BfV,BND VE BKA… NEDEN VARLAR? – Ne zaman, nasıl, neden kuruldular?-

İki sınıf vardır; ezen ve ezilen; burjuvazi ve proletarya. BKA, BfV ve BND gibi gizli servisler de hangi sınıfa aitse o devlet aygıtının parçasıdır.(*)

Devlet, “egemen sınıfın bir baskı aracı” olarak tanımlanır. Bu baskı aygıtı, “özel silahlı birliklerden” (polis, ordu, hapishane memurları) oluşur.
YANİ GİZLİ SERVİSLER BAĞIMSIZ, NÖTR, TARAFSIZ DEĞİLLERDİR, TARAFTIRLAR.
Gizli servisler, sınıf savaşımında, burjuvazinin, hukukun sınırlarını aşmak zorunda kaldığı noktada başvurduğu özel kuvvetlerdir, ideolojik olarak şekillenmiş egemen sınıfın örgütlenmeleridir.

BfV, BND VE BKA, NATO’YA GİREBİLMEK İÇİN ZORUNLU OLARAK KURULMUŞTUR!

NATO Nedir?
Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü NATO; “Komünizm tehlikesi”ne karşı Avrupa ve Kuzey Atlantik ülkelerini yani kapitalist dünyayı savunmak adına 4 Nisan 1949’da kurulmuştur.
NATO’YA GİRMENİN ÖN KOŞULU GİZLİ SERVİSLERİ OLUŞTURMAKTIR!

Karar maddesi aynen şöyle;
“NATO’ya üye olan devlet, komünizme karşı mücadele edecek devlet kuruluşunu oluşturmak zorundadır. Bu örgütte yer alacak kadroları gizli tutulacak, gizlilik içinde çalışacaktır.”
Bu maddeye bağlı olarak NATO üyesi ülkelerde kontrgerilla örgütlenmeleri ve gizli servisler kurulur.
Aynı zamanda NSU gibi faşist gladio örgütleri de bu gizli servis örgütlenmelerinin bir parçasıdır.
Örneğin CIA, İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı sonrasında ve Soğuk Savaş yıllarının başlarında, Nazi katillerle işbirliğiyle kuruldu.

NAZİ ŞEFİ, BKA’NIN BAŞINDA!
“Lyon Kasabı” Klaus Barbie’den Hitler istihbaratının “Sovyet Masası” şefi Reinhard Gehlen’e kadar pek çok faşist Gestapo mensubu koruma altına alındı ve antsovyetik şebekenin çelik çekirdeğini oluşturdular.
Gehlen, doğrudan CIA’nın kurduğu Batı Alman istihbarat örgütü BND’nin başına getirildi, 1968 yılına kadar bu görevde operasyonlar düzenledi.

GİZLİ SERVİSLER, ALMAN İŞÇİ SINIFININ 1919’DA İKTİDARI ALMASININ KORKUSU İLE ŞEKİL ALMIŞTIR!

Alman işçi sınıfı 1919 yılında, Karl Liebnecht ve Rosa
Luxemburg önderliğinde, 600-800 arası Sovyet kurmuştur. Beş ayaklanma örgütlenmiş, iki bölgede iktidarı ele geçirilmiştir. SPD’nin büyük ihaneti sonucu devrim nihai zafere ulaşamamıştır ama dersler çıkarılmıştır. Karl Liebknecht, o süreci partilerini geç kurmalarına bağlıyor.
Devrim korkusu, burjuvaziyi gizli servisleri daha da
güçlendirmeye, onlar aracılığıyla katliamlar örgütlemeye itmiştir. Kendilerinin, tekellerin çıkarlarına göre yasalar çıkarılmıştır. Unutmayalım ki, Hitler de yaptığı bütün katliamları Nazi yasalarına uydurarak yapmıştır. Çünkü faşizm bir yasa devletidir.

BKA, DEVRİMCİLERE VE GÖÇMENLERE KARŞI!

