KATİL ABD ORTADOĞU’DAN DEFOL !

İçinden geçtiğimiz bugünlerde Sovyet Halkının Büyük Anavatan savunmasında elde ettiği büyük zaferin baş komutan J. Stalin’in “Doğru bir slogan, binlerce topçu mermisinden daha güçlü olabilir” sözünün tekrar hatırlanması ihtiyaç haline geldi.

Ortadoğu’da halkların kanı akıtılıyor… Kirli pazarlıklar, masa başında yapılan ala vereler, halkların iradesiymiş gibi gösterilmeye çalışılan işbirliği ve ihanetler… hesaplar ters döndüğünde katliamlar, kan ve gözyaşı… Ortadoğu’da son 2 asırdır halklar bunu yaşıyor. Emperyalist ülkelerin biri gelip biri giderken halklara bıraktığı açlık, sefalet, yıkım… Halkların yararına tek bir işi olmamıştır hiç bir emperyalist ülkenin.

Suriye’de Kürt halkına karşı gerçekleştirilen ve gelinen aşamada daha da boyutlanma eğiliminde olan katliam saldırısı sadece ABD’nin sessizliği yüzünden yaşanmıyor. Direk ABD’nin talimatı ile yapılıyor. İşbirlikçiler doğaları gereği efendisinin talimatı, veya aynı anlama gelen onayı ve izni olmaksızın hiç bir şey yapamazlar. Bu bir kişi için de, örgüt için de yönetimer için de geçerlidir.

HTŞ’nin, SDG’nin ABD nezdinde kullanılırlığı kalmadığı noktada kürt halkına yönelik gerçekleştirdiği saldırılar ABD onay, izin ve talimatıyla yapılmaktadır. Talimat verdiğinde durdurabilecek kudrete sahip ABD emperyalizminin bu katliamların baş sorumlusu olduğu tartışmasız bir gerçektir.

2011 yılından beridir Suriye’de yönetimi kendine tabii hale getirmek için onbinlercesinin kanını akıtan, milyonlarcasını yerinden yurdundan eden ABD emperyalizmidir. IŞİD, El-Nusra gibi çeteleri besleyip büyüten yine ABD emperyalizmidir. Daha sonra SDG ile kendi yarattığı çetelere karşı mücadele kılıfıyla Suriye’yi işgal eden ABD emperyalizmi en son HTŞ ile iktidarı ele geçirdi.
Şimdilerde ise işine gelmediği için kaldırıp attığı SDG’den kurtulmak için kürt halkına karşı bir katliam gerçekleştiriyor ABD emperyalizmi. Bunu HTŞ ve AKP’nin paralı katilleri ile yapıyor.

TETİĞİ ÇEKEN İDEOLOJİDİR

ABD işbirliği ile sarhoş olan işbirlikçiler ise emperyalizm gerçeği ile yüzleştiklerinde neye uğradıklarına şaşırdılar.  ABD’nin ihanetine uğradıklarını, ABD’nin “ayıp ettiğini”, vefasızlık yaptığını anlattı bazı çevreler ve özellikle feshedilmiş PKK’nin yöneticileri.

Bugünlerde yaşananların olacağının işareti Halep’te kürtlerin yaşadığı Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinde gerçekleşti.  DİRENMEDEN çekildikleri Halep’te kürt halkını kafa kesen, tecavüzcü sadist çetelere karşı yalnız bıraktılar.  Onbinlerce halk başına neler geleceğini bildiği için kaçarken, kalanların başına gelenler sosyal medyadan servis edildi. Kürt halkına korku salmaya amaçlayan videolar vahşet içerikliydi.

Sonrasında 18 Ocak’a gelinen sürecin sonunda artık ABD açıktan SDG’yi sattığını, artık HTŞ ile yürüyeceğini duyurdu. Sömürge valisi Barrack bir yandan SDG hakkında “SDG’nin sahada IŞİD karşıtı birincil güç olma amacı büyük ölçüde miadını doldurdu” açıklamasını yaparak artık HTŞ’yi kullanacaklarını ilan ederken bir yandan da HTŞ’liler hapishanedeki IŞİD’lileri serbest bırakıyordu.

Öte yandan kürt halkına yönelik gayrı resmi direniş çağrıları yapıldı ancak Kürt Milliyetçi hareketinden tek bir direniş mesajı verilmedi. ABD emperyalizmine, HTŞ’ye karşı, direneceklerine, savaşacakarına, kürt halkını yalnız bırakmayacaklarına yönelik net, köşeli bir açıklama gelmedi. ABD emperyalizmine karşı tek bir söz edilmedi.

