Suriye Alevi Kızları Kaçırılmaya Devam Ediyor

ÖZEL HABER

Suriye (GHA) – ABD emperyalizmi ve siyonizm’in, IŞİD, El-Nusra, HTŞ benzeri çeteleri beslemesi ve himaye etmesi sonucu meşru Suriye yönetimini ele geçiren HTŞ; yönetime getirildiği günden bugüne kadar Suriye’de halka özellikle alevi halka yönelik baskı, şiddet ve kaçırmalara devam ediyor. Daha önce Ezidilere ve Hristiyanlara yönelik baskı ve şiddeti sürdüren HTŞ üyeleri, özellikle Suriye’nin Lazkiye bölgesinde bulunan Nusayri Alevilerine ayrı bir hukuk uyguluyor. İktidara geldikleri ilk günden bugüne Alevileri soykırımdan geçiren HTŞ üyeleri, son bir yıldır kamuoyunun bölgeye yönelik gösterdiği tepki ve ilgi nedeniyle farklı bir strateji uyguluyor. Alevi kızlarını kaçırıp onlara siyah çarşaf giydirerek Sünnileştiklerini iddia ediyorlar. Oysa gerçek bambaşka. Gerçek Haber Ajansı bölgede yaptığı araştırmada, Alevi gençlerin üniversiteden kaçırılarak dinlerinin zorla değiştirildiğini ortaya çıkardı.

8 Aralık 2024 tarihinde başkent Şam’ın HTŞ kontrolüne geçmesi ve Başkan Esad’ın Rusya’ya kaçmasından sonra, özellikle Aleviler üzerinde bir katliam saldırıları yapıldı. İlk günden itibaren Alevi mahalleleri basıldı, gençler annelerinin önünde kurşuna dizildi. Ancak HTŞ yönetimi daha korkutucu bir stratejiye geçerek, bu sefer de orada yaşayan Alevi gençlerini zorla kaçırıp başkalarıyla evlendiriyor ya da onları din değiştirmeye zorluyor. Aileleriyle tehdit edilen gençler, HTŞ teröristlerinin baskılarına boyun eğmek zorunda kalıyor ve kendileri üzerine videolar çekerek Sünniliğe geçtiklerini açıklıyorlar. Ancak paylaşılan videolarda bariz görülen en belirgin detaylar; ezberletilmiş metinler ve gençlerin korku dolu halleriydi.

Alluş, HTŞ Tarafından Üniversiteden Kaçırıldı

Yaşanan bu olayların en son örneği ise Lazkiye Üniversitesi öğrencisi Betül Süleyman Alluş oldu. Suriye’nin Lazkiye kentinde Tişrin Üniversitesi öğrencisi olan Betül Süleyman Alluş’un 29 Nisan 2026’da kaybolmasının ardından; Alevi ve kadın örgütleri ile insan hakları kuruluşları genç kadının akıbetinin açıklığa kavuşturulmasını, ailesine teslim edilmesini ve olayın bağımsız uluslararası soruşturmayla araştırılmasını talep etti. Kamuoyu baskısı üzerine HTŞ üyeleri, Alluş’un Müslümanlığa geçtiğini açıkladı. Bunu kısa bir video ile delillendirmeye çalışsalar da videoda Alluş’un ürkek sesinin korktuğunu ve videonun baskı altında çekildiğini açıkça gösteriyordu. Tişrin Üniversitesi Tıp Teknolojisi Bölümü öğrencisi Betül Süleyman Alluş’un üniversite yurdundan ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamadığı, ailesinin üniversite ve ilgili birimlere başvurmasına rağmen net bilgi alamadığı belirtildi. Aile; güvenlik kamera kayıtlarında yalnızca Betül’ün okula giriş görüntülerinin bulunduğunu, çıkış görüntülerinin ise silindiğinin kendilerine bildirildiğini kaydetti.

Mizansen Arka Kameraya Yansıdı

Gelen baskıların artmasıyla HTŞ yönetimi, Betül Süleyman Alluş’u kameraların önüne çıkarmak zorunda kaldı. Betül Süleyman Alluş’un kendi isteği ile Müslüman olduğunu açıklaması istendi ancak kamera arkasında gözükenler olayı bambaşka bir yere götürdü. Kamera arkasında gözüken ve Alluş’un başını tutan sarı saçlı kadının -sözde gazeteci- Betül’e yönelik tehditleri de kayıtlara yansıdı. Betül’ün kaçırılmadığını, kendi rızasıyla Allah yolunu seçtiğini iki saat boyunca anlattılar. Betül ise dört dakikadan az konuştu; duraksayarak, duygusuz ve mimiksiz bir şekilde beyanda bulundu. Kulaklıktan yapılan telkinler ise çok bariz bir şekilde görülüyordu.

Anne ve Babadan Tüm Dünyadaki Alevilere Çağrı: “Bize Sahip Çıkın”

Gerçek Haber Ajansı’nın ulaştığı aile, ajans aracılığıyla tüm dünyadaki Alevilere “kızlarına sahip çıkma” çağrısında bulundu. Annesi, tüm dünyadaki Alevilere seslenerek kızının kurtarılmasını istedi ve “Buradan tüm dünyadaki Alevi kardeşlerime sesleniyorum, kızıma sahip çıkın” dedi. Betül’ün babası Süleyman Alluş ise, “Kızım cariye gibi tutuluyor. Üzerindeki kıyafet normal bir tesettür kıyafeti değil, cariyelere giydirilen bir kıyafet,” ifadelerini kullandı.

GHA

Sosyal ağlarda paylaşın