Okul Katliamları Sistem Çürüyor, Çocuklar Ölüyor!

Türkiye, 14-15 Nisan 2026’da iki günde iki okul saldırısıyla sarsıldı. Şanlıurfa Siverek’te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski öğrenci Ömer Ket pompalı tüfekle saldırdı, 16 kişi yaralandı, saldırgan intihar etti. Ertesi gün Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda 14 yaşındaki bir öğrenci (babası eski polis) 5 silah ve 7 şarjörle okula girerek 9 kişiyi (8 öğrenci + 1 öğretmen) öldürdü, 13 kişiyi yaraladı. Öğrenciler pencerelerden atlayarak kurtulmaya çalıştı. Bu, Türkiye’de son yıllarda görülen en ağır okul saldırılarından biri.

Peki bu katliamlar ilk mi? Hayır. Son 10 yılda okul ve gençlik şiddeti vakaları hızla arttı. Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre 2020-2025 arasında “suça sürüklenen çocuk” sayısı %68 yükseldi. 2025’te 18 yaş altı suç oranı rekor kırdı. Çocuklar arasında silahlı şiddet, bıçaklı kavga ve intihar girişimleri artık “nadir olay” olmaktan çıktı. Sistem, gençleri umutsuzluğa, şiddete ve ölüme sürüklüyor.

Sistemin Çürümesinin Belirtileri

Bu katliamlar tesadüf değil. Eğitim sistemi çökmüş, gençler geleceksiz bırakılmış durumda. MEB verilerine göre 2024-2025’te 870 bin çocuk okula hiç gitmiyor, 440 bin genç ortaöğretimden erken ayrılıyor. Mezun olan gençlerin büyük kısmı ne iş bulabiliyor ne de umut taşıyor. İşsizlik gençlerde %25’leri aşmışken, Eğitim Bakanı “her şey yolunda” diye açıklamalar yapıyor. İhmalkârlık bu kadar açıkken, bakanlık hâlâ “projelerle” övünüyor.

Gençler eğitimden umut kesince şiddet, mafya ve uyuşturucu batağına sürükleniyor. Hükümet üyelerinin mafya liderleriyle çektirdiği fotoğraflar ortada. Cumhurbaşkanı’nın “halkına küfür etmesi” artık sıradanlaştı. RTÜK ise hükümetin her talimatını anında uygularken, mafya dizilerini, şiddet içerikli sabah kuşağı programlarını ve ahlaki çöküşü teşvik eden yayınları rahatça yayınlatıyor. “Milli ve manevi değerler” nutukları atılırken ekranlar zehir saçıyor.

Mafya üyeleri, çocuk tecavüzcüleri ve kadın katilleri salıverilirken, devrimciler kuyu tipi hücrelere atılıyor, tecrit ve işkenceye mahkûm ediliyor. Bu çifte standart, gençleri daha da umutsuzluğa itiyor.

Gerçek Suçlu Kim?

Bu vahşetin asıl sorumlusu, gençleri geleceksiz bırakan, eğitimi piyasalaştıran, yoksulluğu derinleştiren ve şiddeti normalleştiren sistemdir. Çocuk suç oranlarındaki patlama, işsizlik, yoksulluk ve ahlaki çöküşün doğrudan sonucudur. Hükümet, “aile” ve “değerler” diye nutuk atarken, gençleri umutsuzluğa terk ediyor. Mafya ile içli dışlı fotoğraflar, RTÜK’ün çifte standardı, Eğitim Bakanı’nın suskunluğu, ve adalet sistemindeki bu utanç verici ayrımcılık,devletin bu konuda ne kadar aciz ve sorumsuz olduğunu gösteriyor.

Okul saldırıları artık “Amerika’da olur” denilen olaylar olmaktan çıktı. Türkiye’de sistem çürüdükçe çocuklar ölüyor. Bu sistem devam ettigi sürece bu katliamlar olacak, yarın başka bir okulda, başka çocuklar ölecek.

Sosyal ağlarda paylaşın