Akın Gürlek’in serveti gündem dışı

Akın Gürlek Adalet Bakanlığı’na getirilmesinin öncesinden Adalet Bakanı yetkileriyle donatılmıştı. Astığı astık kestiği kestik… AKP faşizminin iktidarının sağlamlaşması için karşılarına kim çıksa bizzat Erdoğan’ın emriyle önüne gelene onlarca yıl hapis cezaları yağdırmasıyla ünlendi. Tabii ki bu denli pervasız, adeta Erdoğan’ın tasmalısı gibi çalışmasının karşılığını almamış olması şaşırtıcı olurdu. Bu yüzden Özgür Özel’in “turp”  metaforu ile duyurduğu Akın Gürlek’in serveti sadece bilinenin detaylı ifşaasından başka bir anlamı yoktur…

Özgür Özel’e basın toplantısında Akın Gürlek’in mal varlığı ile ilgili “anlattıklarınızı gündemde tutabilecek misiniz” sorusu aslında ülkemiz medyasının ne durumda olduğunu açıkça gösteriyor.

Akın Gürlek’in ne şekilde elde ettiği belli olan mal varlığını yayınlayınca bir sonuç elde edeceğini sanıyor Özel. Halbuki ülkemiz o kadar büyük yolsuzluklara sahne olmuştur ki… AKP faşizmi bunların hepsini unutturabilmiştir. Bunu basını kendine yedekleyerek başarmıştır. Artık basın ve gazeteciler öyle bir hale getirilmiştir ki, etliye sütlüye dokunmayan, AKP’nin dümen suyuna zarar vermeyecek türden muhalefet yapıyorlar sadece. Bunun dışında AKP faşizmine karşı olan hiçbir konuya değinemiyorlar dahi.

Akın Gürlek’in mal varlığının açıklanmasının üzerinden iki gün geçmesine rağmen muhalif basın adeta konunun gündemden düşmesi veya yanlış zeminde ele alınması için çabalıyor. Çünkü gerçeği yazmak konforlarını bozabilir, hatta “maazallah” hapse bile düşebilirler. Bu korku bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da gerçeğin üzerine gitmelerine engel oluyor.

Bu halk için bu vatan için gerçekleri savunmanın bedel ödemeden mümkün olmadığı zamanlardayız. Bu bedel sadece ve sadece, yüreği ve bilinci halk ve vatan sevgisiyle dolu devrimciler tarafından ödeniyor.

Akın Gürlek’in olsun bir Erdoğan’ın olsun… veya başka bir AKP’li politikacının olsun yolsuzluklarını bilmeyen yok. Kimi zaman bu yolsuzluklar dillendiriliyor da… Ama o kadar. Bu yolsuzluğa, soygun ve talana nasıl karşı çıkılmalı? Bunun cevabı yok! NE CHP’DE, NE DÜZENİN DİĞER PARTİLERİNDE, NE DE MUHALİF MEDYADA.  Çözüm mercii hala yargı olarak görülüyor, gösteriliyor. Bir yalana inanıyorlar ve herkesi bu yalana inandırmak istiyorlar.

Asıl çözümün halkta olduğu gerçeğini kabul etmiyor düzen muhalefeti. Çözümün halkta olduğunu kabul ettiğinde bu kabulün gereğini de yerine getirmek zorunda kalacağını biliyor. O da sokağa çıkmaktır. Halkın hesap sorması için örgütlenmesi için mücadele etmektir. Çözümün faşist mahkemelerde değil halk mahkemelerinde olduğunu kabul etmektir.  

Bu kabul sadece devrimciler tarafından yapılmıştır. Her türlü bedeli ödemeyi göze alarak tüm düzen güçlerini karşısına alabilecek devrimcilerdir. Halkı kendi sorunlarının çözümünün kendisindedir. Bu doğruya göre örgütlenip mücadele etmek tek çözümdür.  AKP’si, CHP’si, HDP’si vs. hiçbir düzen partisinin halkın hiçbir sorununa çözüm BULMAYACAĞI açıktır…

Sosyal ağlarda paylaşın