1 Mayıs: Emekçilerin 140 Yıllık Kavgası

Gerici faşist basın yine 1 Mayıs aleyhine yayınlara başladı.

Halkın gözünde 1 Mayıs’ı “olay”la özdeşleştirdiler. 

1 Mayıs’ı “olaylı” hale getiren sömürücülerin baskı, yasak ve katliamlarıdır.

Oysa 1 Mayıs, dünya emekçilerin, EN HAKLI, EN MEŞRU, EN DOĞAL mücadelelerinin simgesidir.

1 Mayıs, emekçilerin insanca ve onuruyla yaşama kavgalarının adıdır.

1 Mayıs’ın nasıl ortaya çıktığını hatırlamak da bunu görmeye göstermeye yeter.

***

1880’li yıllar, kapitalizmin yeni yeni geliştiği dönemdir. Yeni yeni yaygınlaşan makineleşmeye rağmen, henüz üretim, ağırlıkla kol emeğine dayanır ve çalışma koşulları çok kötüdür. VAHŞİ kapitalizm dönemidir (Ki kapitalizm hala öyledir aslında). Küçük çocukların karın tokluğuna, kadınlar düşük ücretle  çalıştırılıyordu.. iş saatleri ise 14-15 saate kadar varıyordu.

Yeni kapitalist işletmeler bu yoğun sömürü sayesinde hızla büyüyordu; işyeri güvenliği, işçi sağlığı, örgütlenme ve grev gibi en temel haklar sözkonusu bile değildi.

Fakat bu ağır sömürüye karşı işçiler de ağır ağır örgütlenmeye çalışıyordu. 

Örgütlü Meslek ve Emek Birlikleri Federasyonu da bunlardan biriydi.

1881 yılında yarım milyon işçiyi temsilen kurulan bu örgütlenme, “8 saatlik iş günü” için mücadele kararı aldı.

BURJUVAZİ EYLEMLERE SALDIRIYOR

ABD’nin Şikago kentinde 40 bin tekstil işçisi 8 saatlik işgünü bayrağını açtı. Eylem polis saldırısıyla karşılaştı. Aynı şehirde, bir fabrikada 8 saatlik işgünü için greve çıkan 1400 işçi işten atıldı. Aynı tarihlerde greve çıkanlara ateş açıldı ve 4 işçi katledildi.

Ama saldırılar işçi sınıfının mücadele kararlılığı biledi.  Amerika ve Kanada’da sendikalar ve diğer örgütlerin yükselttiği 8 saatlik işgünü talebi doğrultusunda, 1 Mayıs 1886’da, aynı gün 350 bin işçi greve çıktı.

BURJUVAZİNİN RESMİ VE SİVİL ÇETELERİ DEVREDE

İşçi sınıfı, tarih sahnesine çıktığından bu yana ilk kez böyle yaygın örgütlü bir eylem örgütleniyordu. İşçiler üretimden gelen güçlerini kullanıyorlardı. Grevle birlikte tüm ülkede hayat durdu. 

İşçilerin bu topyekün isyanına, burjuvazi haklı meşru talebi kabul etmek yerine, saldırıyla cevap verdi. Burjuvazi, grevi kırmak için sokak çeteleriyle anlaştı. Chicago’da greve çıkan 40 bin işçinin eylemini bastırmak için, çeteler aracılığıyla saldırılar düzenlendi. Sokak çeteleri bir taraftan işçilere saldırıyor, bir taraftan da grev kırıcılığı yapıyordu. Grevci işçilerle sokak çeteleri arasında çıkan çatışma sırasında, polisin işçilerin üzerine ateş açması sonucu da 4 işçi katledildi.

1 MAYIS’A KARŞI KOMPLO: HAY MARKET DAVASI

Hükümet ve patronlar, işçi hareketinin bu gelişimini engellemek için 1 Mayıs sonrası işten atmalar ve baskıları yoğunlaştırdılar.

Bu saldırıyı protesto etmek için 4 Mayıs’ta Haymarket Alanı’nda bir miting düzenlendi. Mitingin sonuna doğru, kürsünün önüne, nereden geldiği belli olmayan bir bomba atıldı. Patlayan bomba nedeniyle 7 polis öldü, 69 kişi yaralandı. Yüzlerce işçi bu komplo sonucunda asılsız iddialarla tutuklandı.

Bu bomba gerekçe gösterilerek, 8 işçi hakkında idam istemiyle dava açıldı.

Ve tahmin edileceği gibi, bu haksız, hukuksuz komplo davasında 4 işçi idam cezasına çarptırıldı. Dört işçi önderi Albert PERSONS, Adolph FISCHER, George ENGEL ve August SPIES, gerçekte “bomba attıkları için” değil; 1 Mayıs 1886 yılında 8 saatlik iş günü mücadelesinde önderlik yaptıkları için idam cezasına çarptırıldılar. Haymarket’teki bomba iftira ve komplo idi.

TARİHE SON SÖZLER:

Dört işçi önderi, 11 Kasım 1887’de asılarak idam edildiler.

İşçilerden August Spies, yargılamalar sırasında şöyle dedi: “Sessizliğimizin bugün kendisini boğan gürültülerden daha güçlü olduğu günler de gelecektir”. Tarih onu doğruladı.  

İşçilerden Albert PERSONS, özür dileme şartıyla affedileceğinin söylenmesi üzerine, mahkeme heyetinin karşısında tarihe geçecek sözlerini söyledi:

“Bütün dünya biliyor suçsuz olduğumu. Eğer asılırsam cani olduğumdan değil, emekçi olduğumdan asılacağım.”

1890’DAN 2020’YE

İşçi önderlerinin cenaze törenine yüz binlerce emekçi katıldı. 8 Saatlik işgünü mücadelesi ve 1 Mayıs artık işçilerin gönlünde ve hayatında yerini bulmuştu. II. Enternasyonal 1889’da Paris’te düzenlediği kongrede, Amerikan işçilerinin mücadelesini desteklemek amacıyla dünya çapında gösteriler düzenledi. 1890’dan başlamak üzere de 1 Mayıs’ı, “Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” olarak kabul etti.

İşte o gün bugündür 1 mayıs işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü, kavga günü olarak devam ediyor.

İşçi sınıfının ve ezilen halkların dünya çapında kurtuluşuna kadar da devam edecek…

Sosyal ağlarda paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.