Skip to content
  • Pazartesi, Haziran 22, 2026

  • ANASAYFA
  • GÜNCEL
    • röportaj
    • video
    • BİLİM-TEKNOLOJİ
    • ÇEVRE VE SAĞLIK
    • Öne Çıkanlar
    • EDİTÖRDEN
  • DÜNYA
  • DİRENİŞLER
  • KÜLTÜR SANAT
    • Tarihin Işığında
    • KISSADAN HİSSE
    • GERÇEK BU
  • BASINDAN
  • KONUK YAZARLAR
  • İletişim
  • Home
  • deniz

Etiket: deniz

GÜNCEL

İsmail Kızıldoğan 3 fidan için çizdi

6 Mayıs 2025
gha

ÇİZGİ HABER

ODTÜ Personeli Türk Halk Müziği Korosu konserinde Grup Yorum'un "Yar Gelmiş" parçası seslendirildi.

OKUMA SALONU

Görmek:

Demokrasinin Yüzüne Vurulan Tokat

José Saramago’nun 2004’te yayımladığı Görmek (Ensaio sobre a Lucidez), Nobel ödüllü ustanın Körlük’ün devamı niteliğindeki en keskin siyasi alegorilerinden biri. Bu kitap modern demokrasilerin nasıl kolayca otoriter bir kabusa dönüşebileceğinin hikayesi.

Hikâye, Körlük’teki aynı isimsiz kentte, dört yıl sonra geçiyor. Seçim günü bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor. Seçmenler sandık başına zorlukla gidiyor. Sonuç ise siyasi tarihin en büyük şoku: Oyların %83’ü boş. İkinci turda oran biraz daha artıyor. Ne sağ, ne sol, ne merkez parti… Halk, mevcut düzene karşı en sakin, en barışçıl ve en yıkıcı protestoyu yapıyor: Hiçbirini istemiyor.

Saramago burada muhteşem bir ironiyle hükümetin nasıl paniklediğini, komplo teorileri üretip, yalan makinesi kurup, medya manipülasyonu yapıp, sonunda kenti terk ederek halkı “ceza” olarak kendi haline bıraktığını anlatıyor. İktidarın en büyük korkusu ortaya çıkıyor: Halkın gerçekten özgür iradesini kullanması.

Kitabın en güçlü yanı, Saramago’nun o eşsiz üslubu. Noktalama işaretlerini neredeyse hiçe sayan uzun, akıp giden cümleleri bu sefer siyasi bir hicve dönüşüyor. Yazar, iktidarın saçmalığını, bürokrasinin absürtlüğünü ve “demokrasi” diye yutturulan sistemin kırılganlığını öyle bir teşhir ediyor ki, okurken sık sık “Bu tam da bugün yaşanıyor” diyorsunuz.

Körlük fiziksel ve ahlaki körlüğü anlatırken, Görmek asıl körlüğün iktidarda olduğunu gösteriyor. Görmek, aslında görememektir. Halkın sessiz direnişi karşısında devletin nasıl çaresizleştiğini, korktuğunu ve sonunda vahşileşebileceğini gözler önüne seriyor. Saramago burada ne romantik ne de naif. Halkın da mükemmel olmadığını, ama iktidarın çok daha tehlikeli olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.

Güncelliği ise korkutucu derecede yüksek. Boş oy tartışmalarının, “seçmen iradesi” manipülasyonlarının, otoriter yönetimlerin “halk düşmanlığı” suçlamalarının yaşandığı bir dönemde Görmek, adeta kehanet gibi okunuyor. Saramago, “Demokrasi sandıktan ibaret değildir” diyor ve ekliyor: Gerçek demokrasi, halkın sistemin kendisine “hayır” deme cesaretidir.

Görmek, Körlük kadar duygusal ve dramatik değil ama siyasi olarak ondan daha tehlikeli, daha zekice ve daha sarsıcı. Düşünmenizi, öfkelenmenizi ve sorgulamanızı istiyor.

Eğer demokrasi, iktidar, özgür irade ve toplumsal direniş üzerine sert bir sorgulama okumak istiyorsanız, Görmek tam bir başyapıt.

Saramago bir kez daha kanıtlıyor: Gerçek edebiyat, dünyayı olduğu gibi gösterirken aynı zamanda onu değiştirecek cesareti de veriyor.

Kesinlikle okunmalı. Özellikle Körlük’ten sonra.

Alegori: Bir fikri, kavramı veya soyut bir düşünceyi somut bir hikâye, imge veya semboller aracılığıyla anlatma sanatıdır.

devamını okumak için tıklayın

Film Odası’nda Bu Hafta:BABAM İÇİN

Bu hafta film köşemizde, gerçek olaylardan esinlenen Babam İçin filmini halkımızın beğenisine sunuyoruz. Film, yalnızca duygusal bir baba-oğul hikâyesi değil; aynı zamanda devlet aygıtının ve hukukun egemenlerin elinde halklara karşı nasıl bir saldırı silahına dönüştüğünü anlatan çarpıcı bir yapıt niteliğindedir.

