Lübnan’a İsrail bombaları yağarken, Lübnan Hükümeti ve İsrail arasında müzakereler sürdü;
ve yine bombalar yağarken ABD dayatmasıyla İsrail-Lübnan arasında güya bir “ateşkes!” yapıldı.
ABD Dışişleri Bakanlığı 3 Haziran Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İsrail ve Lübnan’ın ateşkesin uygulanması konusunda anlaştığını belirtmişti. Anlaşma, diğer koşulların yanı sıra, Hizbullah’ın saldırılarının “tamamen sona ermesine” bağlıydı.
Bununla da yetinilmemiş, anlaşma ayrıca, Güney Litani Sektörü olarak adlandırılan, Litani Nehri’nden sınıra kadar uzanan güney Lübnan’daki İsrail kontrolündeki bölgeden “tüm Hizbullah militanlarının tahliyesi” şartına bağlanmış.
Fakat işin ilginç ve önemli olan yanı, hakkında “karar!” alınan Hizbullah, bu sürecin içinde yoktu. Onun görüşü alınmamıştı!

Lübnan Hizbullah’ı bu müzakereler ve anlaşma ile ilgili bir açıklama yaparak, ateşkesin şartlarını kesin bir dille reddetti.
Hizballuh lideri Naim Kasım yaptığı açıklamada, müzakerelerin Lübnan için “sonuçsuz” ve “aşağılayıcı” olduğunu vurgulayarak, teklifin Lübnan halkının “geniş kesimleri” tarafından kategorik olarak reddedildiğini belirtti.
Kasım açıklamasında “sözde ateşkesin, Hizbullah’ın ateşi durdurması ve güney cephesinden çekilmesi şeklinde yorumlandığını, bunun bir teslim olmak anlamına geleceğini ve İsrail’in hedeflerini gerçekleştireceğini” söyledi.
Kasım’ın açıklamasında şöyle denildi:
“Herhangi bir devlet veya devlet dışı aktörün Lübnan’ın geleceğini rehin alma girişimini reddediyoruz!”
