08.06.2026
Sevgili İdil ailesi merhaba,
Hepinizi özlemle kucaklıyorum. Umarım iyisinizdir. Ben biz iyiyiz. Yine bir mahkeme sonrası ve keyfi bir şekilde kimse tahliye olmadı…
Size de yazarak duruşmayı anlatıp yaşadığımız adaletsizliği teşhir etmek istedim.
2-3 ayda bir duruşma bizi topluyor ve hakim sadece “hızlıca tahliyenizi isteyin” diyor. Biz de öyle yapıyoruz ve tutukluluğumuza devam kararı veriliyor ve dağılıyoruz; artık formaliteden bile bir yargılama yapılmıyor.
3 Haziran günü 11:15 gibi duruşma başladı. Tekli ring aracından dolayı Muharrem abi ve Eser duruşmaya katılamamışlardı. Şura, Merve abla, Rıdvan abi ve ben duruşma salonundaydık.
Hakim hemen: “Hızlıca tahliyenize ilişkin bir şey söyleyin” diyerek başladı.
En az bir buçuk yıldır hiçbir “suç” olmadan tutuklu olduğumuzu anlattık. Grup Yorum üyesi olduğumuz için siyasi kararlarla tahliye edilmediğimizi anlattık. Avukatlarımızın savunmasından sonra, savcının da isteği üzerine hepimizin tutukluluk halinin devamına karar verildi. Ve bu karar açıklanırken hiçbir gerekçe sunulmadı.

Tam 1.5 yıldır devam eden bu adaletsizliğe, dört duruşmadır hukukun, yargının alt üst edilmesine karşı cevap vermek için Nazım’ın da şiiri olan şarkımız Özgürlük Tutkusu marşımızı söyledik.
Tam 1.5 yıldır Grup Yorum emekçisi olduğumuz, halk için sanat yaptığımız için yargılanıyoruz ve tahliye edilmiyoruz. İddianameye tek tek 23 albümümüz ve yüzlerce şarkımız “suç❞ unsuru olarak sunulduğu için tahliye edilmiyoruz. Milyonların dinlediği şarkılarımızı söylediğimiz için bugün hapishanelerdeyiz.
Bunu kabul etmediğimiz için “O duvar, duvarınız vız gelir bize vız” diyerek marşımızla cevap verdik.
“Suç” olmayan marşımızla sesimizi duyurduk. Yargılama yoksa, iddianamede yasal olan, milyonların dinlediği şarkılarımız varsa, bu mahkemeye ancak böyle seslenilir…
3 Haziran günü Nazım Hikmet’in ölüm yıldönümünde onun dizeleriyle seslendik…
Yıllar önce nasıl Nazım Hikmet onca adaletsizlikle karşı karşıya kaldıysa, şimdi de sosyalist olduğumuz, halk için sanat yaptığımız, şarkılarımızda gerçekleri anlattığımız için biz adaletsizlikle karşı karşıyayız.
Biz bunları asla kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Ülkemizin her karış toprağı emperyalizme peşkeş çekilirken, NATO zirveleri için özel uçak pistleri, yerleşkeleri inşa edilirken biz “Amerika Katil, Defol” diyerek marşlarımızla milyonların sesi oluyoruz. Bu gücümüzü, bizi tutsak ederek asla yok edemeyecekler.
Hapishanelerde beste yapmaya, üretmeye, direnmeye devam edeceğiz.
Biz gücümüzü dışarıda sesimiz soluğumuz olan, şarkılarımızı dinleyen, söyleyen halkımızdan alıyoruz. Duruşmamızda bizi yalnız bırakmayanlardan alıyoruz. İyi ki varsınız, sizi çok seviyoruz…
Sevgilerimle, Bergün