
AKP iktidarı borsadan vurgunlar yapmak için öylesine tezgahlar kuruyor ki, üç kağıtçılar masum kalıyor.
Üçkağıtçıların kurduğu tezgah şöyle olur; Tezgahı kuranlardan biri biri üç kağıtla bul karayı al parayı yapan tuzağın başında durur. Bul karayı al parayı tezgahının başında bir iki oyuncu da kazanır görünümündedir. Sözde oyun oynarlarken aslında av beklerler. Tezgahın adamları sürekli kazanır. Ya da göz göre göre kaybeder. Kendini akıllı zanneden, çok kolay kazanılabileceğini gören av oynamaya başlar. Ve kelimenin tam anlamıyla donuna kadar soyulur. Bu arada çevrede de bu tezgahın korumalığını yapanlar da vardır. Tabii bu arada tezgahı seyredenlerin cebindekini tırnak marifetiyle çalan yankesiciler… İşte borsada yapılan vurgun tezgahını kuran AKP iktidarıdır izleyenlerin ceplerinden tırnaklayan yankesici de Akın Gürlek’tir.
Borsada da kazanmak için parasını koyanlar böylesi bir tezgaha düşerler. Borsaya giren biri eğer böylesi bir tezgaha sahip değil veya içinde değilse soyulur, varını yoğunu verir kazanmak umuduyla. Çünkü tezgah üçkağıtçıların tezgahıdır ve bu tezgahın başında devlet veya devlet bağlantısı vardır. Arada bir umut kazanırım diye izleyip küçük birikimini koyanlar da yankesicilerin kurbanı olur.
ÜÇKAĞITÇI, YANKESİCİ AKIN GÜRLEK
Akın Gürlek yazımızın başında bahsettiğimiz offshore şirketler aracılığıyla böylesi bir tezgâh kurmuştur. Özgür Özel’in paylaştığı Akın Gürlek’in mal varlığı konusuna bazı gazetecilerin yoğunlaşması sonrası Akın Gürlek’in para kaynakları açığa çıktı. Kendisiyle bağlantılı offshore şirketlerin borsadan vurgun yaptığı öğrenildi. Her türlü yasak, kısıtlama, gözaltı ve tutuklama gibi yöntemlere rağmen bu bilgilerin çok geniş bir kesime ulaşmasına engel olamadı Akın Gürlek. Yazımızın birinci bölümünde yayınladığımız (1.bölüm) listedeki şirketler borsada çok büyük vurgunlar yapmış şirketlerin sadece birkaçı. Kim bilir daha ne kadar tezgahı vardır ki sürekli olarak Akın Gürlek’in adının karıştığı akçeli işler açığa çıkmaya devam ediyor.
Okul yıllarında ders notlarını satarak para kazandığıyla övünen Akın Gürlek aslında, daha o dönemde dostluk arkadaşlık gibi duygulara sahip olmayan, asosyal, bencil, kesesi için her şeyi yapabilecek biri olduğunu bizzat kendisi kameralar karşısında söylemişti. Bugün de para ve ikbal için kaç kişinin canını yaktığının, kaç halk çocuğunun hapislerde çürütüldüğünün haddi hesabı yok…
Bu vurgunları yapabilmesi için gerekli koşullar bizzat Erdoğan tarafından sağlanmıştır. Erdoğan’ın hedefindeki kim olursa olsun hiçbir hukuki dayanağa ihtiyaç duymaksızın hapse atan operasyonel piyon, bir tetikçi olmanın karşılığı Özgür Özel’in duyurduğu birkaç daire veya mülk ile sınırlı olamazdı. Erdoğan Akın Gürlek’e mükafat olarak bu olanağı yaratmıştır; Daha İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na getirilmesinden 1 hafta sonra SPK’nın başına Elif Gülşah Gürlek’in getirilmesi boşuna değildir. Akın Gürlek ve kendisine bağlı çetesi on milyonlarca doları artık kemiksiz yutabileceği tezgaha sahiptir. Onu yalandan da olsa artık denetleyecek bir kurum kalmamıştır. Kaldı ki Akın Gürlek’e ağzını açanın hapse atıldığı ülkemizde bu yolsuzluğu dile getirme cesaretini gösteren de olmuyor. Birileri bu cesareti gösterse şikayet edeceği kurumların en tepesinde de yankesici, üçkağıtçı Akın Gürlek’in kendisi var. Kimi kime şikayet edeceksiniz! İşte hırsız talan tezgahı bu şekilde işliyor. Bu bilgiler sadece açığa çıkanı, açık kaynaklardan elde edinilmiş bilgiler. Daha birçok yolsuzluğun ortaya çıkacağından kimsenin şüphesi olmasın.
Bunların açığa çıkmasıyla teşhir olan Akın Gürlek bir imaj tazeleme, yeniden sempati kazanma amacıyla Gülistan Doku dosyasını hasır altından çıkardı.
Soysuz Süleyman döneminde kendisine bağlı Tunceli valisinin oğlunun içinde olduğu cinayet davası kapatılmaya çalışılmıştı. Faili meçhul kalması hesaplanmıştı. Hatta Gülistan Doku’nun nerede olduğu sorusu 6 yıldır haykırıldı ancak faşist, sapık katil AKP iktidarı bu sese kulak vermedi. Veremezdi çünkü katil kendileriydi.
Böylesi zamanlarda kullanım tarihi geçmiş bir iki eski, halkın gözünden düşmüş şahsiyetleri harcamak faşizmin en iyi yaptığı işlerin içindedir. Daha önce fişi çekilen Soysuz Süleyman’ın adamı Tunceli Valisi böyle bir şahsiyettir. İpinin çekilmesinin AKP iktidarının imajına zarar vermeyeceği hesaplanmış bir çöplüktür.
Evet, Akın Gürlek bir taşla iki kuş vurmayı hesaplıyor. Hem “Gülistan Doku davasını aydınlatan cesur hukukçu” olacak, “6 yıldır çözülemeyeni çözen Akın Gürlek” olacak… hem de kendisi ile ortalığa saçılan milyarların sözkonusu olduğu yolsuzlukların gündemden düşmesini sağlayacak…
Sürecek…