
Kandıra 2 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde tutulan Özgür Tutsaklar Ali Dilmen ve Hüseyin Karaoğlan, süresiz açlık grevindeydiler.
Onların talepleri, ne Kuyu tipinden çıkmak, ne kendilerine yönelik baskılardı.
Onların talepleri, hasta bir yoldaşları içindi.
Hasta tutsak yoldaşları Ufuk Keskin’in alması gereken diyetlerinin verilmesini talep ediyorlardı.
5,5 ay önce, Ufuk Keskin’in diyetinin verilmemesi ve hastalığının ağırlaşması üzerine, Ali Dilmen, süresiz açlık grevine başladı.
Evet, bir tutsak, Ali Dilmen, tam 163 gündür, “sadece” bunun için, yoldaşının sağlığı ve yaşam hakkı için süresiz açlık grevindeydi.
Bu direniş faşizmin hapishanelerinde hasta tutsaklara karşı sürdürülen “sakatlama ve katletme politikası”na karşı bir direnişti.
Hüseyin Karaoğlan da bir hafta önce, aynı talep doğrultusunda süresiz açlık grevine başladı.
*
Yoldaşlık;
dünyada onunla benzeştirilebilecek başka bir duygu, başka bir tavır yok.
Yoldaşı için, yoldaşının yerine aç kalıyor.
Yoldaşının yaşam hakkı için, kendi yaşamını ortaya koyuyor.
- 20 Ocak’ta Ali Dilmen ve Hüseyin Karaoğlan’ın talepleri kabul edildi!
Bir direniş daha zaferle sonuçlandı.
Kandıra 2 No’lu F Tipi Hapishanesi yönetiminin talepleri kabul ettiğini açıklaması üzerine Ali Dilmen 163, Hüseyin Karaoğlan ise 7’inci gününde açlık grevini bitirdiler.
Ali Dilmen, Hüseyin Karaoğlan ve Ufuk Keskin’in şu talepleri kabul edildi: - Ufuk Keskin’in diyet programı bir doktor tarafından çıkarılacak.
- Ufuk Keskin’in yanına bir arkadaşı verilecek.
Ayrıca: - Hapishanede 7 saatlik sohbet hakkı 10 saate
çıkarıldı. - Hapishanedeki kitap sınırlaması kaldırıldı, kitap
sorunu tamamen çözüldü. - Ali Dilmen tedavisi için hastaneye kaldırıldı.
Baba Keskin: “Çocuklarımız direne direne zaferi kazanıyorlar!”
TAYAD’lı Aileler, bu direnişin zaferle sonuçlanmasıyla ilgili bir açıklama yaptılar.
“Hak aramak bizlerin işi, biz haksızlık karşısında
oturan ve susan anne babalar değiliz.” diyordu TAYAD’lılar. “Evlatlarımız, bu yapılan haksızlıklar karşısında direnerek, hak ettikleri her şeyi alıyorlar. Bunlar bizim en temel haklarımız.
Yoldaşları için hiçbir şekilde gözlerini kırpmadan
ölüme yatan evlatlarımızı alınlarından öpüyoruz.”
Ufuk Keskin’in babası da bir TAYAD’lı.
TAYAD’lı Fahrettin Keskin de açıklamasında şöyle dedi:
“Bugün ziyarete gittim, ziyaret esnasında gelişmelerden hiç haberim yoktu. Ufuk’un ve Ali Dilmen’in talepleri kabul edilmiş. Şunu biliyorum, direnmeden hiçbir şey kazanılmıyor. Bizim çocuklarımız direne direne zaferi kazanıyorlar!“