BKA, BfV VE BND gibi gizli servisler başta Alman soluna karşı, Alman devrimlerini tehdit olarak gördüğü için kurulmuş olsa da, en az 30 yıldır Almanya’da yaşayan yabancı ve özellikle Türkiyeli devrimcilere ve devrimci örgütlere karşı hukuk dışı faaliyet yürütmektedir, onlar
hakkında rapor yazmaktadır.
BKA devrimcilere karşı faaliyetlerini nasıl örgütlüyor?
İlk önce bir veya birkaç devrimciyi hedefe alıyorlar.
Sonra onları haftalar, aylar boyunca her yerde izleyerek,
“teknik takip” yaparak ortada hiçbir suç unsuru bulunmayan demokratik faaliyetlerini -kutsadıkları “bireyin özgürlüğünü” de ayaklar altına alarak- rapor haline getiriyor.
Bunları “suç” gibi göstermek, dosyaları kabartmak için iftiracı itirafçı arayışına giriyor, olaylarla ilgisiz kişileri kendileriyle işbirliği yapmaya zorluyor, onlardan tehditle ifade alıyor. İtirafçılardan, işbirlikçilerden sonuç alamazsa Türkiye faşizminin istihbarat raporlarına başvuruyor, o da olmazsa yalanı ve iftirayı bizzat kendisi yazıyor.
Burada bilinmesi gereken, altını çizmek istediğimiz gerçek şudur: Gizli servisler “devleti korumak” için kurulur;
korudukları halk değil, iktidarın çıkarıdır.

BKA; DELİLDEN SANIĞA DEĞİL, SANIKTAN DELİLE GİDER…
BU İSE HUKUKSUZDUR.

BKA için sanık devrimcidir. Zaten anti-faşist ve sosyalist olduğu için düşüncelerinden dolayı baştan suçlu olarak saptanır. Sonra sanığa deliller uydurulur ya da onun yaptığı her olay her iş terör eylemi olarak lanse edilir.
Gizli takip, izleme ve dinlemeler ile binlerce sayfa rapor hazırlanır ve demokratik faaliyetler suç sayılır.
Mahkemelerde de hem raporlar delil olarak kullanılır hem de aynı gizli servislerin polisleri tanık olarak dinlenir.
Oysa hukukta tanık tarafsız olmalı, kişisel/kurumsal çıkarı olmamalı, olayla ideolojik bağı bulunmamalıdır.
BKA ise davanın tarafıdır (devleti temsil eder), devrimci ve sosyalistleri önceden “tehdit” olarak tanımlar, sonucu baştan belirlenmiş bir aktördür.

BKA, DEVLETTİR!

BKA’NIN GÖREVİ, komünistleri izlemek, örgütlenmeyi kriminalize etmek, yargıya ideolojik malzeme üretmektir.
Devletin ideolojik polisidir, bu nedenle yargılamada tanık değil;
sanığın karşısındaki sınıf düşmanıdır.
Anti-komünist bir kurum, komünistler hakkında tarafsız olamaz!

  • BKA raporu delil değil, suçlama metnidir.
  • Bu kurumların tanık olarak dinlenmesi, hukukun değil, devletin konuşmasıdır.
  • Burada yargılanan birey değil; devrimci siyasetin kendisidir.
    Mahkemelerde soruşturmayı BKA başlatır, çerçeveyi BKA çizer, kavramları BKA belirler, savcılık çoğu zaman raporu iddianameye çevirir. Bu, hukukta yasak olan bir şeydir:
    İddia makamı, yürütmenin güvenlik birimine bağımlı olamaz. Ama pratikte olay şudur: BKA = fiili savcı!
    Sosyalistlerle ilgili dosyalarda; niyet suç, düşünce. delil, rapor, hükümdür.
    Faşistlerle ilgili dosyalarda ise; “ihmal olmuş” , “unutulmuş” deniliyor. Bu tesadüf değildir, olamaz.
    BU NEDENLE GİZLİ SERVİS RAPORLARI MAHKEMELERDE KANIT OLAMAZ.
    BU RAPORLARDAN DOLAYI CEZA ALAN ANTİ-FAŞİSTLERİN DAVALARI BOZULMALI VE GERİYE DÖNÜK TAZMİNAT VERİLMELİDİR. MAHKEMELERDE GİZLİ SERVİS
    ÇALIŞANLARI VE BKA POLİSLERİ TANIK DEĞİL, SANIK
    OLMALIDIR!

