Küba’nın efsanevi halk ozanı ve devrimci müzisyeni Silvio Rodríguez, dün kişisel blogunda ABD’nin olası bir saldırısına karşı net bir duruş sergilemişti: “Eğer ABD saldırırsa, kalaşnikofumu hazır edin, çok ciddi söylüyorum.”
Bugün, ülkenin Ulusal Savunma Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte, 79 yaşındaki sanatçıya bir savaş tüfeği (AKM) teslim edildi. Bu jest, Küba Devrimi’nin temel felsefesini bir kez daha ortaya koyuyor: Topyekun halk savaşı.

Küba’da barış zamanında bireysel silahlanma kanunen yasak. Kolluk kuvvetleri dahi mesai bitiminde silahlarını görev yerinde bırakıyor. Ancak emperyalist bir işgal tehdidi karşısında, her mahallede silah ve mühimmatın hazır bulundurulması, halkın topyekûn direnişine dayanan savunma doktrininin bir parçası. Bu yaklaşım, Küba’nın uzun yıllardır savunduğu “her Kübalı bir asker” ilkesini somutlaştırıyor.
Silvio Rodríguez gibi sanatçılar, aydınlar ve halk ozanları, bu direnişin sadece askeri değil, kültürel ve moral cephesini de örgütlüyor. Rodríguez’in sözleri ve aldığı tüfek, Küba halkının emperyalizme karşı kararlılığını, sanatın devrimci rolünü ve kolektif savunmanın gücünü simgeliyor.
Bu olay, ABD’nin devam eden abluka ve tehdit politikalarına karşı Küba’nın verdiği yanıtı da özetliyor: Ne silahla ne de kültürle teslim olmayacağız. Direniş, şarkılarla, şiirlerle ve gerektiğinde tüfeklerle sürecek.
Devrimci dayanışma ve halkın birliği, her zaman en güçlü silahtır.
Küba, sanatçılarıyla, işçileriyle ve gençleriyle birlikte, egemenliğini ve bağımsızlığını kararlılıkla korumaya devam ediyor. Bu, sadece bir tüfek teslimi değil; emperyalizme karşı halkın iradesinin açık bir manifestosudur.