‘AÇLIĞIMIZ ADALETİN KENDİSİNE’: Grup Yorum Mahkemesinden Yine Adalet Çıkmadı.

 Grup Yorum elemanlarından Helin Bölek ve Bahar Kurt’un mahkemesi 17 eylül günü görüldü.

Bahar Kurt’un açlık grevinin 99 Helin Bölek’in 90’ıncı gününde görüşülen mahkemede yine karar çıkmadığı gibi açlık grevlerinin ilerleyen günlerine rağmen, mahkeme heyeti bir sonraki duruşmayı 2 buçuk ay sonraya erteledi.

Mahkeme heyeti tutukluluğun devamı yönünde karar verince Helin Bölek’in annesi Aygül Bilgi tepkisini şu sözlerle ifade etti: “Bir sonraki duruşmaya daha iki buçuk ay var. Bu çocuklar nasıl dayansın? Ne ettiler bu çocuklar size…”

Duruşma boyunca yaşananlar gerek hukuk gerekse insanlık tarihi açısından ibretlerle doluydu. Bir mahkeme heyetinin bu kadar yüzsüzce, bu kadar açık bir şekilde hukuksuzluğu, emri uyguladığı nadir görülmüştür.

İşte duruşmada yaşanan anlardan bazıları:

Gizli tanıklar dinlendi.

Sorulan hiç bir soruya doğru düzgün cevap veremedikleri gibi verdikleri cevaplarda da yargılanan Grup Yorum elemanlarını suçlayacak bir şey yoktu.

İlk olarak gizli tanık Giray Tekin SEGBİS’ten dinlendi. 

Mahkeme başkanı Tekin’e sanıklardan tanıdıkları olup olmadıklarını sordu. Tekin, sanıklardan sadece iki kişiyi tanıdığını söyledi.

Tekin şöyle devam etti: “Fırat Özçelik var aralarında. Sürekli derneğe gelirler. Söyleşileri organize ederler. Eylemlerde hep ön planda olurlar. Haklıyız komitesine yönlendirme yaptılar.”

Avukatların soruları üzerine Tekin 2013 yılında sürekli polislerle görüştüğünü söyledi. Tekin’in savunma avukatlarının sorduğu birçok soruya yanıt vermemesi üzerine avukatlar, “Sanığın susma hakkı vardır” diyerek tanığın soruları yanıtlaması gerektiğini mahkeme başkanına iletti.

Duruşmada daha sonra tanık Mustafa Arslan’ın dinlenmesine geçildi. Mahkeme başkanı Arslan’a, “Sanıklardan tanıdığın var mı” diye sordu. Arslan, “Tanıdığım yok” dedi.

Savcılık tutukluluklarının devamını talep etti. Ara verildi. Verilen arada Helin Bölek’in annesi Duvar gazetesinin sorduğu bir soruya şöyle cevap verdi : Yargılama süreci baştan sona kurgu. Ama bu kez her şey ortada. Her şey belli. Tahliye edilmeleri gerekiyor.”. Evet tutuklu kalmaları için ne savcılığın ne de mahkeme heyetinin bir gerekçesi, bir iddiası, iddiasını ispatlayan delil ve kanıtları yoktu.

Bahar Kurt ve Helin Bölek Savunma Yaptı

Bahar Kurt yaptığı savunmada şunlara değindi:

“Fatih Terim’in parmağı denize düşmüştü. Hatırlarsınız… Devlet uçaklarını seferber etti. Ve o küçücük parmak parçasını buldular. 98 gündür açlık grevindeyim. Beni tekli bir hücreye koydular. 24 saat tek damla su dahi vermediler.”

İki yıldır tutukluyum, mahkemeniz 16 kezdir tutukluluğa devam kararı verdi. 27 Haziran’da son duruşmamızda aynı gerekçelerle tutukluluğumuza devam kararı verdiniz. O tarihten bu tarihe kadar hapishanede yaşadığım bazı şeyleri size anlatacağım. Çünkü bunun nedeni sizsiniz. Yaşadıklarımız sizi ilgilendiriyor. Beni tekli bir hücreye koydular. 24 saat tek damla su dahi vermediler. İki hafta boyunca su alamadım. İdarenin verdiği bir buçuk litre suyla kaldım. Ama benim açlık grevi nedeniyle beş buçuk litre suya ihtiyacım var.”