SOLİNGEN, NSU, HANAU GİBİ IRKÇI KATLİAMLAR BİZZAT GİZLİ SERVİSLER TARAFINDAN ÖRGÜTLENDİ VEYA KATLİAMLARA MÜDAHALE EDİLMEDİ!

Tek bir örnekle anlatacağız;
2000-2007 yılları arasında faşist NSU çetesi tarafından sekiz Türkiyeli, bir Yunanlı, bir Alman polis memuru katledilmişti. Üç bombalı saldırı, 15’den fazla banka soygunu gerçekleştiren NSU çetesi, yıllar sonra tesadüfen bir banka soygununda yakalanmıştır.
NSU’nun ortaya çıkmasından günler sonra Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı, NSU ile ilgili tüm dosyaları imha etti.
Gerekçe olarak ise ‘rutin işlem’ dediler.
Hukuken delil karartma suçtur ama kimse yargılanmadı.
Almanya Devleti’nin yine sağ gözü kör kaldı. Bu, hukukun askıya alındığı devlet politikasıdır.
Gizli servisler NSU’nun nasıl parçası oldu?
1) Katilleri bilerek yakalamadılar
2) Muhbirlerini geri çekmediler
3) Cinayetleri yanlış yönlendirdiler
4) Delilleri yok ettiler
5) Ajanlarını korudular
6) Davayı daralttılar (yalnızca Beate Zschäpe’ye yıktılar)

Bu, örgütsel suç ortaklığıdır. Devlet kurumları “davanın konusu” olmaktan çıkarılmıştır ve hukuki değil siyasi bir tercihtir.
Gizli servis tanıksa devlet sanık değildir.
Burjuva hukukunun temel numarası, devleti yargılamamak için devleti tanık koltuğuna oturtmak.
Tanık yapılan gizli servis, yargıdan muaf tutulur.
Gizli servis tanık olamaz çünkü tanıklığı gerçeği değil,
devleti korur.
Bu yüzden bu tür davalarda gizli servis tanıklığı adalet değil, örtbas üretir.
Bu nedenle; NSU GİBİ KATLİAMLARIN SORUMLUSU VERFASSUNGSSCHUTZ KAPATILMALI,
NSU DAVASINDA 120 YILLIK GİZLİLİK KARARI KALDIRILMALIDIR!

BURJUVAZİ, NSU, AFD GİBİ FAŞİST ÖRGÜTLER VE PARTİLERE ÖZELLİKLE KRİZ DÖNEMLERİNDE İHTİYAÇ DUYAR VE BU FAŞİST AĞLAR BİZZAT GİZLİ SERVİSLER TARAFINDAN DESTEKLENİR!

Kapitalist kriz dönemlerinde; faşist yapılar “yedek baskı gücü” olarak kullanılır. Tüm saldırılar krizin derinleştiği dönemlerde yapılmıştır. Kriz dönemlerinde göçmenlere yönelen şiddet, sınıf öfkesinin yönlendirilmesidir bu da devletin işine yarar. Faşizm, egemen sınıfın
kriz döneminde kitleleri milliyetçilik ve ırkçılıkla mobilize etmesidir. Yani faşist saldırılar “devlete rağmen” değil, çoğu zaman “devlet sayesinde” mümkün olur.
Almanya emperyalizminin krizleri ne zaman derinleşse ırkçı saldırılar örgütlemiştir.
Çünkü: faşizm, kapitalist krizin yedek baskı aygıtıdır.
Örnek;

  • 1990’lar: Doğu Almanya çöküşü – Mölln, Solingen
  • 2000’ler: Göçmen işçi hedef alınır – NSU
  • 2020’ler: Toplumsal güvensizlik – Hanau, Halle
  • 2024 Covid sonrası kriz – Magdeburg noel pazarına saldırı. Bu sefer hedef Alman halkı, hedef Alman halkını göçmenlere karşı kışkırtmak.

