Küba eşi görülmemiş bir kuşatma ve ambargo altında.
ABD emperyalizmi, petrolsüz, enerjisiz, ilaçsız, ekmeksiz bırakarak Küba halkını teslim almak istiyor.
Küba halkı direniyor.
Küba halkı, devrim boyunca biriktirdiği direniş bilinci ve kültürüyle direniyor.
Aşağıda Kübalı bir genç kızın sosyal medyadan paylaştığı mektubunu yayınlıyoruz: (Altbaşlıklar GHA tarafından konulmuştur.)
Güneşin, romun, sonun, direnişin ülkem.
Buradan sizinle basit bir içerik üreticisi olarak değil, bir bayrak olarak GERÇEKLE yaşamaya karar vermiş bu adanın kızı olarak konuşuyorum..
Son zamanlarda bana nasıl olduğumuzu soran insanlardan mesajlar alıyorum. Bazıları gerçek bir sevgi, bazıları DAYANIŞMA kılığına bürünmüş hastalık. Aynı zamanda sadece saldıranlar, müstehcen şeyler gönderenler ve hatta tehdit edenler de var!
Ve bugün, benim sesim olan bu boşlukta, onlara onları inciten ve beni gururlandıran bir gerçekle cevap vermek istiyorum:
KÜBA ÖZGÜR topraktır ve hikayesi ONURUN yaşayan hatırasıdır..
“FİDEL BİZE VATAN’IN PAZARLIK EDİLMEYECEĞİNİ ÖĞRETTİ”
ONUR’dan bahsederken, bize miras kalan,
Martí’nin her kelimesinde ektiği ve Fidel’in zafere çevirdiği sözden bahsediyorum..
Ve tam olarak bu yüzüncü yıldönümünde bu cümle durdurulamaz bir güç kazanıyor.
Fidel bize “VATAN’ın pazarlık edilmeyeceğini, egemenliğin satılık olmadığını ve idealleri uğruna ölmeye hazır insanların yenilmez olduğunu” öğretti.
Ama dikenlerden bahsetmeden size pembe bir hikaye anlatsam dürüst olmazdım. Çünkü dünya Washington veya Madrid’deki küçük evlerinin konforundan “pazarlık” veya “müdahale” hakkında konuşurken, biz burada bitmeyen bir EKONOMİK SAVAŞININ sertliğini yaşıyoruz..
Bu savaşın adı ENGELLEME ve bunu “ambargo” terimiyle makyaj yapmaya çalışsalar bile, bu, herhangi bir ulusun tanıdığı EKONOMİK SOYKIRIMI’n en uzun ve en acımasız girişimidir..
Size bir şey söyleyeyim: Petrol BLOKU sadece bir cümle değildir. Ekmek ve süt taşıyan kamyonları köşeye taşıyacak yakıtımız yok!
Bir hastane tıbbi ekipmanları yamalamak zorunda, çünkü yaptırımlar Amerikan piyasasından yedek parça satın almayı engelliyor..
Ameliyatın ortasında elektrik kesilir ve cep telefonu fenerleri ile bitirirler. Binlerce hamile kadının ulaşım için yakıt yetersizliği nedeniyle risk altında olması.
Benim ya da seninki gibi bir aile 60 yılı aşkın bir finansal zulmün ekonomik kırılmasını hissediyor.
Buna “Baskı” diyorlar, …
Boğulmamızı istiyorlar. Umutsuzca ellerimizi kaldırıp teslim olmamızı istiyorlar..
Ama anlamadıkları kısım bu. Süt kıtlığı olduğunda soya içecek icat eden; mazot eksik olduğunda, guaguaları sevgi ve fedakarlıkla organize eden, çözümler arayan; imparatorluk sıktığında, biz daha GÜÇLÜ ve BİRLEŞİK oluyoruz..
“BİZİ KURTARMAK DEĞİL, VATANIMIZI ELE GEÇİRMEK İSTİYORLAR!”
Bugün, dünyanın gözünde, bayrağımı gururla gösterdiğim aynı güçle ŞİKAYET EDİYORUM ki: ABD’nin yaptığı bir iyilik değil, “KURTARMA” bir CEZADIR..
Bizi kurtarmak değil VATANIMIZI ele geçirmek istiyorlar.
Ancak Küba’da ONUR satın alınmaz ve bağımsızlık müzakeresi olmaz..

“GURUR DUYUYORUM”:
Başarılarımızla gurur duyuyorum.
Bu insanlık dışı kuşatma altında dünyanın kişi başına en yüksek doktor oranlarından birine sahip bir ülkenin parçası olmaktan gurur duyuyorum..
Büyükannem ve büyükbabam okuma yazma bildiği için gurur duyuyorum çünkü onları kışladan çıkaran bir Devrim vardı..
Saygısızlık edilmekten korkmadan sokakta yürümekten gurur duyuyorum çünkü burada kadınlar kanundur..
Her şeye rağmen hala dünyanın en destekleyici ülkesi olduğumuz için, başkalarının sadece bomba gönderdiği yerlere doktor gönderdiğimiz için gurur duyuyorum..
Evet, çünkü KÜBA her zaman hayat kurtarmayı ve dünya barışını destekliyor olacaktır..
“ASLA DİZ ÇÖKMEYECEĞİMİZİ KANITLAYAN HALKIN KANIYLA YAZILIYOR TARİH”
Bugün, komutanımızın 100. yılında tarih yazılmaya devam ediyor. Yenilgi mürekkebiyle değil, 60 yılı aşkın süredir DİRENEBİLİRSİNİZ ama ASLA diz çökmeyeceğimizi kanıtlayan bir halkın kanıyla!!
Bu yüzden diz çökmemizi isteyenlere söylüyorum: Küba ÖZGÜR bir topraktır. Onun hikayesi geçmiş değil; her gün inşa etmek için uyanan her genç kızın içinde yürüyen yaşayan bir anıdır. Ve bugün, her zamankinden daha fazla bu anı bize özgür, egemen ve onurlu olma gücü veriyor..
Çelik olan köyüme teşekkürler.
Devrimime teşekkürler, fikirler için.
Ve sonsuzluktan beri bize “Vatan ya da ölüm, biz kazanacağız” diyen Fidel’e teşekkürler.
Yuni De Cuba