Film bizleri 1970'lerin İrlanda'sına götürüyor. İngiliz sömürgeciliğinin onlarca yıldır halkın üzerine karabasan gibi çöktüğü, işsizliğin, yoksulluğun ve baskının gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline geldiği bir tarihsel kesitte başlıyor. Başkahraman Gerry Conlon, geleceğe dair büyük umutları olmayan, düzenin kıyısına itilmiş binlerce gençten yalnızca biridir. Hırsızlık, hippilik ve esrar kullanımı yaşamının sıradan parçalarıdır.

IRA tarafından düzenlenen bombalı bir eylemin ardından Gerry ve ailesi, hiçbir somut delil olmaksızın suçlanır. İşkenceyle alınan ifadeler, uydurulan kanıtlar ve siyasi komplolar sonucunda Kraliçe'nin mahkemesi tarafından uzun yıllar hapse mahkûm edilirler. Bu adaletsiz hükmün ardından Gerry ve babası aynı hapishaneye sevk edilir.

Eser aynı zamanda devlet şiddetinin en sistematik biçimlerinden biri olan tecridin insan ruhu üzerinde yarattığı tahribatı da çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor. Emperyalizmin yıllardır "terörle mücadele", "güvenlik" ve "kamu düzeni" söylemleri altında yürüttüğü saldırgan politikaların gerçek yüzünü gösterirken; devletlerin işlediği suçların nasıl görünmez kılındığını da teşhir ediyor.

Bir diğer dikkat çekici nokta ise baba-oğul ilişkisinin işlenişidir. Gerry ve babasının zindan koşullarında kurduğu dayanışma, en ağır baskı koşullarında dahi umudun nasıl korunabildiğini gösteriyor. Düzen insanları yalnızlaştırarak güçsüzleştirmeye çalışırken, dayanışma ve bağlılık ezilenlerin elindeki en güçlü silahlardan biri hâline geliyor. Film bu yönüyle yalnızca bir hukuk skandalını değil, aynı zamanda insan onurunun savunusunu anlatıyor.

Son tahlilde Babam İçin, bir yandan İrlanda halkının tarihsel mücadele deneyimine ışık tutarken, diğer yandan dünyanın bütün ezilenlerine dair evrensel bir söz söylüyor. İrlanda'nın zindanlarından yükselen bu hikâye, bizlere tecrit, işkence ve zulüm karşısında insanı ayakta tutan şeyin direnme ve teslim olmama iradesi olduğunu bir kez daha gösteriyor. Çünkü adalet hukuki değil, siyasi bir mücadeledir ve kendiliğinden gelmez; ancak mücadeleyle ve bedellerle mümkün hâle gelir.

 

 

 

Etiketler

129 a/b yasası kaldırılsın 129ab ABD adalet Adalet istiyoruz Akp akp faşizmi Almanya Avrupa Halk Cephesi aytaç ünsal Açlık Grevi chp deprem direnis direniş ebru timtik emperyalizm EYLEM filistin fransa Gazze gerçek Gerçek Haber Ajansı gha Grup Yorum Gökhan Yıldırım gözaltı Halkın Avukatları Halkın Hukuk Bürosu Helin Bölek HHB ibrahim gökçek israil israil siyonizmi işkence katliam mahkeme Mustafa Koçak polis sibel balaç Suriye TAYAD tutsaklara ozgurluk yunanistan Ölüm Orucu

ARŞİV

Haziran 2026
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  
« May    

Editörden

EDİTÖRDEN

MUZAFFER DİRENİŞÇİ GÜRKAN TÜRKOĞLU, ÖLÜMÜ DE YENİYOR! HOŞGELDİN GÜRKAN!

8 Haziran 2026
gha
EDİTÖRDEN

Sömürge valisi Tom Barrack’ın Görevi uzatıldı

4 Haziran 2026
gha
EDİTÖRDEN

Kadıköy Tenha Ve Coşkusuz! Taksim’de Kavga Ve Coşku!

7 Mayıs 2026
gha
EDİTÖRDEN

NAMERTLER! YİNE SÖZLERİNDEN DÖNDÜLER! YİNE SATTILAR!

29 Nisan 2026
gha
EDİTÖRDEN

Maraş’ta yaşanan katliamın sorumlusu kim?

22 Nisan 2026
gha
EDİTÖRDEN

Ülkemizin Bağrına Bir Hançer Daha: BEYKOZ’da NATO KARARGAHI

5 Nisan 2026
gha
EDİTÖRDEN

Akın Gürlek Dedi Ki; “Mahkeme salonları siyaset arenası değildir.” PEKİ SEN SİYASETTEN BAŞKA NE YAPTIN YILLARDIR MAHKEME SALONLARINDA?!

12 Mart 2026
gha
EDİTÖRDEN

GHA: 8 Mart 2026, Tüm Emekçi Kadınlar İçin, Ezilen ve Direnen Tüm Kadınlar İçin; Yeni Direnişlerin Yeni Zaferlerin Yolu Olsun!

8 Mart 2026
gha
EDİTÖRDEN

Epstein müdavimi Trump’tan İspanya’ya: “İstersek üslerini kullanabiliriz. Kimse bize üsleri kullanmamamızı söyleyemez”

4 Mart 2026
gha
EDİTÖRDEN GÜNCEL

Cübbeli Cellat Akın Gürlek Adalet Bakanı Oldu

11 Şubat 2026
gha

Sosyal Medya GHA

Facebook
Facebook
fb-share-icon
Twitter
Visit Us
Follow Me
Tweet
iletişim: gercekhaberajansi@gmail.com