Migros İşçileri 6 İlde İş Bıraktı…

Perakende zinciri Migros’ta çalışan depo işçileri, 2026 yılı için şirketin dayattığı ücret teklifini kabul etmeyerek 7 ilde iş bıraktılar.
Migros’un asgari ücretin yalnızca yüzde 1 üzerinde zam önermesine tepki gösteren işçiler, talepleri karşılanana kadar depolardan çıkmayacaklarını ve direnişi depolarda sabahlayarak sürdüreceklerini duyurdular.

Migros’ta işçileri, yeni yıl zam görüşmelerinde şirket patronunun sunduğu teklifi “sefalet zammı” olarak nitelendirerek iş bırakma eylemine başladılar.
Bu teklife karşı çıkan işçiler, DGD-SEN (Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası) öncülüğünde örgütlenerek 7 ilde eş zamanlı eylem başlattılar.

5 BİN İŞÇİ İŞ BIRAKTI!

İş bırakma eylemleri İstanbul, İzmir, Adana, Bursa, Kocaeli ve Diyarbakır olmak üzere 6 ilde, 10’dan fazla Migros deposunda sürüyor.
DGD-SEN tarafından açıklanan bilgilere göre; eylem İstanbul Esenyurt, Kocaeli Şekerpınar, İzmir Torbalı, Adana merkez ve Sarıçam ile Bursa merkez ve Alaşar, Diyarbakır’da eşzamanlı olarak sürüyor. Sendika, şu ana kadar Migros’un en büyükleri arasında yer alan 11 depoda yaklaşık 5 bin işçinin iş bıraktığını açıkladı.
Özellikle Bursa’daki Merkez ve Alaşar depolarında tüm vardiyaların direnişe katıldığı ve depo faaliyetlerinin tamamen durdurulduğu bildirildi. İşçiler, sevkiyat ve lojistik hizmetlerini askıya aldılar.
Eyleme katılan işçiler, Migros yönetimi tarafından somut ve resmiyet kazanmış adımlar atılmadığı sürece depoları terk etmeyeceklerini belirtiyor.

İKİ TEMEL TALEP:

Migros depo işçilerinin eylemde dile getirdiği iki temel talep öne çıkıyor:

  • Net yüzde 50 ücret artışı
  • Vergi dilimi kaynaklı ücret kesintilerinin işveren tarafından karşılanması.
    DGD-SEN örgütlenme uzmanı Onur Koçer, eylemin nedenlerini ve taleplerini şöyle anlattı:
    “Temel neden yüzde 28 olarak açıklanan zammın düşük olması. Ayrıca vergi dilimi nedeniyle altıncı aydan sonra verilen zammın neredeyse yok olması ve işçi sağlığı ile iş güvenliği önlemlerinin alınmaması. Biz ise net yüzde 50 zam istiyoruz. Maaşların net olarak açıklanmasını ve vergi diliminden etkilenmemesini, yani verginin işçilerden değil patronlardan alınmasını talep ediyoruz. Ayrıca işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz uygulanmasını istiyoruz.”

Açıklamasında, patronların “kriz” gerekçesini eleştiren Koçer, şöyle dedi: “İşçileri ve emekçileri yoksullaştıran, bu sayede daha da zenginleşen sermaye sınıfı, bu saldırıyı ekonomik kriz olarak adlandırıyor. Ekonomik kriz yok, halkı yoksullaştırmaya yönelik yoğun bir saldırı var. Bunun adını doğru koymak gerekiyor. Binlerce işçiyle birlikteyiz, birlikte kazanacağız.”

Sosyal ağlarda paylaşın