Okmeydanı Halk Meclisi üyeleri, pazar günü, kuyu tiplerine karşı direnişin ilk şehidi Gürkan Türkoğlu’nun mezarını ziyaret ettiler. Toprak tazeydi henüz. Toprağın üstündeki çiçekler tazeydi. Zaferi de, şehitliği de henüz yeniydi. Halk Meclisi emekçileri, İstanbul’dan kalkıp Erzincan’ın Çağlayan beldesindeki Çağlayan Belde Mezarlığı’na gittiler. Yol uzundu fakat, Gürkan’ın katettiği yolun yanında lafı olmazdı. Yanıbaşına oturup toprağını okşadılar. Başlarını kaldırıp ellerinin altındaki toprağı öfkeyle sıktılar. Gürkan’ı katleden NATO ve AKP faşizmidir dediler. Gürkan’ın başucunda adalet istediler. Gürkan’ın huzurunda “Daha Hızlı Koşup Sana Yetişeceğiz” sözü verdiler.

Gürkan Türkoğlu, kuyu tipi hapishanelere karşı süresiz açlık grevi yapan özgür tutsaklardan biriydi. Tecrit zulmüne, teslim olma dayatmasına karşı bedenini silah yaparak 266 gün direndi. Direnişinin kararlılığı sonucunda “Kuyu Tipi olmayan bir hapishaneye sevk talebi” kabul edildi, zaferi kazandı. Ancak bir gün önce zorla müdahale işkencesine maruz kalmış ve sağlığı bozulmuştu. Ve zorla müdahale işkencesinin sonucunda bir daha sağlığı yerine gelmedi ve şehit düştü.

Okmeydana Halk Meclisi’nin mezar ziyareti açıklamasında bir yoldaşının Gürkan Türkoğlu’nu anlatımına yer verildi. Şöyle deniliyordu bu anlatımda: “Gürkan Türkoğlu; Meşruluktur. Düşmana milim sapmayan öfkedir, ön yargıların hükmen yenik sayıldığı yoldaşlık bilinci ve hiç bir bulanıklığa yer vermeyen ideolojik netliktir. İktidar iddiası ile yoğrulmuş halk ve vatan sevgisidir. Öğretmendir. Öyle bir zemindir ki, itirafçılaştırma- iftiracılaştırma saldırılarının yoğunlaştığı bir yerde yoldaşlarına güvenmeyi bir an olsun bırakmadı. Çözüm adamıydı. Ağır tecrit koşullarında yaşanan sorunların karşısında yoldaşlarına huzur oldu. Örgüt disiplinini sakinliği ile tesis edendi. Eğitim vazgeçilmez bir süreklilikti onun için. Yoldaşları milim de olsa ilerlesin diye tekrarlardan hiç usanmadı. Motivasyon ustasıydı. Yazı yazamayana yazdırdı, kapı altında konuşamayanı konuşturdu. Yeri geldi ‘nefesimiz yetmez, dilimiz dönmez’ dediğimiz yorum şarkılarını makamında söylememizi sağlayandı. Emeklerin zayi olmadı Gürkan. Sıra neferliğimiz sürüyor, sürecek. Yoldaşlık bilincini boşa çıkarmayacağız. Siyasi uyanıklığı elden bırakmadan yeni güvenler tesis edeceğiz. Düşmanın saflarımızda ekmek istediği şüphe tohumlarına inat güvene güvene kazanacağız. Daha Hızlı Koşup Sana Yetişeceğiz.”