İSRAİL’İN LÜBNAN’A YENİ SALDIRI DALGASI: EMPERYALİST ŞİDDETİN YENİ BOYUTU

Bir Ayda 3.500 Hedef Vuruldu, Binlerce Sivil Öldü, 1 Milyon 162 Bin Kişi Yerinden Edildi

Kudüs/Beyrut, 4 Nisan 2026 — İsrail ordusu, 2 Mart’tan bu yana Lübnan’a yönelik saldırılarını genişleterek bir ayda 3 bin 500’den fazla hedefe hava, deniz ve kara saldırısı düzenlediğini iddia etti. Dün de “Hizbullah’a ait” olduğu öne sürülen bir roketatarın imha edildiği ve 9 kişinin öldürüldüğü açıklandı. Bu rakamlar, İsrail’in Lübnan’a karşı yürüttüğü emperyalist saldırganlığın yeni bir zirvesini gösteriyor.

Lübnan hükümeti ise saldırılarda 1 milyon 162 bini aşkın kişinin yerinden edildiğini duyurdu. Güney Lübnan’dan Beyrut’a kadar uzanan bombardıman, sivil altyapıyı, evleri, hastaneleri ve tarım alanlarını vuruyor. Bu, İsrail’in “güvenlik” bahanesiyle yürüttüğü klasik işgal ve yıkım politikasının devamı.

Rakamlarla İsrail’in Geçmiş Saldırıları

İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları yeni değil; onlarca yıldır süren emperyalist yayılmacılığın parçası. Rakamlar, her seferinde aynı tabloyu ortaya koyuyor: Kitlesel sivil katliamlar, milyonlarca yerinden edilmiş insan ve kalıcı yıkım.

  • 2006 Lübnan Savaşı (34 gün): İsrail ordusu 7.000 hava saldırısı ve 2.500 deniz saldırısı gerçekleştirdi. Resmi rakamlara göre 1.100’den fazla Lübnanlı (çoğu sivil, üçte biri çocuk) hayatını kaybetti; 4.000’den fazla yaralı. Yaklaşık 1 milyon kişi yerinden edildi. Ülke altyapısı (köprüler, yollar, havaalanı, elektrik santralleri) büyük ölçüde yok edildi. İsrailde 121 asker ve 44 sivil kaybetti ama Hizbullah direnişi kırılamadı. Savaş, BM Güvenlik Konseyi 1701 sayılı kararına rağmen İsrail’in güney Lübnan’ı terk etmesiyle sonuçlandı.
  • 1982 Lübnan İşgali (“Barış için Galile Operasyonu”): Tam ölçekli kara, hava ve deniz işgaliyle Beyrut kuşatıldı. Binlerce Lübnanlı ve Filistinli sivil öldü; Sabra ve Şatila katliamlarında 700 ila 3.500 sivil katledildi. Toplam Lübnan tarafı ölümleri 19.000’e yaklaştı (Lübnanlı ve Filistinli kaynaklar). İsrail 20 yıl boyunca güney Lübnan’ı işgal altında tuttu; 2000’de ancak direniş sayesinde çekilmek zorunda kaldı.
  • 1978 Operasyonu (Litani Harekâtı): Kısa süreli ama yıkıcı; yüzlerce sivil ölüm ve 285.000 yerinden edilmiş kişi.

Bu rakamlar, İsrail’in her “güvenlik operasyonu”nun aslında toprak işgali, kaynak kontrolü ve direniş hareketlerini ezme stratejisi olduğunu gösteriyor. ABD’nin askeri ve siyasi desteğiyle sürdürülen bu saldırılar, Orta Doğu’daki emperyalist hegemonyanın temel taşlarından biri.

Bugünün Bilançosu: Katliam ve Direniş

İsrail ordusunun “3.500 hedef” iddiası, Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre 1.300’den fazla ölüm ve binlerce yaralıya yol açtı. Çoğu kadın ve çocuk. Beyrut’un güney banliyöleri, Bekaa Vadisi ve güney köyleri sistematik olarak vuruluyor. Yerinden edilen 1 milyon 162 bin kişi, BM ve IOM raporlarına göre ülkenin beşte birini oluşturuyor; sokaklarda, çadırlarda, okullarda barınan yüz binler açlık ve hastalık tehdidi altında.

Bu saldırılar, Filistin direnişinin (Hamas) Gazze’deki soykırımına paralel bir cephe açma girişimidir. Hizbullah’ın Lübnan topraklarını savunan meşru direnişi, İsrail’in bölgesel hegemonyasını sarsıyor. ABD-İsrail ittifakı, İran karşıtlığı ve enerji kaynakları kontrolü üzerinden Lübnan’ı yeniden ve “yeniden şekillendirme” peşinde.

Sonuç: Emperyalizm Yenilmez Değil, Direniş Kazanıyor

İsrail’in her saldırısında aynı sonuç ortaya çıkıyor: Askeri üstünlüğe rağmen stratejik zafer yok. 2006’da olduğu gibi bugün de Hizbullah direnişi devam ediyor; roket saldırıları ve gerilla taktikleri İsrail’in kuzeyini felç ediyor. Lübnan halkı, 1982 ve 2006’da olduğu gibi işgale karşı ayağa kalkıyor.

Bu saldırılar, sadece Lübnan’ın değil, tüm Orta Doğu’nun emperyalist kuşatmaya karşı ortak mücadelesinin bir parçasıdır. ABD üsleri, İsrail silahları ve “terörle mücadele” yalanlarıyla sürdürülen bu şiddet, halkların birleşik direnişiyle boşa çıkacaktır.

Lübnan direniyor. Filistin direniyor. Emperyalizm kaybedecek.

Sosyal ağlarda paylaşın