Almanya ve genel olarak Avrupa emperyalistleri, sınırdışı etmeyi, göçmen halklara karşı bir tehdit ve gözdağı aracı olarak daha çok kullanmaya başladılar.
Almanya’nın Hessen eyaletinde, üç küçük çocuğu devlet korumasına alınan Kürt mülteci çift, çocukları yanlarında olmadan Türkiye’ye sınır dışı edildi.
Almanya’nın Frankfurt kentinde yaşayan Metin K. (27) ve Özlem A. (25), Ağustos 2026’nın başında Türkiye’ye sınır dışı edildi. Çiftin 7 aylık, 1,5 yaşında ve 4 yaşındaki üç çocuğuna ise yaklaşık bir ay önce Gençlik Dairesi (Jugendamt) tarafından el konulmuştu.
Jugendamt çocuklara el koyarken, ailenin iltica başvurusu reddedildi.
Ardından aile SINIRDIŞI EDİLDİ VE bununla yetinmeyen Alman emperyalizmi aileye “yeniden giriş yasağı” getirdi.
Metin K. (27) ve Özlem A. çifti, 2023 yılında Türkiye Kürdistanı’ndan Almanya’ya gelerek iltica talebinde bulundular. Ancak başvuruları Aralık 2025’te reddedildi. Red ve sınır dışı etme gerekçelerinden biri olarak Türkiye’deki “Barış Süreci” gösterildi.
SINIRDIŞILAR,
TÜM GÖÇMENLERİ SİNDİRMEK, SUSTURMAK İÇİN BAŞVURULAN BİRK TEHDİT VE GÖZDAĞI ARACIDIR.
Emperyalistler, tüm göçmenleri sınırdışı edemezler. Zaten öyle bir niyetleri yok. Öyle bir gerçeklikleri de yok. Ama bu tür sınırdışılarla, tüm göçmen halka gözdağı veriliyor. Bakın deniliyor, 3, 4 çocuklu aileleri bile sınırdışı ediyoruz… hakkında ceza olanları bile sınırdışı ediyoruz.. Bu nedenle sesinizi çıkarmayın, hiçbir şeye itiraz etmeyin, hiçbir şeye isyan etmeyin, direnmeyin, örgütlenmeyin, mücadeleye katılmayın..
Bazı sınırdışılar, doğrudan en uç örneklerden seçiliyor ve herkese “her an oturumunuz iptal edilebilir, iltica talebiniz reddedilebilir…” tehdidinde bulunuluyor.
Nitekim, Metin K. ve Özlem A.’nın sınır dışı süreci de “Temmuz 2026’da Gençlik Dairesi’nde yaşanan bir tartışmanın ardından” başlatıldı.
