli, hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz” açıklamasını yaptı.

Faşist şef Erdoğan’ın kararlı, dikkatli hassas adımlarla meseleyi hakkaniyetle en uygun şekilde çözüyoruz açıklamasını anlamak için yağmanın ortalığa saçılmasından sonra neler yaptığına bakmakta fayda var.

Ülkemiz faşizminin tarihi boyunca örnekleri görüldüğü gibi, faşizmi teşhir edenlere karşı düşman hukuku uygulanır. Geçmişte gözaltında işkenceye uğrayan birine « işkence » raporu verildiğinde işkence yapana değil raporu veren doktora soruşturma açılırdı ve iş görevden almaya kadar giderdi. Geçmişte diyoruz çünkü artık işkence raporu vermek bir yana artık polisle çalışan doktorlar bizzat işkence yapıyor…

Fon adı verilen soygun ortalığa saçılmasının ardından soygunu yapanlar ile ilgili henüz hiç bir şey yapılmamışken soygunun ortalığa saçılmasını sağlayan gazetecilere gözaltı, tutuklama terörü uygulandı. Tıpkı işkence raporu veren doktora soruşturma açılması gibi.. Bir çok gazeteci sürekli olarak gözaltına alınırken « fon » soygunu ile ilgili haber yapan, konunun üzerine giden TV kanalları, basın organları baskı altında tutulmaya konuyla ilgili haber yapmalarının önüne geçilmeye çalışılıyor.

Yani faşist şef Erdoğan’ın cerrah titizliğiyle yürüttüğü operasyon soygunu yapanlara karşı değil soygunu açığa çıkaranlara ve konunun üzerine giden gazetecilere karşı gerçekleşiyor. Erdoğan’ın yürüttüğü operasyon kapsamında Halk TV’ye de el konularak kayyum atandı.  Faşist Erdoğan 17-25 Aralık’ta ortalığa saçılan hırsızlığının üzerine gidişi akıllardadır. Erdoğan, eşi, oğlu, kızı, damadı ve yakın çevresi ile kurduğu  rüşvet ve talan ağının açığa çıkmasının ardından kendisine karşı gerçekleştirilen operasyona, karşı operasyon gerçekleştirmişti. Polisleri, amirleri, hakimleri, savcıları kelimenin tam anlamıyla biçmiş, hepsini teker teker tutuklatmıştı. Hırsız baskın çıkmıştı.

Fon soygununda açığa çıkan ağa karşı  Erdoğan’ın Kararlı, dikkatli, hassas adımlarla yürüttüğü operasyon milyarlarca dolarla ifade edilen yağmanın üzerini örtmek amacıyladır.

Fon soygunu açığa çıkmasının hemen ardından « Erdoğan’ın haberi yoktu » , « var mıydı yok muydu » gibi saçma tartışmaya cevabı Erdoğan’ın kendisi verdi : ERDOĞAN BU ÇARKIN BAŞINDAKİ BAŞ SOYGUNCUDUR !

Soygun talan düzeni pervasızca halkı soyduğu yeni sömürge ülkemizde bu sorunun üzerine gidileceğini zannedenler büyük bir yanılgı içindedir. AKP’nin « fon » soygununun üzerine gitmesini isteyenlerin şunu düşünmesi gerekir : HİÇ HIRSIZ KENDİNİ ELE VERİR KENDİNİ YAKALAR MI? ERDOĞAN FON KONUSUNUN KENDİSİNE UZANMASINA İZİN VERİR Mİ ? VERMEZ !!!   O yüzden Kararlı, dikkatli, hassas adımlarla sorunun üzerine gidiyor. Sorunun çözümünden anladığı soygun talanının üzerini örtmek ama daha önemlisi sürmesini sağlamak. Evet bu düzen, kapitalizmin en çarpık en vahşi şekilde işlediği ülkemizde « fon » benzeri soygun tezgahlarının olmaması mümkün değildir. Düzenin işleyişinin doğal sonucudur.

Halkın soyulmasının, aç sefil bırakılmasının önüne geçmenin tek yolu vardır o da bu düzene son vermektir. Bu düzene son verebilecek tek güç halktır. Halkı bu soygun düzenine son vermesi doğrultusunda örgütleyebilecek tek güç devrimcilerdir. Bu hengamede, her konuda pisliğin içinde boğulan AKP faşizminin HALK CEPHESİ’ne saldırmaktan geri durmasının sebebi de budur.

AKP faşizmi gazetecilere muhaliflere saldırıyor çünkü soygunun duyulmasının önüne geçmek istiyor, devrimcilere saldırıyor çünkü soygun düzeninin sürmesinin yegane yolunun bu olduğunu biliyor…