‘GÜCÜNÜ HALKTAN ALANLAR YENİLMEZLER…’

Daha sonra Silivri Cezaevi’nden Burhaniye Cezaevi’ne sürgün edilen Kurt mahkemeye gelmek için ambulans talep ettiklerini fakat talebinin yanıtsız kaldığını ve duruşmaya ringle getirildiğini söyledi, “Daha önce Fatih Terim’in parmağı denize düşmüştü. Hatırlarsınız… Devlet uçaklarını seferber etti. Ve o küçücük parmak parçasını buldular. Ama 97 gündür adalete aç olan bir insan için… Bunları niye anlattım? Bu sorunların sebeplerinden biri sizsiniz çünkü. Biz bütün bunları örgütlü, biçimli, organize bir şekilde gerçekleştirildiğinin farkındayız. Bu mahkemeden çıkan kararların da tek amacı var: Düşüncelerinden vazgeçirtmek. Nereye gitmen gerektiğini, ne söylemen gerektiğini ben söyleyeceğim diyor. Biz bunu kabul etmeyeceğimiz için bu işkenceleri yaşadık. Ama vazgeçmeyeceğiz. Hayvan gibi güdülmek mi insan gibi yaşamak mı? Biz insan gibi yaşamayı seçtik. Son iki yıl içerisinde İdil Kültür Merkezi’ndeki 30’a yakın arkadaşımız tutuklandı içlerindeki biri çıkıp da adalet dilenmedi. Çünkü biz suçlu değiliz. Biz halkımıza karşı suç işlemedik. Halkımız da bunu çok iyi biliyor.”

Kurt son olarak şöyle devam etti: “Evet zayıfladık. Adalet yerini bulana kadar, taleplerimiz kabul edilinceye kadar, biz 30 kiloya da düşsek bile direnmeye devam edeceğiz. Milyonların sesi olan iki sanatçıyı tutsak ediyorsunuz. Bu halkın iradesine darbedir. İnönü’de 55 bin kişiye konser verdik. Bakırköy Meydanı’nda Bağımsız Türkiye konseri verdik. 30’ncı yıl konserimizi yapmak istediğimizde her yeri bize kapattılar. Bir buçuk günde örgütlendik ve 500 bin kişiye konser verdik. Evet bizim tutsaklığımız halkın iradesine darbedir. Grup Yorum büyüdü, çığ gibi büyümeye devam edecek. Gücünü halktan alanlar yenilmezler. Bütün halkım için bütün arkadaşlarım için Grup Yorum için adalet istiyorum.”

Daha sonra Helin Bölek sanık sandalyesine geçtiğinde, mahkeme heyetine bakarak,
Aynı zamanda bedenimizle konuşacağız” dedi ve ekledi: “Neden açlık grevi… Bizi bu sürece getiren süreci siz yakından tanırsınız. Bize yaşatılan işkenceler, komplolar… Burada birçok duyguyu yaşadık. İki senedir buradayız. Halkın söz karar yetkisi var mıdır? Bunu tartışmaya bile gerek yok. Hukuk devletinde insan hak ve özgürlükler temele alınır. Böyle bir şey görüyor musunuz? Yasalarla güvence altına şeylerden bahsediyoruz. Toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkı. Ancak bu hak defalarca kez yasaklanıyor. Ama sonucu belli olan somut bir gerçeklik olan iş kazaları, maden facialarının önlemi alınmadı. Türkiye hukuk devleti olmaktan uzaktır. Yarın günlerden çarşamba olacak sizin için ama bizim için öyle olmayacak. Yaşananlardan siz de sorumlusunuz. Bizim açlığımız adaletin kendisinedir. Bizi adil yargılayın. Burada olur mu bilemem ama benim talebim adalettin tecelli etmesidir.”

Duruşma sanık avukatlarının savunmalarıyla devam etti.  Müvekkilleri hakkında itirafçı ifadelerinden başka bir kanıt olmadığını ve bunlardan bir tanesi Cavit Özkan yurtdışına çıkarak verdiği ifadelerin işkence tehdit ve şantajla alınmış ve zorla altına imza atılmış ifadeler olduğunu anlatan ve ifadesini geri çektiğini duyuran dilekçesinin mahkemeye iletildiğini söyleyen Avukatlar, tutukluluk süresinin de göz önünde bulundurularak müvekkillerinin tahliye edilmesi gerektiği taleplerini yeniledi.

Evet Helin Bölek’in annesinin de dediği gibi hiç bir şey yoktu. Kesinlikle tahliye edilmeleri gerekiyordu

Ama faşizmin hizmetinde, iktidarın emri ile işlediği apaçık olan mahkeme tutukluluklarının devamına karar verdi ve iki buçuk ay sonraya gün verdi.

Helin Bölek’in annesi Ayşegül Bilgi kararın açıklanmasının ardından şöyle dedi:  “Bir sonraki duruşmaya daha iki buçuk ay var. Bu çocuklar nasıl dayansın? Ne ettiler bu çocuklar size…”

Evet mahkeme görevini yerine getirmiş faşizmin emirlerini uygulamıştı. İktidarın düşmanlığının tam manası ile yansıttı verdiği karar ile…

Ama adalet ruhunu onurunu faşizme satmış mahkeme heyetinin yok edemeyeceği kadar güçlü bir özlem ve umuttur. Ve bu umudun gerçekleşmesi verilecek mücadele ve bedellerle olacağı Helin Bölek’in şu sözleri ile özetlenebilir:  ‘AÇLIĞIMIZ ADALETİN KENDİSİNE’

Sosyal ağlarda paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.