Grup Yorum emekçilerinden Merve Kurt hakkında açılan davanın duruşması 3 Haziran 2026 tarihinde (Çarşamba günü), İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, saat 10.00’da görülecek.
Kurt, devrimci demokrat sanatçıları ve Grup Yorum dinleyicilerini duruşmaya çağırdığı bir mektup yazdı.
Aşağıda bu mektubun tam metnini yayınlıyoruz.

Merhaba. Nasılsınız?
Size Marmara Kapalı Hapishanesi’nden yazıyorum. Grup Yorum emekçisiyim. Aynı zamanda 2022 yılının Şubat ayından bu yana, “Kültür Sanat Yaşamında Tavır Dergisi’nin sahibi ve sorumlu yazı İşleri müdürüyüm.
Grup Yorum ve Tavır Dergisi sanat faaliyetlerini İstanbul’da İdil Kültür Merkezi’nde yürütüyor. Tavır dergisinde çıkan her şey Grup Yorum emekçileri ve aydın sanatçı dostlarımız tarafından yazılıyor. Grup Yorum nasıl ki yaşanan adaletsizlikleri, işçiyi-emekçiyi ve gerçekleri şarkılarıyla anlatıyorsa, Tavır Dergisi de tüm bunları yayınınlarıyla dile getiriyor.
Bu nedenle her ikisi de birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Halk için sanat yapmanın bir aracıdır her ikisi de. Tavır Dergisi, yasal gerekleri yerine getirilmiş bir dergidir.
Uzun zamandır basılamadığı için her sayısı internetten PDF olarak yayınlanıyor. Her sayısına soruşturma açılıyor ve her sayısı için ayrı ayrı “propaganda”dan yargılanıyorum.
18 Şubat 2025’ten bu yana tutukluyum. İlk iddianamemde Grup Yorum üyesi olmaktan yargılanırken, dosyam başka bir dosya ile birleşti. Yeni iddianamemde ise Tavır Dergisi’nin iki sayısındaki yazılar soruşturmaya uğradı. Yayın faaliyetimiz soruşturmalarla engellenmeye çalışılıyor.
Size iddianamemden bahsetmek istiyorum;
-Grup Yorum üyesi Rezzan Şengül, Sultan Gökçek ve diğer Grup Yorum emekçilerinin polis arşivinde kaydı varmış. İddianamenin yarısından çoğu bunlarla doldurulmuş. Yargılanmak istenen yazı içerikleri değil, Grup Yorum ve Tavır dergisidir. Polis arşivlerinde kaydımızın olmasının tek nedeni Grup Yorum’da halk için sanat yapmamız ve Tavır dergisinde yazı yazmamız, yani halk için üretim yapmamızdır.
-Grup Yorum’un 17 Ağustos 1999 depremi için yaptığı “Sesimi Duyan Var mı?” bestesinin sözlerini dergiye koymuştuk.
-Ayten Öztürk sosyalist düşüncelere sahip bir devrimcidir. Lübnan havaalanından kaçırılarak 6 ay boyunca gizli bir işkencehanede her türlü işkenceyi yaşamıştı. Ayten Öztürk’ün yaşadıklarını anlattığı
Uzun zamandır basılamadığı için her yazıyı dergimizde yayınladık.
-6 Şubat 2024 tarihinde yaşanan deprem sonrası, emekçimiz Seher Adıgüzel’in yazdığı şiiri dergimizde yayınladık.
-Grup Yorum emekçisi kardeşim Bahar Kızılaltun’un düğünü valilik tarafından “güvenlik” gerekçesiyle yasaklanmıştı. Bahar’ın bu yasaklamayı ve yaşadıklarını anlattığı yazıyı dergimizde yayınladık.
-İnanç Özkeskin ve İbrahim Devrim Top, gece yarısı, ailelerinin gözleri önünde evlerinde öldürüldüler. İkisi de devrimciydi. AYM ikisi için de “bitişik atışla vurulduklarına, ailelerine 90 bin lira tazminat verilmesine” karar verdi. Bunu, “Kan Parası” isimli yazı ile dergimizde anlattık.
Dergimizde yayınlanan bu ve benzeri tüm yazılar soruşturmaya uğradı. Tüm bunlar, ülkemizde düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığının kanıtıdır. Oysa ki tüm bunlar düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındadır. Beraat etmem gerekir.
Bu iddialarla yargılandığım dosyanın duruşması 3 Haziran 2026 tarihinde (Çarşamba günü), İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, saat 10.00’da görülecek. Sizi de duruşmamızda görmek isteriz.
Yaşadıklarımızı anlatacağınıza, sesimiz olacağınıza inanıyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Sevgilerimle, Merve Kurt
Marmara Kapalı Hapishane Silivri
