Anti-Emperyalist Cephe: “Uluslararası Heyetin Sınır Edilmesi Türkiye’nin Acizliğidir”…

Gerçek Haber Ajansı sayfalarında üç gün önce aktardığımız üzere, 5 ülkeden toplam 7 kişinin oluşturduğu uluslararası bir heyet, Kuyu Tipi Hapishanelerle ilgili olarak 18 Şubat’ta İstanbul’a gitmişlerdi.
Uluslararası Heyet Üyeleri, 19 Şubat’ta Halkın Hukuk Bürosundan çıkıp, sokakta yürürken gözaltına alınıp, Arnavutköy’deki sınır dışı merkezine götürüldüler.
Heyet üyeleri, 20 Şubat sabahın erken saatlerinde ise sınır dışı edildiler.

Anti-Emperyalist Cephe (AEC) tarafından sınırdışı uygulamasıyla ilgili bir açıklama yapıldı.
“Uluslararası Heyetin Sınır Edilmesi Türkiye’nin Acizliğidir” başlıklı açıklamada gelişmeler anlatılarak Türkiye faşizminin sınırdışı etme saldırısının sindirme amaçlı olduğu vurgulandı.
Açıklamada şöyle denildi:

“(Uluslararası heyetin) Amacı,
Türkiye’nin gündeminden hiç düşmeyen Kuyu Tipi Hapishaneleri ve onlara karşı düzenlenen süresiz açlık grevleri ile ilgili bilgi toplamaktı.
Avukat, Baro, Tabipler Odası, gibi Sivil Toplum Kuruluşları ile görüşmek istediler.
Dördüncü güç olan basın ile görüşmek istediler.
Edindikleri izlenimlerin haberini yapmak ve raporunu tutmak istediler.

Böylesine uluslararası araştırma misyonları hem uluslararası hukuk, hemde Türkiyenin anayasasının garanti ettiği bir hak’dır.
Ancak Türkiye faşizmi’nin hukuk ve insan hakları ile hiç bir alakası olmadığını bir kere daha gösterdi.

SİNDİRME POLİTİKASI
Türkiye faşizmi yaptığı bu sınır dışı ile neyi gösterdi?

1-) Türkiye faşizmi suçludur. Kuyu Tipleri öylesine bir işkence merkezidir ki, bu gerçeklerin açığa çıkmasını her ne pahasına olursa engellemek istedi.

2-) Türkiye faşizminin kendisi gibi olmayan hiç bir şeye, hiç kimseye tahamülü yok.

3-) Türkiye faşizmi korkaktır. Devlet altı üstü bir kaç STK ve gazeteci ile konuşmak isteyen bir heyet’den korktu.

Korkmasaydı, uluslararası heyeti Türkiye’ye geleli daha 24 saat bile geçmeden apar topar gözaltına alıp, deport eder miydi?

Heyet daha bilgi toplamaya başlamamıştı bile.

4-) Türkiye faşizmi acizdır. Bilgi toplamak isteyen insanları gözaltına alıp, Kuyu Tipin’deki tutsaklar ile dayanışma içinde bulunan, onların sorunlarına karşı duyarlı olanlara gözdağı vermek istiyor.

Türkiye faşizm uluslararası dayanışmayı sindirmek, susturmak, önüne geçmek istiyor.
Tutsaklar tek başına o kuyularda yavaş yavaş çıldırsın, hastalansın, ölsün istiyor.
Ancak faşizmin unuttuğu bir şey var: Hak ve hukuk mücadelesi veren insanlar kendileri gibi bencil, bireyci, gaddar, zalim ve duyarsız değildir.
İnsanlığın en yüce değerlerini savunuyorlar.
Faşizm bunları anlayamaz, bilemez.
Çünkü bu değerlerin hiç birine sahip değil.

Peki böylesine baskısı tepkiler ile amacına ulaştı mı?
Kuyu Tiplerinin duyulmasına engel olabildi mi? Tam aksine. Böylesine abartarak, heyetin tutuklanması Rusya ve İtalya’da büyük yankı uyandırdı, haberlere girdi. Rusya’da heyetin gözaltına alındığı bilgisi devlet ajansı TASS’da dahi çıktı. Fransız haber ajansı şu anda haber yapmak için bilgi topluyor.

Peki heyeti böyle apar topar sınır dışı ettiğinde, süresiz açlık grevi yapan ve şu anda Kuyu Tipinde olan tutsaklar umutsuzluğa ve moralsizliğe mi düşecekler?
Yoksa tam aksine, onların kararlılığı daha da artacak?

Biz dünyadaki bütün ilerici, demokrat, aydın, hak ve özgürlüklerden yana olan insanlara, kurumlara, örgütlere seslenmek istiyoruz:
Görün işte Türkiye böyle bir ülke.
Avukat, gazeteci, akademisyen’den oluşan uluslararası bir heyete bile böyle davranan, Kuyu Tiplerindeki tutsaklara neler yapmaz?
Bu yüzden, artık bu heyet deneyiminden, dünden daha fazla, Türkiye’deki devrimci tutsakların yanında olmanıza çağrıyoruz.

Yaşasın uluslararası dayanışma
Enternasyonalizm halkların kardeşliğidir.”

Sosyal ağlarda paylaşın