Faşizm bir “parti” değil kriz biçimidir.

Faşizm eşittir kapitalist krizin siyasal çözüm biçimi.
Egemen sınıfın kriz döneminde kitleleri milliyetçilik ve ırkçılıkla mobilize etmesi için AFD gibi ırkçı partiler kurulur.
Marksist literatürde, gizli servisler öncülüğünde örgütlenmiş ırkçı katliamların üç işlevi vardır:
1) Toplumsal korku üretmek
2) Azınlıkları sindirmek
3) Siyasal gündemi güvenlik ve göç eksenine çekmek.

Bu yüzden saldırılar yalnız bireysel değil, siyasal ve ekonomik bağlamın ürünüdür.
Genel olarak Almanya’da; 2024 yılında 41.000’den fazla faşist saldırı kaydedilmiştir.
Sonuç olarak; emperyalizmin krizlerinin derinleştiği bu süreçte, grev hakkımız gibi en temel hak ve özgürlüklerimiz gasbedilecek, yeni katliamlar ve ırkçı saldırılar örgütlenecektir.
Biz ise direnişimizle bu saldırıların önünde bir set
oluyoruz.

DİRENMEMEK DAHA BÜYÜK SALDIRILARIN VE FAŞİZMİN ÖNÜNÜ AÇMAKTIR!
HİTLER FAŞİZMİNİN DE AYNI BÖYLESİ BİR SÜREÇTE İKTİDARA GELDİĞİ
ASLA UNUTULMAMALI!
DİRENMEKTEN BAŞKA YOLUMUZ YOK!

DİMİTROV’UN NAZİ MAHKEMELERİNDE YAPTIĞI GİBİ BİZ DE GİZLİ SERVİSLERİ
BÜTÜN HALKLARA TEŞHİR EDECEĞİZ.
HEPİMİZ BİRLEŞMELİ VE BU KURUMLARIN KAPATILMASINI
İSTEMELİYİZ.

HUKUKÇULARA ÇAĞRI:

BAŞTA HAK SAVUNUCUSU HUKUK ÖĞRENCİLERİ OLMAK ÜZERE,
TÜM ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE ÇAĞRIMIZDIR:
BKA ve BfV faaliyetleri ve bu faaliyetler sonucu
hazırlanan raporların hukuki bir değeri yoktur. Bu
raporlarda yer alan bilgiler “suçun işlenmesini önleme
amaçlı” istihbarı bilgilerdir; bu bilgilerin yargılamalarda
delil olarak kullanılması açık bir şekilde hukuka aykırıdır.
GELECEĞİN HAK SAVUNUCULARI OLARAK SİZ DE, BU
HUKUKSUZLUKLARA KARŞI DİRENİŞE DESTEK VERİN!
AVUKAT EBRU TİMTİK VE KARL LİEBNECHT GİBİ HAK
SAVUNUCULARININ YOLUNDAN GİDİN!

ALMAN HALKINA VE SOLUNA ÇAĞRIMIZDIR:

Almanya’nın gizli servisleri devrim ve komünizm korkusundan, asıl olarak Alman halkına karşı kurulmuştur.
DİRENİŞİ BİRLİKTE ÖRGÜTLEYELİM, DİRENİŞİ BÜYÜTELİM!
1200 TOPLAMA KAMPINI VE İHSTİBARAT ÖRGÜTLERİNİ KURAN NAZİ İDEOLOJİSİ VE SİYASET, HALA ALMANYA’DA İKTİDARDA!
TÜRKİYELİ DEVRİMCİLER VE SOSYALİSTLER OLARAK,
NAZİLERİN 1200 TOPLAMA KAMPINDA,
NSU VE HANAU KATLİAMLARINDAKİ GİBİ
HALKLARI KATLETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!
ÖRGÜTLENECEK, DİRENECEK VE KAZANACAĞIZ

(*) (Yukarıdaki yazının hazırlanmasında,
kampanya kapsamında yayınlanan bildirilerden, Halk Okulu’nun 333. sayısındaki Avrupa’da Biz köşesinden yararlanılmıştır.)

Sosyal ağlarda paylaşın