
ABD İÇİN SADECE KENDİ ÇIKARLARI VARDIR.
ABD ÇIKARININ OLMADIĞI HİÇBİR OLUŞUMA DESTEK VERMEZ
ABD emperyalizmi dünya halklarının baş düşmanıdır. Emperyalizmin bayraktarıdır.
Kendisini dünyanın jandarması ilan edip
dünya halklarının oluk oluk kanını döken, milyarlarca
insanın açlık, yoksulluk içerisinde yaşamasının baş
sorumlusudur. Doğası gereği böyledir. Sorun ABD’yi
kimin ya da kimlerin yönettiği değildir. O emperyalisttir
ve bundan dolayı da dünya halklarının baş çelişkisidir.
Ve bu çelişki halklar lehine gelişmektedir. Bu nedenle
ABD kendi iktidarını korumak, ABD imparatorluğunu
daha da genişletmek için dünya halklarına karşı savaşa
girişmiştir.
4 TEMMUZ 1776 YILINDA KURULAN ABD
250 YILLIK TARİHİ BOYUNCA
SADECE ON ALTI YIL SAVAŞMAMIŞTIR.
234 YILDIR DÜNYA HALKLARINA KARŞI
SAVAŞIYOR!
Kesin bir sayı vermek zor olsa da İngiltere, Meksika,
İspanya, Almanya, Japonya (II. Paylaşım Savaşı’nda),
Vietnam, Kore, Irak, Afganistan, Panama, Grenada ve
Libya gibi birçok ülkeyle büyük savaşlar yapmış ve
ayrıca yerli kabileler, iç savaşlar ve sayısız küçük
çaplı müdahalede bulunmuştur.
Brown Üniversitesi’ne göre 2001’den beri devam eden savaşlarda 225 binin üzerinde can kaybı (bazı tahminlere göre 4.5 milyon kişi) yaşanmıştır.
ABD 2. EMPERYALİST PAYLAŞIM SAVAŞI’NDAN
BU YANA 37 ÜLKEDE 20 MİLYONDAN FAZLA
İNSAN ÖLDÜRDÜ!

ABD darbeler örgütledi. Ülkemizde yaşanan 12 Eylül darbesi ABD menşeidir.
İşkenceci halk düşmanlarını özel okullar kurup eğitti.
ABD dünya halklarına karşı savaşını büyüterek sürdürüyor.
Trump yönetimi, aralarında 31 Birleşmiş Milletler
(BM) kuruluşu ve 35 BM dışı kuruluşun da bulunduğu
66 uluslararası kuruluştan Amerika Birleşik
Devletleri’ni çekme kararı aldığını açıkladı.
Trump ikinci kez başkan seçildiğinde Paris İklim
Anlaşması’ndan çekildi. Bunun sonucu olarak ABD karbon azaltma zorunluluğu yasasına uymayacak.
ABD’nin işlediği suçları saymaya kalkışırsak burada
sayfalar yetmez. O nedenle burada ABD’nin 31 kurumdan neden çekildiğini açıklayalım:
“Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre; ABD
Başkanı Trump, dün imzaladığı bir başkanlık kararnamesiyle, ABD kurumlarına
31 Birleşmiş Milletler kuruluşu ve 35 BM dışındaki uluslararası örgütteki katılım ve finansmanlarını ‘en
kısa sürede’ sona erdirilmesi talimatını verdi.
Sözkonusu başkanlık kararnamesini yazılı bir açıklama ile duyuran ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, şu ifadeleri kullandı:
“Amerikan halkının kanının, terinin ve vergilerinin, karşılığında çok az ya da hiçbir somut kazanım elde edilmeden bu kurumlara aktarılması artık kabul edilemez. Vergi mükelleflerinin milyarlarca dolarının, halkımızın
aleyhine olacak şekilde yabancı çıkarlara akıtıldığı dönem sona ermiştir.” (8 Ocak 2026 AA)
Marco Rubio açıkça ABD’nin çıkarının olmadığı hiçbir kurumda yer almayacakları, ABD parasını dünya halklarının yararına kullanmayacaklarını söylüyor.
Çünkü emperyalizm budur.
Gölgesini satamadığı ağacı keser.
“Oxfam tarafından yayınlanan yeni bir rapor, sadece 2020’den beri yaratılmış ve % 99’un sahibi olduğu toplam varlığın iki katı değerindeki 42 trilyon dolarlık yeni zenginliğin yaklaşık üçte ikisini en zengin % 1’in ele geçirdiğini gösteriyor.
Geçtiğimiz on yılda en zengin % 1, yaratılan yeni zenginliğin yaklaşık yarısına sahip oldu.
‘Sıradan insanlar gıda gibi temel ihtiyaçlar için günlük fedakârlıklarda bulunurlarken süper zenginler
rüyalarında bile gerçek olamayacak bir hayatı yaşıyorlar.
Sadece son iki yıldaki kârları, son on yılı, milyarderler açısından en iyi dönem yapmaya yetti.
“Dünyanın en zenginleri için 2020’ler patlama oldu”
diyor Oxfam yöneticisi Gabriela Bucher.” (Birgün, 20
Ağustos 2023)
“İnsan nereye bakarsa baksın adım başında insanların derhal tamamen çözebilecek durumda olduğu görevlerle karşılaşıyor. Kapitalizm bunu engelliyor.” demişti Lenin.
Lenin’in dediği gibi. Sorunlar çok. Ancak sorunları yaratan emperyalizmden başkası değildir. Sorunların kaynağı olan ABD emperyalizmi bu nedenle dünya halklarının yaşadığı hiçbir sorunu çözemez.
Değil 66 altı 666 kurumda yer alsa da hiçbir sorunu çözemez. Çünkü ABD’nin tek derdi tekellerini daha da zenginleştirmektir. Ne kendi halkı ne de dünya halkları zerre kadar umurlarında değildir.
Bugün dünya halkları açlık, yoksulluk, uyuşturucu, kumar, fuhuş gibi birçok sorunla boğuşuyor. ABD ise tüm bu yozlaşmanın başını çeken devlettir. ABD dünya halklarını bombalarıyla katleden, meşru bir devlet başkanı olan Maduro’yu kaçıran, yozlaşmayı politika olarak hem kendi halkına hem de dünya halklarına karşı uygulayan bir devlettir.
Sonuç olarak;
- ABD artık göstermelik de olsa dünya halklarının yararına bir şeyler yapıyormuş gibi görünmeye gerek görmüyor. Bu nedenle bağlı bulunduğu 66 kurumdan ayrıldığını açıklıyor.
Bu ABD emperyalizminin güçsüzlüğünün bir sonucudur. Zayıfladıkça dünya halklarına karşı olan savaşını büyütüyor. - ABD emperyalizmi dünya halklarının baş düşmanıdır. Bu nedenle dünya halklarının çıkarına bir şeyler
yapması doğasına aykırıdır. - Emperyalizm sadece kendi çıkarını düşünür. Ne dünyanın ne hale geldiği ne de dünya halklarının nasıl yaşadığı umurunda değildir. Onun önemsediği tek şey ABD tekellerinin çıkarıdır.
- Tüm bu nedenlerden dolayı sosyalizm insanlığın tek kurtuluş yoludur. Savaşların yaşanmadığı, emek sömürüsünün sona erdiği, insanların barış, huzur ve mutluluk içerisinde yaşayacağı tek sistem sosyalizmdir.
Bu nedenle diyoruz ki; emperyalizm yenilecek dünya
halkları kazanacak!
(Basından, Halk Okulu, Sayı: 324, 25 Ocak 2026)