Kürt halkının her dünyanın her tarafından gösterdiği tepkileri sonrasında yapmak zorunda kaldıkları direniş çağrıları da muğlak, kime karşı olduğu belli olmayan muhtevaya sahiptir. “DAİŞ zihniyeti veya HTŞ çeteleri” diye adlandırdıkları güçlerin kimin beslemesi, kimin hizmetinde olduğu hiç bir şekilde açıklanmadı.

Yaşananların baş sorumlusu ABD emperyalizmine karşı sitem edilmesinin, salya sümük ağlamalı videolar yayınlanmasının dışında net bir açıklama yapılmamasının altında hala ABD ile işbirliği yapabilme ihtimalinin canlı tutulması yatmaktadır. ABD ile işbirliğini sürdürme hayalleri sürerken HTŞ’li katil sürüsü iplerinin serbest bırakılması için can atarak bekliyor. Bu güruh Suriye’de emperyalizm için kazandıklarının mükafatı olarak savunmasız kürt halkına saldırmaya hazır bekliyor. Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı bölgelere yönelik askeri hazırlıklar yapılıyor. SDG’ye yönelik HTŞ’den gelen açıklamalar da ABD’nin HTŞ’yi desteklediğini, yapacağı her şeyin arkasında duracağına işaret ediyor.

Kürt milliyetçi hareket, ABD beslemesi çetelere karşı savaşamaz. ABD’nin beslemesi HTŞ ile çatışmasının ABD ile çatışmak anlamına geleceğini bilir. O yüzden bir ara yol, müzakere arayışı içindedeler. Yüzbinlerce silahı olduğu biliniyor kürt milliyetçi hareketin. Ancak tetiği çekecek ideolojiye sahip olmadan silahların varlığının halklara bir faydası olmadığı tekrar görülüyor. İradesini ABD emperyalizmine teslim etmiş kürt milleyetçi hareketi tetik çekecek, direnecek ideolojiye sahip değildir artık.

Bugün Suriye’de yaşananlar ortadadır. Filistinde 2 buçuk yıldır katliam sürüyor. Gazze yerle bir edilmiş durumda ve her gün onlarca Filistinli öldürülüyor. Siyonizm sürekli olarak Lübnan’a taciz saldırılarında bulunuyor. Katliamlar gerçekleştiriyor. ABD ile koordineli bir şekilde Lübnan’ın direnen yanlarını yok etmeye, teslim almaya çalışıyor.

İran emperyalist abluka altında. ABD İran’a saldırı hazırlığı içinde. Askeri yığınak yapıyor. İran’a saldıracağı işaretleri veriyor.

Dünyanın öbür ucundan gelip Ortadoğu halklarının kendi yağında kavrulmasına izin vermeyen, kan döken, savaşlar çıkartan, çatışmalar iç savaşlar provokasyonlar örgütleyen, IŞİD, El Kaide, El Nusra, HTŞ gibi örgütler kurarak halkların başına bela eden ABD’dir. ABD Ortadoğu’dan defolmalıdır. Halklar ABD’yi Ortadoğu’dan defetmeden “akan kan” durmayacaktır.

Suriye’de yaşananlar ile ilgili bir çok duyarlılık çağrısı yapılıyor. Gösteriler yapılıyor, eylemler gerçekleştiriliyor. Hatta kürt halkını yalnız bırakmamak için Haseke’ye, Rojava’ya gidiyor halklar. Ancak bu çağrıların, yapılan eylemlerin, gösterilen tepkilerin tamamına yakınında ABD’nin rolü görülmezden geliniyor ve doğru dürüst söz edilmiyor.

Yazımızın başında Stalin’in sözünü bu yüzden alıntıladık. Yapılan çağrıların hedefi netleştirmesi, kullanılan sloganların halkların gerçek düşmanını göstermesi gerekir. Bugün Suriye’de ve Ortadoğu halklarının tüm sorunlarının kaynağı ABD emperyalizmidir. O yüzden KATİL ABD ORTADOĞU’DAN DEFOL! sloganı halkların sorununun çözümünün nerde olduğunu gösterir. Kime karşı savaşması gerektiğini belirgin hale getirir. ABD’nin Ortadoğu’dan defedilmesi merkezli mücadele yürütüldüğü zaman ancak savaş gerçek rayına, dost düşman kavramları yerli yerine oturur. Ortadoğu’da yaşanan sorunları ABD’siz ele almanın halkların derdine asla derman olmayacağı gibi, ABD’yi karşısına almayan hiç bir çağrının Ortadoğu halklarının kurtuluşuna hizmet etmeyeceği açıktır. Bugün yaşananlar bu gerçeği daha net görünür hale getirmiştir.

Bu yüzden Stalin’in “Doğru bir slogan, binlerce topçu mermisinden daha güçlü olabilir” sözüne denk düşen slogan “KATİL ABD ORTADOĞU’DAN DEFOLDUR”.

Sosyal ağlarda paylaşın